Ana Sayfa » Bireyler ve Toplum, Dinler ve Inanç, Headline

Türban ve Özgürlük

16 Haziran 2008 26 Görüş Eleştİrmen: Volkan Çınar

Türkiye’nin gündemini son günlerde yine türban tartışması meşgul etmeye başladı. Kendi adıma bu tartışmalar beni ilgilendirmiyor. İşsizlik, eğitim hatta açlık gibi sorunları olan ülkemizde türban meselesi bu ülkede öncelik olmamalı. Bu eleştiride bahsedeceğim olay ise tüm bu tartışmalar arasında gördüğüm bir kareyle alakalı. Bildiğiniz üzere “türban özgürlüğü“ için onlarca kişi çeşitli eylemler yaptı. Genelde türban takan kadınlardan oluşan eylemciler arasında genç kızlar hatta çocuklar vardı.

Türban ve Özgülük

6-7 yaşlarında elinde bir tahta parçasına tutturulmuş karton, başında tek bir saç teli gözükmeyecek şekilde bağlanmış türbanı ile bir çocuk. Kartonda “Başörtüsüne Koşulsuz, Sınırsız Özgürlük!” yazıyor. Kendisi okuma yazmayı ya bilmiyor ya da yeni öğrenmiş olmalı. Bilse bile elindeki kartonda yazan şey hakkında bir fikrinin olduğunu düşünmüyorum. Aynı şekilde başını örten bez parçasını da bu güneşte neden taktığını bilmiyordur. Çünkü bu çocuk (kız ya da kadın değil) ne dini anlayıp, yorumlayıp buna göre dinin emirlerini kendi hür (özgür!) bilinci ile yerine getirebilecek yaşta ne de başındakinin, erkeklerin kendisini bir cinsel obje olarak görmesini engellemek için taktığının farkında.

Evet onlar daha çocuk! Başlarında kendilerine dayatılmış bez parçaları ellerinde özgürlük isteyen kartonlarıyla onlar henüz çocuk. Özgürlük(!) savunucusu çocuklar…

26 Görüş »

  • Hulki Can dedi ki:

    Sn Volkan Çınar,

    Yakında aşağıdaki gibi duyurular yayınlanmaya başlarsa hiç şaşırmayalım:

    KAMUOYUNA DUYURU
    KOŞULSUZ VE SINIRSIZ ÖZGÜRLÜK TALEBİ

    İslama göre yaşamakta büyük mücadele veren bizler kılık-kıyafet konusunda yıllardır uygulanan politikaları ve son günlerde yapılan tartışmaları yakından ve kaygıyla takip ediyoruz.

    Toplumun tüm kurumları ile üniversitelerin din ve inanç özgürlükleri, dinsel eğitim ve öğretim gibi en temel insan hakları karşısında yasakçı değil özgürlükçü bir tavır alması gerektiğine inanıyoruz.

    İstisnasız her demokratik ülkede olduğu gibi karaçarşaf, türban, potur, şalvar, fes giymenin, haşema ya da donla denize girmenin, şambrelle yüzme sevincini tatmanın, parklarda alenen mangal yapmanın, geğirmenin, yerlere tükürmenin, kapı önlerine ayakkabı koymanın; hiçbir din, inanç, düşünce, ırk, grup ve cinsiyet ayrımı yapılmaksızın bütün topluma tanınması gereğine inanıyor; milli örf ve ananelerimize aykırı tüm batı taklitçisi düzenleme ve uygulamalara bir an önce son verilmesini talep ediyoruz.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

  • Eren Yoloğlu dedi ki:

    Aylardır hatta yıllardır sürüyo bu gereğinden şüpheli tartışma,belki de bu kadar çok konuşulduğu için sorun oluyo ve herkesin böyle olsun şöyle olsun dediği bi noktada kitlenip kalmışız.Türbanı hoş bi simge olarak görmüyorum,saçları kapamaktan öte düşünceleri ve kadınların toplumdaki yerlerini kapatıyo.Ben türbanlı bi kadının ailesinde ve toplumda çok da önemli bi yere sahip olduğunu düşünmüyorum.Bi insanın saçlarını kapatması neyi ne kadar değiştirir bilmiyorum,açıkçası tanrının da pek umrunda olduğunu sanmıyorum.İnsanları kötülemiyorum,türban takan arkadaşlarım da var,takmayan biçok arkadaşımdan çok daha fazla severim hatta onları,ama geçen bi programda kızın biri siz böylesiniz,biz böyleyiz diye başlayınca kötü oldum,üzüldüm.Biz hep aynı sokaklardan geçtik,aynı bakkalrdan kazık yedik,gördüğümüz her ağaç,ötüşünü duyduğumuz her kuş aynı,sırf türkiye için değil,tüm dünya için geçerli,birlikte yaşamayı gerçekleştirebilecek varlıklarız,onurluca ve hakkını vererek.Türban bi engel olmamalı,b, bez parçası okumayı isteyen birinin takıldığı bi engel olmamalı,ama bi taraftan da korkularım var,kutuplşmalar başlar,sen türbanlısın sen değilsin muhabbeti çalınırsa kulaklarımıza,kavgalar çıkıp insanlar boş yere hırpalarsa birbirini..kimsenin inandığı beni ilgilendirmez,ne sol ne de sağ..ikisinin de kendine göre saygı duyan kitleleri,benimseyen geniş birer yelpazeleri var.ama kötü hissettiren benimsetmeye çalışmaları.toplum gökkuşağı renklerinde bi kazak gibi olmalı,inananı,inanmayanı,seveni,sevilmeyeni veya işte ne ararsan,ama her şeyden önce saygı olmalı,insanlar birbirini koşulsuzca sevmeyi tekrar benimsemeli.bunları tartıştığmız zamana yazık,oturup kitap okusak bile daha faydalı olur.

  • Uğur dedi ki:

    BAŞ ÖRTÜSÜ

    Anam da giyerdi baş örtüsünü
    Ele güne açmak için giymedi
    Allah’a inandı dini bütündü
    Amma Hak’tan kaçmak için giymedi

    Beyaz saçı serin serin tarardı
    Bilirdi örtünmek neye yarardı
    Edebiyle siyah poşu sarardı
    Vasington’a uçmak için giymedi

    Anlardı iffeti korumaz örtü
    İçine yansımış böyle bir dürtü
    Ne Kur’an’nın ne de kafirin şartı
    Fiyakalar satmak için giymedi

    İman örtülmezdi bunu bilirdi
    Gene de tarladan örtük gelirdi
    Güzellere bayılırdı ölürdü
    Gizli gizli göçmek için giyinmedi

    Gençliğinde al yeşildi yazması
    Bir de elinde kürek ile kazması
    ”Kötü” derdi ”kapalının azması”
    Hak’ka paha biçmek için giymedi

    Adı: ”Döndü” idi, ama dönmedi
    Doksan yıldır isiklari sönmedi
    Başında yazmadan hiç utanmadı
    Istiklalden geçmek için giymedi

    Ak sütünü içtim ben o gelinin
    Ekmeğini yedim çatlak elinin
    Yakasindan tutup dünya dölünün
    Ahirete geçmek için giymedi

    Anamdır yazmalı, bugünde dünde
    Bu kutsal yazgıdır MAHZUNİ sende
    Cumhuriyet kuran, Meclis içinde
    BİR ŞEYTANI SEÇME İÇİN GİYMEDİ.

    Mahzuni Şerif ‘98

    Büyük ozan Aşık Mahzuni Şerif olayı ne kadar da güzel özetlemiş. :)

  • dilencikahin dedi ki:

    Yazıda da belirtildiği gibi açlık,işsizlik vb unsurlar ülkede hala baş gösterirken bu konunun öncelikli tutulması sanki tek sorunumuz buymuş gibi gösterilmesi çok saçma.Fakat bu resim gerçekten içler acısı bir durumun göstergesi.7 yaşında bir çocuk dinin ne kadar farkında ki zorla kafasına taklılan bu bez parçasının ne oldugunun ne kadar farkında.Yaşadıgım yerde bunun çok yakın örneklerini gördüm aile baskısıyla kapanan kız çocuklarının ileride ne gibi sıkıntılar yaşadıgının yada bu yaşta onlara anlatılan kurallardan ne kadar uzak yaşadıgının kimler farkında acaba.16 17 yaşlarında kızlar hala kapalı evet ama bastırılmış duygularını dışarıda çok daha kötü şekilde açığa çıkartıyorlar.Herkes böyle mi deil elbette ama böyle olanların sayısı azımsanamaz.Şimdi daha sert konuşalım özgürlük evet mantıklı olan her insan özgürlüğü ister fakat özgürlük tek taraflı oldugunda özgürlük olmaz türban tamamen özgür olacak ve türbana karşı olanlar türbanlı kızlara her hangi bir tepkide bulunmayacak fakat üniversitede oruç tutmadıgı için öldürülen dövülen yaralananların özgürlüğü kısıtlanacak bu şartlarda ben türbanın özgür olmasını kesinlikle istemem hatta yaşamımda buna bariz tepkiler gösteririm.

    Ben Türkiye’de hayvan hakları savunucularına her zaman şaşkınlıkla bakmışımdır.Çoğu zaman da sinirlenmişimdi evet hayvanlara zarar vermek iyi değil zaten bunu bilinçli bir çok kişi yapmıyor.Ama oruç tutmadı diye dövülen çocuk, korkusuzca öğrencilerin üzerine silah sıkan sakallı adam, güney doğuda öldürülen insanlar, faili mechul diye gösterilen cinayetler ve işkencenin hala var oldugu bu ülkede hayvan hakları savunuculugu yalan geliyor bana.İşte aynı sebepten türbana öncelik verilmesi de yalan geliyor kısaca sokak ağızıyla bırakın bunları ya.İnsanlar ölüyor ve biz hiç bir şey yapamıyoruz önemli olan bu…

  • aybike_umay dedi ki:

    Merhabalar herkese…

    İlk yazıyı okuduğumda bir yorum yazmaya niyetlendim,fakat bilgisayarımda sorun oluştu,yazamadım.Sonra ilk ve ikinci yorumdan sonra tekrar niyetlendim yorum yazmaya,lakin bilgisayarım yine müsaade etmedi.Şimdi ise yorumların tamamını okudum,ve artık ne olursa,her türlü imkanı deneyip bir yorum yazmayı borç edindim kendime.

    Yorumlar çoğalınca,verilecek cevaplarda çoğaldı haliyle.Fakat yorumlar hemen hemen aynı doğrultuda olduğu için genel olarak yazmak istiyorum ben.

    Volkan Çınar’ın benim anladığım kadarıyla üzerinde durmak istediği konu o 7 yaşındaki kıza yaptırılan yanlış hareket.Lakin konu bu yanlış üzerinden kayarak Başörtüsüne gelmiş.(bence Türban değildir!)
    Bez parçası denmiş benim kitabımdaki buyruğa.Bez parçası kadar basite indirgeyerek önemsizliği üzerinde hemfikir olunmuş.Bu uğurda harcanan emeklere,kırılan yüreklere,aranan haklara kin dolunmuş…

    Ülkemizin daha önemli mevzuları varmış.Vardır tabii.Ama bu demek değildir ki bu ’bez parçası’ dediğiniz konu önemsizdir.Bu bir kesimin,yada bir dayatmacı görüşün sorunu değildir.Bu ülkemizin sorunudur.Doğrudan ÖZGÜRLÜK sorunudur bu!!!
    Anlam veremediğim bazı şeyler var.Papağan gibi her şeye ‘özgürlük,insan hakları,demokrasi…’ terimlerini katanlar bir anda papağanlıktan balıklığa geçiş yaptılar.Balık hafıza misali unuttular sıkça kullandıkları bu terimleri.Yazık,yazık…düştükleri komik ve küçük duruma yazık!Ama hep merakımdadır; vicdanları rahatça koyabiliyorlar mı yastığa başlarını…?

    Neyse vesselam uzun lafa gerek yok.’ateş düştüğü yeri yakarmış.’ Ne desek nafile…ama son olarak ‘dilencikahin’ rumuzlu arkadaşımın yorumuna karşılık birkaç şey yazmak istiyorum.Yorumu okurken gerçekten güldüm,içler acısı bir duruma buruk şekilde güldüm ama…oruç tutmadı diye dövülmek haa?Korkusuzca öğrencilerin üzerine silah sıkmak haa,öğrenci haa(bölücü olmasın o öğrenci denilenler)…Tekrardan Yazık,yazık…Yapılan yanlış bir hareketi tüm kesime mal edip cımbız misali ortaya çıkarıp atmak gerçekten yazık…

    Saygılarımla…

  • fizikci dedi ki:

    Yalnız kız çok sevimli, başörtüsü de çok yakışmış. Yirim onu ben. : )

  • fizikci dedi ki:

    Buyrun size bir empati fırsatı: Aşağıdaki resimdeki çocuk hakkında ne düşünüyorsunuz?

  • fizikci dedi ki:

    Resim niye çıkmadı ki? Şurdan bakın:

    http://galeri.milliyet.com.tr/2007/5/13Izmirde_Cumhuriyet_Mitingi/5.jpg

  • Atalay dedi ki:

    Eğer Türk bayrağı ile baş örtüsünü aynı seviyede tutup empati kurmamızı istiyorsan yanılıyorsun :@

  • fizikci dedi ki:

    Atalay öyle bişey yazmışsın ki ne diyeceğimi şaşırdım. Yahu bi kere olay o değil. Burada konu bu tür eylemlerde çocukların kullanılması. Türban eyleminde bir çocuk kullanılmış, Volkan Bey onu eleştirilmiş, ben de Cumhuriyet mitinglerinde de vardı bu çocuklardan diye o resmi göstermiştim.

    Sen de tutmuş “Eğer Türk bayrağı ile baş örtüsünü aynı seviyede tutup empati kurmamızı istiyorsan yanılıyorsun :@” demişsin.

    Bu nedir ya? Ya ben hiç bir şey anlamıyorum, ya da siz koca bir hayal dünyasında yaşıyorsunuz. Yani şimdi o başörtüsü eylemindekiler “başörtüsü”nü savunuyor, Cumh. mitingindekiler de “Türk bayrağını” mı savunuyor?

    Yani başörtüsü takanlar bunu Türk bayrağına alternatif olarak mı takıyor? Cumh. mitingindekiler kime karşı hangi nedenle Türk bayrağı sallıyorlar? Sadece kendileri mi Türk? Memleketi bir tek onlar mı seviyor? Türbanlılar ve diğer ulusalcı olmayan herkes vatan haini mi?

    Böyle mi düşünüyorsun Atalay?

  • mumutum dedi ki:

    fizikçi’nin son yazdığı görüşe katılıyorum,,,

    Çocuklar hiçbir eylemde kullanılamazlar,,,

    Ve özgürlük istemek, eğer ortada bir mağduriyet varsa faşist olmayan kimsenin ayıplamaması gereken bir şeydir,,,

  • fizikci dedi ki:

    Volkan bey,

    Yazınızda “Aynı şekilde başını örten bez parçasını da bu güneşte neden taktığını bilmiyordur.” demişsiniz.

    Güneşin altında başı örtmek mi, yoksa açmak mı daha iyidir bir daha düşünün. : ) Ülkemizin güneydoğusunda ve bol güneşli çoğu ülkede neden erkeklerin bile başlarını örttüklerini düşünmek yardımcı olabilir.

    Bir ipucu daha: bu örtüler genellikle açık renktir, insan saçı ise siyah. Siyah renk ışığın tüm dalga boylarını yutar, beyaz ise aynen yansıtır.

  • Hulki Can dedi ki:

    Eski Türk töre ve geleneğinde kadınların saçlarını örtmesi söz konusu değildir. Hatırlayın: Ergenekon destanında ay yüzlü, gök gözlü, güneş saçlı kadınlardan söz edilir.
    Bu durumda saçları nasıl örtülü olabilir ?

    Örtmek eylemi zaten özgürlüğe karşıttır. Örterek, gizleyerek, saklayarak “özgürlük” sağlanamaz ki. Türbana özgürlük diyenler bu acıklı çelişkinin farkında değiller mi ?

  • fizikci dedi ki:

    Hulki Can,

    “Örtmek eylemi zaten özgürlüğe karşıttır. Örterek, gizleyerek, saklayarak “özgürlük” sağlanamaz ki. Türbana özgürlük diyenler bu acıklı çelişkinin farkında değiller mi?”

    Espiri yapmadığınızı, ciddi olduğunuzu farzederek cevap veriyorum. Eğer ciddi değil idiyseniz yazdıklarımı yok farzedin.

    1. Özgürlüğün karşıtı örtmek değil tutsaklık veya köleliktir.

    2. Örtmek istediğiniz birşeyi örtebiliyorsanız bu konuda özgürsünüz demektir. Birileri buna engel oluyorsa özgürlüğünüz kısıtlanmış olur.

    3. “Acıklı çelişki” falan boş laf. Acıklı bir mantıksızlık görüyorum ben sadece.

  • Elektr@ dedi ki:

    Bugün 30 Ekim. Cumhuriyet bayramımızdan bir gün sonra.

    Yukarıdaki görüşler belirtildiğinde gündem türbanla doldurulup meşgul edilmişti bugünlerde, tecavüz ve çocuk cinsel istismarları. Sıradaki ya töre cinayetleri ya da cinnet olmalı.Peki asıl gündem ve yapılması gerekenler. Sanırım yeni bir 10. yıl marşı yazabilceğimi gübne kadar bunlarla beslenmeye devam edeceğiz. Çok üzülüyorum.

    Hayat tekrar yaşama şansım olsaydı öğretmen olmak isterdim.

  • fizikci dedi ki:

    Elektr@,

    Hiç merak etme, 10. Yıl’a göre herşey çok daha güzel, çok daha yolunda. Evet problemler var ama geldiğimiz nokta eskiye nazaran çok iyi.

    Emin ol, 10. yıl marşının bestelendiği dönemde yaşamak istemezdin. Eğer izlemediysen “Mustafa”yı izle. Muhalefetin susturulduğu hatta idam edildiği bir dikta ve korku dönemiydi o zamanlar. Herkes (bütün gazeteler) hükümete yağ çekerdi. Demokrasinin d’sinden bile eser yoktu. Çok şükür o günler geride kaldı. Artık en azından iyi kötü bir demokrasimiz var. O dönemde bunları söylesem kellem giderdi.

    Bu arada arkadaşlar şu “Mustafa” filmi hakkında eleştiri yazmaya niyeti olan var mı? :) (Hadi, hareket biraz..)

  • mustafa dedi ki:

    Ülkemizde malesef türbanlılar laiklik karşıtı gibi tanınıyor.
    Bu tamamen populist bir yaklaşımdır.
    O halde tüm siyah giyinenleri satanist, beyaz giyenenler şu, sarı saçlılar şunlardan diye suçlayamamız gerekir.

    Lütfen niyet okuyuculardan olmayalım

    Saygılarla…

  • Nermin dedi ki:

    Bu yaziyi yazan arkadas sadece cocuklarin eline sopalarin tutusturulmasindan ve baslarinin örtülü olmasindan rahatsiz olmus olmali. Cocuk psikolojisini düsünün biraz,anne nereye giderse gitmek ister, ne yaparsa aynini yapmak ister onu örnek alir öyle degil mi?

    Anne makyaj yapip mini etek giyerse oda mini etek giymek ister, anne tirnaklarini boyarsa oda boyamak ister anne basini örter namaz kilarsa oda kilmak ister, anne alis verise gider, eyleme, protestoye gider oda gitmek ister, anne pankart tasir oda ister..
    Bunu anlamak o kadar basitki..
    O resimde kimse cocuklari kullanmiyor. Aksine bilinclendiriyorlar bence. Ayrica o cocuklar orada neden olduklarini kesinlikle biliyorlar. Onlari kücümsemeyin.
    Saygilar

  • melankolik dedi ki:

    arkadaşlar baş örtüsü toplusal bir mesele değildir herhangi bir konu gibi basit eleştirileri kabul etmeyecek kadar hassas bir konudur. bu konu bir inanç meselesidir onun bunun mitinglerdeki çocuklara takması veya bu gibi basit ve anlamsız eleştiriler gereksizdir birileri her ne kadar istemese de başörtüsü birgün tüm dünyanın dört bir yanına sancak olacaktır vesselam

  • fizikci dedi ki:

    Melankolik Bey,

    Düşüncelerinize katılmakla birlikte “başörtüsü sancak olacak” kısmı hiç hoşuma gitmedi. Hayrola cihad ilan edildi de haberimiz mi yok?

    Başörtüsü sancak olmaz, sadece müslüman kadının tercihi olabilir. Onun da üzerindeki yasak kalksın yeter, sancak falan boş laf..

  • Atilla dedi ki:

    Herkese merhaba,
    Siteleri dolaşırken buraya rastladım.Yaşım 36 ve okunabilecek siyasal bilimlerle ilgili 100lerce kitap okumuş biriyim.Burada gördüğüm bazı yazılar dikkatimi çekti.Özellikle biri var ki -adı her ne ise - kendini tahmin eder, yapılan her yoruma kendince cevap vermek gereği duymuş.Dilinden hiç özgürlüğü düşürmemesine rağmen kimsenin görüşüne özgürlük gözüyle bakmamış ve kendi görüşünü dikte etmeye çalışmış.-Adı her ne ise- çıplak dolaşmak içinde bir özgürlük diye bahsedebilir mi,bikiniyle okula gitmek isteyene özgürlük gözüyle bakabilir mi? Onuncu yıl hakkında hiçbir fikri olmadan onuncu yılın despot bir dönem olduğundan bahsetmiş.Sosyal bilimle hiç uğraşmadığından yeni kurulmuş inkilap ve devrimler geçirmiş hiçbir ülkede özgürlük olmayacağını bilmemektedir.Asıl özgürlük ; çocuklara kendi seçme şansını tanımaktır.Başını bağlamak yada eline bayrak tutuşturmak değil.Geleneklerimize gelirsek de ; Türk tarihini karıştırısan türban bulamazsın…Satır yetmedi devam ediyorum…

  • Atilla dedi ki:

    …Müslümanlığın doğuşunda çarşaf olduğu söylenir.Türk tarihinde de tüm Anadolu’da başörtüsü vardır yemeni vardır.Yine üstelik başbakanımız İngiltere’de “Velev ki türban siyasi simge olsun” diyerek basın açıklaması yapmıştır.Ve bunun siyasi simge olduğunu belirtmiştir. Bu ülke tarikatların ve şeyhlerin ve hatta fettullahçı kesim olarak geçinen cemiyetlerin eline düşmüştür.Devletin yerine kendilerini koyarak aslında devletin yapması gereken eğitim alanındaki katkıları yurt alanındaki katkıları güvenlik konusundaki katkıları kendileri uygulamaya çalışmaktadırlar.Oysa ki demokratik ve sosyal hukuk devletinde birileri devlet adına iş yapamazlar.Devlete sadece bağış yapabilirler ve devletin yerine kendini koyamazlar.Fakir bir ülke olmamızdan dolayı halkımıza yaptıkları yardımlar (Komik ama buna bir örnek Deniz Feneri) onlara kendilerini yönetme hakkı gibi görünmüştür ve farklılıklarını türban denilen sıkmabaş ile ortaya koymuşlardır.Bugün RTÜK başında olan kişi Almanya’da Deniz Feneri davasından aranan kişi olup Almanya’ya girişi yasaklanmıştır.Ama bu kişi toplumumuzun değerlerini düzenleme ile ilgili bir kurumun başındadır.Başında olmasının tek nedenide EŞİNİN TÜRBANLI olmasıdır.Türbanlı denilen zümrenin bırakın oraya buraya girememesini şu anda toplum içinde ayrıcalıklı sınıftır.Şimdi -adı her ne ise- bu yazıya bir sürü cevap verecek ve ben bu siteye bir daha girmeyeceğim için okuyamayacağım.Yüce Rabbim insan denilen mahlukata akıl vermiş.İnsan denilen mahlukatta aklını kullanamadığı için kendini oduna kömüre muhtaç hale getirmiş ve bu hale niye geldiğini sorgulamak yerine beyin algılarını açacağına bir de sıkmabaş ile iyice tıkamış.
    Düşünüyorum da; FİZİK bilimcileri arasında kömüre muhtaç olmuş bir tane bilim adamı var mı..? İngiliz bilimciler der ki; bir gün İngiliz halkı işgal edilip vatanlarından kovulsa bile Şekspir’in eserleri sayesinde biraraya gelebileceklerine inanıyorlar.
    Eğer Türk toplumu bir gün dağılırsa (ki dağılıyor) zavallı örümcek beyinlilerin ‘mustafa’ diye küçültmeye çalıştığı Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK sayesinde tekrar biraraya gelecektir.
    Biraraya toplanan türbanlılar sayesinde değil Atatürk ilke ve inkilaplarına inananlar sayesinde.
    UMARIM BUNU ANLARSINIZ…

  • fizikci dedi ki:

    Atilla,

    demişsin ki;

    Bugün RTÜK başında olan kişi Almanya’da Deniz Feneri davasından aranan kişi olup Almanya’ya girişi yasaklanmıştır.

    Adam hem aranıyor hem de girmesi yasak. Mizah mı bu?

    Düşünüyorum da; FİZİK bilimcileri arasında kömüre muhtaç olmuş bir tane bilim adamı var mı..?

    “Sosyal” devletin vatandaşın ısınma ihtiyacına yardımcı olmasında kötü olan nedir? Bir taraftan okul açmak devlet işidir, kimse devletin yerine kendini koymasın diye devleti kutsayıp durmuşsun, bir taraftan da devletin ihtiyacı olan vatandaşa kömür vermesini bile eleştirmişsin. Kutsal devlet vatandaşının ihtiyacını görmeyecekse kim görecek?

    Eğer Türk toplumu bir gün dağılırsa (ki dağılıyor) zavallı örümcek beyinlilerin ‘mustafa’ diye küçültmeye çalıştığı Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK sayesinde tekrar biraraya gelecektir.
    Biraraya toplanan türbanlılar sayesinde değil Atatürk ilke ve inkilaplarına inananlar sayesinde.

    Atillacım o ilke ve inkilapların bir kısmı ne yazık ki artık geçmişte kaldı. Mesela devletçilik. Artık dünya “minimalist devlet” anlayışını savunuyor. Atatürk olsa o da muhtemelen bunu savunurdu. Atatürk sizin gibi değildi, zamanının fikirlerinden etkileniyordu ve “değişim” taraftarıydı. Kendini Atatürkçü zanneden bu güruh ise “donuşum” taraftarı. 1930′larda dona kalmışlar. Değişim en büyük korkuları.

  • Özgün Yılmaz dedi ki:

    Öncelikle herkesin düşüncesine saygı duyuyorum. VE yazıyı yazan arkadaşıda tebrik ediyorum. Arkadaşlar son zamanlarda bu türban çok söz konusu olmaya başladı gerçekten. İnsanlar yakında türban yüzünden ikiye bölünecek. Birilerinin buna dur demesi lazım. Zamanında 12 eylül döneminde sağ sol kavgası yüzünden binlerce insan hayatını kaybetti. Mİlletimiz ikiye ayrıldı. Bırakın siyaseti devlet adamları yapsın. Bizler siyaset yaptıkça milletimiz ikiye bölünüyor. Bırakın yıllardır olduğu gibi devlet dairelerinde üniversitelerde giyilmesin. Bırakın herşey olduğu gibi kalsın. sürekli olarak baş örtüsü türban söz konusu oluyor. Ülkemizin daha büyük sorunları var. İşsiz sayısı her geçen gün artıyor. Dış ülkelere bağımlı hale geliyoruz yavaş yavaş… Bırakın bu milllet laik kalsın…

  • damla dedi ki:

    Öncelikle yazı yazan arkadaşları biraz saygıya davet etmek istiyorum.Kendi görüşünüzü belirtirken lütfen diğerlerini yere atmayın.Ben de birşeyler söylemek istiyorum.Her insanın hayatında ilkokul öğretmeni çok değerlidir ve ailedens onra ilk modelidir.Baş örtülü bir öğretmenim vardı ilkokulda. Ben o hocam kadar vatanına milletine devletin bağlı Atatürk’e o kadar saygılı hayran, o kadar milliyetçi bir insan görmedim ki laikliği çarptıran yüzlerce insanın hocamın eline su dökemeyeceğini düşünüyorum.Hocam türbanı ile okula girer, baş örtüsünü çıkarır ve bize önder Atatürk ‘ü ve laikliği anlatırdı. Şimdi bu nerden çıktı diyeceksiniz. Okuduğum yazılarda Atatürk ilkelerine saygı duyan ilkesi edinmiş insanların dinsiz, dini inançlarını özgürce yaşamak isteyen arkadaşlarımın da laiklik düşmanı olduğu görüşünün benimsendiğini üşündüm. Yaradana inanan inançlı , Atatürük’ ü lider kabul eden insanların varlığı unutulmuş gibi. Olaylar çarptırılıyor gençlerin beyni yıkanıyor. Sınıf arkadaşımın sınıfa türbanla girip hocaya küfür ederek sen mini eteğini giyerken bana mı soruyorsun dediğini de gördüm. Şimdi bu gencin yaptığı iyi midir ? Biz inançlarımızla yaşayan bir toplumuz ve dünyanın hayran olduğu bir liderin büyük bir gelecek sağladığı gençleriz.Dinimize de,Atamıza da saygı kalmadı artık. Neden hep bir noktada toplanmak zorundayız ki. Neden inançlarımızı özgürce gerçekleştirmeyip neden ben laikliğin bekçisi Atatürk gençliğiyim diyemiyoruz. Neden çekiniyor neden korkuyoruz. Doğuyoruz kız erkek olduğumuz için bir sınıflandırma görüyoruz , ailenin kaçıncı çocuğusun orda bir ayrım, memleket nere orada bir ayrım, ilkokul devlet mi özel mi, üniversiteli misin lise mi, gslı mısın fenerli mi, egoist misin hümanist mi ? neden bir ayrımın ortasında durup da şunu diyemiyoruz .

    Dinim benim hayat kaynağım, ülkem benim toprağım,Elhamdülillah Müslümanım, laiklikle hür yaşarım. Ben dünyanın en şanslı insanıyım

    Saygılar

  • selvinur dedi ki:

    ..Bende bazıa rkadaşlara katılıyorum tamam çocukların bu tür eylemlerde kullanılması tamamen yanlış bir şey fakat sizlerin bez parçası die nitelediğiniz bir eşarp ve bu bizim dinimizde var olan bişi birde bi arkadaş allahın umrunda olmaz demiş kimin ne taktığııı falann Allah’ın umrunda olmasaydı kuranı kerimi göndermezdi zatennn bu konuda yani islam konusunda bilgisi olmayan insanlar konuşmasın allahı da ağızlarına almasınlar….tabikide özgür bir ülke değiliz bizim ülkemizde türban hep sorun özellikle eğitimde fakat neden yurt dışındaki ülkelerde böyle bir yasak yok…..yine tekrarlıyorumm ÇOCUKLARIN BU EYLEMLERDE KULLANILMASI YANLIŞ……..TÜRBANA DA BİR BEZ PARÇASI DİYENLERİ KINIYORUMMMM

Görüş belirtin!

Aşağıdaki form ile bu eleştiri hakkındaki görüşlerinizi belirtebilir ya da kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Ayrıca yorumlara RSS ile abone olabilirsiniz.

Yaptığınız görüşün sadece sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın.

Görüş bildirirken şu etiketlerden faydalanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>