<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Türkiye&#8217;de Nükleer Enerji yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/</link>
	<description>yaşama dair eleştiriler...</description>
	<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 04:45:48 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
		<item>
		<title>hafriyat tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-1604</link>
		<dc:creator>hafriyat</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Nov 2009 09:19:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-1604</guid>
		<description>Bence Nükleer Enerji Kullanmakta Geç Bile Kaldık. Lakin İnsan Hayatı Hiçbirşeyden Daha Önemli Değil. Tabiki Gerekli Tüm Tedbirleri Alarak.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bence Nükleer Enerji Kullanmakta Geç Bile Kaldık. Lakin İnsan Hayatı Hiçbirşeyden Daha Önemli Değil. Tabiki Gerekli Tüm Tedbirleri Alarak.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>alyans tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-1502</link>
		<dc:creator>alyans</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2009 12:28:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-1502</guid>
		<description>paylaşım için teşekürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>paylaşım için teşekürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Pırlanta tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-1331</link>
		<dc:creator>Pırlanta</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2009 21:41:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-1331</guid>
		<description>Elinize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Elinize sağlık, çok güzel bir yazı olmuş&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-1115</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jun 2009 08:12:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-1115</guid>
		<description>deniz mermerci hanım/bey,

Yorumumdan nükleer enerjiye karşı mı yoksa yandaş mı olduğumu nasıl anladınız? Ben bile bilmiyorum bunu, siz nasıl bildiniz? :) Merak etmeyin ben çevrecilere zavallı demem. Zaten bakmayın "fizikci" ismine, ben o kimlikten ziyade "yarın kıyamet kopacağını bilseniz dahi, bugün elinizdeki fidanı dikiniz" diyen Peygamber'in ümmetinden olma kimliğine önem veriyorum. (that is i'm muslim elhamdulillah)

Volkan Bey,

İki tarafta da holigan da var, aklı başında olan da. Konuya objektif yaklaşan bir yazı yazmışsınız sadece o cümle taraf tutmuş onu belirtmek istedim.

Saygılar..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>deniz mermerci hanım/bey,</p>
<p>Yorumumdan nükleer enerjiye karşı mı yoksa yandaş mı olduğumu nasıl anladınız? Ben bile bilmiyorum bunu, siz nasıl bildiniz? <img src='http://www.elestiri.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Merak etmeyin ben çevrecilere zavallı demem. Zaten bakmayın &#8220;fizikci&#8221; ismine, ben o kimlikten ziyade &#8220;yarın kıyamet kopacağını bilseniz dahi, bugün elinizdeki fidanı dikiniz&#8221; diyen Peygamber&#8217;in ümmetinden olma kimliğine önem veriyorum. (that is i&#8217;m muslim elhamdulillah)</p>
<p>Volkan Bey,</p>
<p>İki tarafta da holigan da var, aklı başında olan da. Konuya objektif yaklaşan bir yazı yazmışsınız sadece o cümle taraf tutmuş onu belirtmek istedim.</p>
<p>Saygılar..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Volkan Çınar tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-1112</link>
		<dc:creator>Volkan Çınar</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 19:22:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-1112</guid>
		<description>Sayın fizikci,

Sanırım o cümle yanlış anlaşılmaya müsait. Benim oradaki destekçilerden kastım sokaktaki insanlar değil, birebir bu işin içinde olan insanlar. Özellikle çeşitli yerlerde bu konuyla ilgili konferanslar düzenliyorlar katılırsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Diğer taraftan holiganca desteklemek memleketimizin insanları için sıradan birşey. Bir taraf bir fikri benimser ve onu holiganca destekler. Karşısındakinin fikri önemsizdir. Malesef bir çok problemin çözülememesinin başlıca sebeplerinden biri de bu.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın fizikci,</p>
<p>Sanırım o cümle yanlış anlaşılmaya müsait. Benim oradaki destekçilerden kastım sokaktaki insanlar değil, birebir bu işin içinde olan insanlar. Özellikle çeşitli yerlerde bu konuyla ilgili konferanslar düzenliyorlar katılırsanız ne demek istediğimi anlarsınız. Diğer taraftan holiganca desteklemek memleketimizin insanları için sıradan birşey. Bir taraf bir fikri benimser ve onu holiganca destekler. Karşısındakinin fikri önemsizdir. Malesef bir çok problemin çözülememesinin başlıca sebeplerinden biri de bu.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>deniz mermerci tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-1110</link>
		<dc:creator>deniz mermerci</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 May 2009 10:29:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-1110</guid>
		<description>fizikçiye cevaben. Nukleer santrallere karshi geçerli iddialar var. Sizin cevabiniz korkuluga tash atma teknigi olup diger fizikçilerin de benzer dalavereli, galat argumanlarla çalishmalari (TRT de bir açik oturumda çevrecileri 'zavallilar' olarak niteleyen fizikçiler vardi) beni endishelendiriyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>fizikçiye cevaben. Nukleer santrallere karshi geçerli iddialar var. Sizin cevabiniz korkuluga tash atma teknigi olup diger fizikçilerin de benzer dalavereli, galat argumanlarla çalishmalari (TRT de bir açik oturumda çevrecileri &#8216;zavallilar&#8217; olarak niteleyen fizikçiler vardi) beni endishelendiriyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-1107</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 May 2009 06:44:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-1107</guid>
		<description>Volkan Bey,

Yazınızda
&lt;blockquote&gt;Nükleer enerji ile ilgili katıldığım seminerlerde ilk gördüğüm şey, &lt;b&gt;Türkiye’de nükleer enerji santrallerinin kurulmasını isteyen kişilerin&lt;/b&gt; bunu, bir futbol takımını holiganca destekler gibi yapmaları.&lt;/blockquote&gt;
demişsiniz.

Fakat ben yazınızın altındaki yorumlarda bunun tam tersini görüyorum. İstemeyenler holiganca davranıyor. İsteyenler daha mülayim. Başka sitelerde de böyle.

Normal şartlar altında bir insan bir konuda fikrini holiganca ifade etmez. Böyle yapılıyorsa bu konuda insanların bir propoganda ile kışkırtılıyor olması gerekir. Propoganda insanların düşünmesini istemeyen güçlerin (toplumu gütmek isteyenlerin) aracıdır. Orada fikir yoktur slogan vardır. Bu güçlerin Türkiye'ye faydalı (kendi menfaatlerine de zararlı) olabilecek her konuda ters propoganda yaptıklarını görürüz. Özelleştirmeye "vatan satılıyor" sloganıyla karşı çıkarlar. Kıbrıs konusunda müzakerelere "Kıbrıs elden gidiyor" diye karşı çıkarlar. Daha demokratik bir anayasa girişimlerine "şeriat gelecek, laiklik elden gidiyor" derler. Kürt sorunundaki çözüm yaklaşımlarına takoz koyar "vatan bölünmez" sloganları atarlar.

Türkiye'nin pek çok problemi aşarak belini doğrultmasında bu çevreler takoz vazifesi görürler. Neyseki bu takoz artık Türkiye'nin önünden kaldırılıyor. Silivri'de yapılan budur. İnşallah Türkiye'nin hayrına olacak şekilde sonuçlanır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Volkan Bey,</p>
<p>Yazınızda</p>
<blockquote><p>Nükleer enerji ile ilgili katıldığım seminerlerde ilk gördüğüm şey, <b>Türkiye’de nükleer enerji santrallerinin kurulmasını isteyen kişilerin</b> bunu, bir futbol takımını holiganca destekler gibi yapmaları.</p></blockquote>
<p>demişsiniz.</p>
<p>Fakat ben yazınızın altındaki yorumlarda bunun tam tersini görüyorum. İstemeyenler holiganca davranıyor. İsteyenler daha mülayim. Başka sitelerde de böyle.</p>
<p>Normal şartlar altında bir insan bir konuda fikrini holiganca ifade etmez. Böyle yapılıyorsa bu konuda insanların bir propoganda ile kışkırtılıyor olması gerekir. Propoganda insanların düşünmesini istemeyen güçlerin (toplumu gütmek isteyenlerin) aracıdır. Orada fikir yoktur slogan vardır. Bu güçlerin Türkiye&#8217;ye faydalı (kendi menfaatlerine de zararlı) olabilecek her konuda ters propoganda yaptıklarını görürüz. Özelleştirmeye &#8220;vatan satılıyor&#8221; sloganıyla karşı çıkarlar. Kıbrıs konusunda müzakerelere &#8220;Kıbrıs elden gidiyor&#8221; diye karşı çıkarlar. Daha demokratik bir anayasa girişimlerine &#8220;şeriat gelecek, laiklik elden gidiyor&#8221; derler. Kürt sorunundaki çözüm yaklaşımlarına takoz koyar &#8220;vatan bölünmez&#8221; sloganları atarlar.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin pek çok problemi aşarak belini doğrultmasında bu çevreler takoz vazifesi görürler. Neyseki bu takoz artık Türkiye&#8217;nin önünden kaldırılıyor. Silivri&#8217;de yapılan budur. İnşallah Türkiye&#8217;nin hayrına olacak şekilde sonuçlanır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Eyyam AĞA tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-991</link>
		<dc:creator>Eyyam AĞA</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 09:59:08 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-991</guid>
		<description>Nükleer santral kurulması fikirlerine kesinlikle buz gibi bakılmalıdır.

Bazı bilim adamları çeşitli vesilelerle makaleler yayınlasa da bunların büyük bir kısmına ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Nasıl, hukukçulara işi çıksın, hukuk sektörü büyüsün diye akılların ve hayallerin yetişmediği kanun metinleri tüm dünyada yazılıyor, uygulamaya koyuluyor, kanun maddelerine göre aynı kişi hem temiz hem suçlu bulunabiliyor ise, tüm dünya nasıl hukuk tuzaklarında ise, buda öyle bir şeydir.


Fosil yakıtların etkilerinin çevre üzerinde negatif etkileri günümüzdeki teknoloji ile tamamen kontrol altına alınabilmektedir. Fakat nükleer enerji atıklarının kontrollü bir şekilde bertaraf edilmesi teknolojinin geldiği bugünkü nokta itibarı ile “sıfırdır”. Sıfır, insanoğlunun bulduğu sayıların en “anlam”lısıdır.

Çöpler’in çevreye verdiği kötü etkileri bertaraf etmek için “yakma” en güvenilir ve kontrollü bir yöntem olarak bulunmuş, hatta faydalı görüldüğünden tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Bu tüm yakma işlemlerinin, çöplerin doğaya verdiği tahribattan az olduğunun kanıtıdır. 

Türkiye ye özellikle nükleer enerji üretiminin sokulması planlı bir şekilde Türkiye yi elektrik üretiminde de bağımlı hale getirmektir. Doğalgaz ile elektrik üreten özel sektöre ait santrallerin devletle karşı karşıya geldiklerinde üretimlerini durdurmak ile devleti tehdit ederek tüm istediklerini aldıklarını unutmayalım, hep hatırlayalım.
Santral nükleer olduğunda ise, koynumuzda bir “bomba” ve ipi santrali işleten yabancı elinde. Bu durumda diğer kaynaklarını kullanmaktan alıkonulmuş Türkiye de, nükleer santral işleticisi amerikan, Fransız yada Rus firma Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetenlere her şeyi yaptırma imkanını eline almış olacaktır. Asıl hesap budur.


Türkiye bu tuzağa isterse düşmez, çünkü ülkemizde elektrik üretecek alternatif birçok kaynak vardır. Önemli olan bu kaynakların bir an önce çeşitlendirilerek kullanılma sokulmasıdır. Zira gelinen noktada doğalgaza bağlı olmamız alternatif kaynakları hızla devreye sokmak zorunluluğunu getirmiştir. Ülke tamamen yerli teknoloji ve bilgi ile elektrik üretmeye muktedir halde olmalıdır. Enerji bağımsızlıktır.

Gene bazı – yönlendirici - çevreler hidroelektrik santrallerin mecbur olduğu barajların çevreye verdiği zararlardan ve iklim değişikliklerinin zararlarından bahisle bizleri su tutmaktan ve hidroelektrik barajları ve santralleri kurmaktan alıkoymaktadır. Hesap, dünyanın su bakımından zengin sayılabilecek kaynaklarına sahip olan Türkiye yi  bu kaynaklardan istifade edemez halde tutmak, enerjisini uluslararası tröstlerden alır halde bırakmaktır.

Olası orman yangınlarından korunmak ve bitkileri olası kuraklıktan korumak isteyen batılı güçler ormanların ortalarında su tutmak için göletler ve barajlar yaparken hiçbir sakınca yokken, Türkiye de baraj yapılmaması yönünde telkinler şiddetli bir şekilde sürmektedir, Türkiye baraj finansmanı için kaynak aradığında batılı sermaye çevreleri finansman sağlanmaması yönünde katı bir şekilde ikaz edilmektedir.
Fakat her ne hikmet ise nükleer santral için finansman hazırdır.

Önümüze getirilen şeylere çok dikkatli ve derinden bakmak gerekmektedir. 

Dünyada hiç bir kimsenin dostu olmadığı gibi, hiç bir devletin de dostu yoktur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Nükleer santral kurulması fikirlerine kesinlikle buz gibi bakılmalıdır.</p>
<p>Bazı bilim adamları çeşitli vesilelerle makaleler yayınlasa da bunların büyük bir kısmına ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Nasıl, hukukçulara işi çıksın, hukuk sektörü büyüsün diye akılların ve hayallerin yetişmediği kanun metinleri tüm dünyada yazılıyor, uygulamaya koyuluyor, kanun maddelerine göre aynı kişi hem temiz hem suçlu bulunabiliyor ise, tüm dünya nasıl hukuk tuzaklarında ise, buda öyle bir şeydir.</p>
<p>Fosil yakıtların etkilerinin çevre üzerinde negatif etkileri günümüzdeki teknoloji ile tamamen kontrol altına alınabilmektedir. Fakat nükleer enerji atıklarının kontrollü bir şekilde bertaraf edilmesi teknolojinin geldiği bugünkü nokta itibarı ile “sıfırdır”. Sıfır, insanoğlunun bulduğu sayıların en “anlam”lısıdır.</p>
<p>Çöpler’in çevreye verdiği kötü etkileri bertaraf etmek için “yakma” en güvenilir ve kontrollü bir yöntem olarak bulunmuş, hatta faydalı görüldüğünden tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Bu tüm yakma işlemlerinin, çöplerin doğaya verdiği tahribattan az olduğunun kanıtıdır. </p>
<p>Türkiye ye özellikle nükleer enerji üretiminin sokulması planlı bir şekilde Türkiye yi elektrik üretiminde de bağımlı hale getirmektir. Doğalgaz ile elektrik üreten özel sektöre ait santrallerin devletle karşı karşıya geldiklerinde üretimlerini durdurmak ile devleti tehdit ederek tüm istediklerini aldıklarını unutmayalım, hep hatırlayalım.<br />
Santral nükleer olduğunda ise, koynumuzda bir “bomba” ve ipi santrali işleten yabancı elinde. Bu durumda diğer kaynaklarını kullanmaktan alıkonulmuş Türkiye de, nükleer santral işleticisi amerikan, Fransız yada Rus firma Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetenlere her şeyi yaptırma imkanını eline almış olacaktır. Asıl hesap budur.</p>
<p>Türkiye bu tuzağa isterse düşmez, çünkü ülkemizde elektrik üretecek alternatif birçok kaynak vardır. Önemli olan bu kaynakların bir an önce çeşitlendirilerek kullanılma sokulmasıdır. Zira gelinen noktada doğalgaza bağlı olmamız alternatif kaynakları hızla devreye sokmak zorunluluğunu getirmiştir. Ülke tamamen yerli teknoloji ve bilgi ile elektrik üretmeye muktedir halde olmalıdır. Enerji bağımsızlıktır.</p>
<p>Gene bazı – yönlendirici - çevreler hidroelektrik santrallerin mecbur olduğu barajların çevreye verdiği zararlardan ve iklim değişikliklerinin zararlarından bahisle bizleri su tutmaktan ve hidroelektrik barajları ve santralleri kurmaktan alıkoymaktadır. Hesap, dünyanın su bakımından zengin sayılabilecek kaynaklarına sahip olan Türkiye yi  bu kaynaklardan istifade edemez halde tutmak, enerjisini uluslararası tröstlerden alır halde bırakmaktır.</p>
<p>Olası orman yangınlarından korunmak ve bitkileri olası kuraklıktan korumak isteyen batılı güçler ormanların ortalarında su tutmak için göletler ve barajlar yaparken hiçbir sakınca yokken, Türkiye de baraj yapılmaması yönünde telkinler şiddetli bir şekilde sürmektedir, Türkiye baraj finansmanı için kaynak aradığında batılı sermaye çevreleri finansman sağlanmaması yönünde katı bir şekilde ikaz edilmektedir.<br />
Fakat her ne hikmet ise nükleer santral için finansman hazırdır.</p>
<p>Önümüze getirilen şeylere çok dikkatli ve derinden bakmak gerekmektedir. </p>
<p>Dünyada hiç bir kimsenin dostu olmadığı gibi, hiç bir devletin de dostu yoktur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hulki Can tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-984</link>
		<dc:creator>Hulki Can</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2009 13:26:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-984</guid>
		<description>İlk başta ilke olarak nükleer santrallara  insancıl ve ekonomik nedenlerle  ben de karşı çıkıyordum. Ancak, bu konuyu ve Türkiye'nin gelecekteki enerji açığı sorununu araştırdıktan sonra bir kere daha düşünme gereksinimi hissettim. Bu bağlamda Prof. Dr. Vural Altın'ın "Nükleer Enerjinin Küresel Gerekçeleri" adlı araştırması bana bir hayli yardımcı oldu. 

Prof. Altın  fosil yakıtların, 20. yüzyılda dünya genelinde gerçekleştirilen ekonomik gelişmenin temelini oluşturduğunu belirtikten sonra,   bunların tüketim hızlarının,  hem küresel ısınmayı yavaşlatmak,  hem de yeterlik sürelerini uzatmak için artık azaltılması gerektiğine dikkat çekiyor. Dünyamız  enerji konusunda, fosil yakıt bileşenlerinin  aşırı tüketiminden kaynaklanan çevre kirliliği ve uygun fiyatla enerji  güvencesinden yoksun olma gibi iki tehditle  karşı karşıya. 

Bu tehditleri bertarafa edebilmek amacıyla,  yenilenebilir/çevrimsel  enerji kaynaklarından (rüzgar, güneş, jeotermal, hidro)  daha üst düzeyde yararlanılması kuşkusuz gerekmektedir.  Fakat, çevrimsel  enerji kaynaklarının, mevcut teknolojilerle kitlesel  gereksinimlere yanıt verebilme ve fosil yakıtlara dayalı  yaşam biçimlerini ayakta tutabilme yeteneğinin şimdilik pek olmadığı anlaşılıyor. Çünkü, fosil enerjiden çevrimsel enerjiye geçiş, ancak, çevrimsel kaynakların büyük oranda kullanılmasına,  ekonomik büyüme hızlarının ‘sürdürülebilir’ düzeye indirilmesine, ya da   büyük ölçekli depolama tekniklerinin hızla geliştirilmesine bağlı.

Alışılagelmiş yaşam biçimlerinde ve gelecek beklentilerinde önemli bir değişiklik olmadığı takdirde, çevrimsel enerji kaynakları yeterli olamayacak ve daha yoğun enerji kaynaklarıyla desteklenmeleri gerekebilecektir.  İşte nükleer enerji karşımıza bu bağlamda, seçenek olmaktan da öte, bir zorunluluk olarak çıkıyor.  

Bu nedenlerle, Türkiye'de nükleer santral kurulmasına soğuk bakmadığımı belirtmek isterim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İlk başta ilke olarak nükleer santrallara  insancıl ve ekonomik nedenlerle  ben de karşı çıkıyordum. Ancak, bu konuyu ve Türkiye&#8217;nin gelecekteki enerji açığı sorununu araştırdıktan sonra bir kere daha düşünme gereksinimi hissettim. Bu bağlamda Prof. Dr. Vural Altın&#8217;ın &#8220;Nükleer Enerjinin Küresel Gerekçeleri&#8221; adlı araştırması bana bir hayli yardımcı oldu. </p>
<p>Prof. Altın  fosil yakıtların, 20. yüzyılda dünya genelinde gerçekleştirilen ekonomik gelişmenin temelini oluşturduğunu belirtikten sonra,   bunların tüketim hızlarının,  hem küresel ısınmayı yavaşlatmak,  hem de yeterlik sürelerini uzatmak için artık azaltılması gerektiğine dikkat çekiyor. Dünyamız  enerji konusunda, fosil yakıt bileşenlerinin  aşırı tüketiminden kaynaklanan çevre kirliliği ve uygun fiyatla enerji  güvencesinden yoksun olma gibi iki tehditle  karşı karşıya. </p>
<p>Bu tehditleri bertarafa edebilmek amacıyla,  yenilenebilir/çevrimsel  enerji kaynaklarından (rüzgar, güneş, jeotermal, hidro)  daha üst düzeyde yararlanılması kuşkusuz gerekmektedir.  Fakat, çevrimsel  enerji kaynaklarının, mevcut teknolojilerle kitlesel  gereksinimlere yanıt verebilme ve fosil yakıtlara dayalı  yaşam biçimlerini ayakta tutabilme yeteneğinin şimdilik pek olmadığı anlaşılıyor. Çünkü, fosil enerjiden çevrimsel enerjiye geçiş, ancak, çevrimsel kaynakların büyük oranda kullanılmasına,  ekonomik büyüme hızlarının ‘sürdürülebilir’ düzeye indirilmesine, ya da   büyük ölçekli depolama tekniklerinin hızla geliştirilmesine bağlı.</p>
<p>Alışılagelmiş yaşam biçimlerinde ve gelecek beklentilerinde önemli bir değişiklik olmadığı takdirde, çevrimsel enerji kaynakları yeterli olamayacak ve daha yoğun enerji kaynaklarıyla desteklenmeleri gerekebilecektir.  İşte nükleer enerji karşımıza bu bağlamda, seçenek olmaktan da öte, bir zorunluluk olarak çıkıyor.  </p>
<p>Bu nedenlerle, Türkiye&#8217;de nükleer santral kurulmasına soğuk bakmadığımı belirtmek isterim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Eyyam AĞA tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/turkiyede-nukleer-enerji/#comment-960</link>
		<dc:creator>Eyyam AĞA</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2009 13:31:56 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=143#comment-960</guid>
		<description>Nükleer Enerji dünyanın en kötü ve zararlı enerjisidir.

Gönlüm asla böyle bir santralin Türkiye de kurulmasına razı değil, umarım bu operasyonalar başarısız olur ve böylesine zararlı yöntemle enerji üretmeyiz.

Nükleer kaynak ile elektrik üretmek Türkiye nin menfaatlerine terstir. Ancak uluslararası şirketler bizleride bu konuda bağımlı ve zayıf bırakmak üzere bu yönde teşvik ve tahrik etmektedir. Türkiyenin gerçeği local kaynakların kullanılması ile elde edilecek enerjidir. Bu lokal kaynağın başında su gelir. Batılı düşmanlarımız bizleri su saklama, sudan istifade etme, sulu tarım yapmaktan alıkoymak amaçlı olarak nükleer enerjiyi, ülkemdeki vatan hainleri ile birlikte bizlere şirin göstermeye çalışmaktadır. 

Aydın Türk genci, bu toprakların milliyetci evlatları nükleer enerjiye sonuna kadar hayır demelidir. 

Nükleere hayır demezseniz, "heavy water" da hep beraber boğuluruz.

Nükleerle dans ancak IC üretecek kadar yeterlilikte olmalı, asla daha fazlası ülke topraklarında bulunmamalıdır. IC olmadan dünyada tam bağımsızlık artık mümkün değildir.

Uyanık kalmanız dileğiyle,</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Nükleer Enerji dünyanın en kötü ve zararlı enerjisidir.</p>
<p>Gönlüm asla böyle bir santralin Türkiye de kurulmasına razı değil, umarım bu operasyonalar başarısız olur ve böylesine zararlı yöntemle enerji üretmeyiz.</p>
<p>Nükleer kaynak ile elektrik üretmek Türkiye nin menfaatlerine terstir. Ancak uluslararası şirketler bizleride bu konuda bağımlı ve zayıf bırakmak üzere bu yönde teşvik ve tahrik etmektedir. Türkiyenin gerçeği local kaynakların kullanılması ile elde edilecek enerjidir. Bu lokal kaynağın başında su gelir. Batılı düşmanlarımız bizleri su saklama, sudan istifade etme, sulu tarım yapmaktan alıkoymak amaçlı olarak nükleer enerjiyi, ülkemdeki vatan hainleri ile birlikte bizlere şirin göstermeye çalışmaktadır. </p>
<p>Aydın Türk genci, bu toprakların milliyetci evlatları nükleer enerjiye sonuna kadar hayır demelidir. </p>
<p>Nükleere hayır demezseniz, &#8220;heavy water&#8221; da hep beraber boğuluruz.</p>
<p>Nükleerle dans ancak IC üretecek kadar yeterlilikte olmalı, asla daha fazlası ülke topraklarında bulunmamalıdır. IC olmadan dünyada tam bağımsızlık artık mümkün değildir.</p>
<p>Uyanık kalmanız dileğiyle,</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
