<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Tarihteki İlk Soykırımdan Günümüze yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/</link>
	<description>yaşama dair eleştiriler...</description>
	<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 04:43:55 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
		<item>
		<title>Hulki Can tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-1680</link>
		<dc:creator>Hulki Can</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 07:27:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-1680</guid>
		<description>Sn Ebuzer,

Mescidi Aksa Kudüs fethedildikten sonra inşa edilmiştir. El Aksa veya Ömer Cami diye de bilinir. Halife Ömer inşa ettirmiştir. (638)

Yani Muhammet'in ölümünden sonra. 

Oysa Miraç 621 de gerçekleştirmiştir. Bu durumda Muhammet henüz inşa edilmemiş El Aksa'ya nasıl yürüyebilir? Şöyle yazmışsınız da:

Yüce Allah: “Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir.” (İsrâ, 17/1)

Bir araştırın bakalım...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn Ebuzer,</p>
<p>Mescidi Aksa Kudüs fethedildikten sonra inşa edilmiştir. El Aksa veya Ömer Cami diye de bilinir. Halife Ömer inşa ettirmiştir. (638)</p>
<p>Yani Muhammet&#8217;in ölümünden sonra. </p>
<p>Oysa Miraç 621 de gerçekleştirmiştir. Bu durumda Muhammet henüz inşa edilmemiş El Aksa&#8217;ya nasıl yürüyebilir? Şöyle yazmışsınız da:</p>
<p>Yüce Allah: “Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram’dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa’ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir.” (İsrâ, 17/1)</p>
<p>Bir araştırın bakalım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ebuzer tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-1679</link>
		<dc:creator>ebuzer</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 20:07:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-1679</guid>
		<description>Kutlu şehir Kudüs kurulduğu günden buyana vahyi, ilahi tebliği ve peygamberlik müessesesini temsil etmiştir. Dolayısıyla burası kurulduğu günden beri bir İslâm şehridir. Çok sayıda peygamber hayatlarının en azından bir bölümünü bu şehirde geçirmiştir. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) de miraca yükseltilirken Kudüs'e kadar getirilmiş ve oradan göklere çıkarılmıştı. Kudüs bir İslâm şehridir. Çünkü İslâm Yüce Allah'tan vahiy alan bütün peygamberlerin ortak dinidir. Kudüs de bir peygamberler şehridir. Yüce Allah bu şehrin ve onu saran toprakların kutsal olduğunu İsrâ olayıyla ilgili meşhur âyeti kerimesinde bildirmiştir. Şöyle buyuruyor Yüce Allah: "Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir." (İsrâ, 17/1)Kudüs; Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra olduğu sürece İslami özelliğini yitirmeyecektir. İsrail bunu bildiği için kazı çalışmalarına başladı. Selvan'da ve her yerdeki ihlallerle ordu güvenliği altında Yahudiler Kudüs'e yerleşiyor. Şeref mahallesinde büyük İsrail sinegogu yapıldı. Kudüslü olmayanların Kudüs'e girmeleri yasaklandı. Düşünün bir yaşlı Müslüman Aksa'ya girip namazını kılamamaktadır. Burada bir diaspora gerçekleştirildi gerçekleştiriliyor.Kudüs, Selahaddinleri özledi, kendisine özgürlüğü getirecek imânlı yürekleri özledi.



Bu Ümmet bir Selahaddin daha çıkarmaya muktedirdir. Eğer ümmet bu gün böyle bir kahraman ve komutanı çıkaramazsa, Allah’ın takdir ettiği günde, Kudüs’ü kurtarana kadar gülmeyen bir Selahaddin çıkacaktır. Filistin’e, hatta bütün Müslümanlara bir Selahaddin lazım. Selahaddin’i Eyyubi Kudüs’ü Haçlılardan geri almak için namazlarını günlerce at üstünde kılmış, necis ayaklar altında çiğnenen Kudüs’ü nasıl kurtaracağını hep düşünmüş ve Kudüs’ü kurtarıncaya kadar da gülmemiştir. Ona niçin gülmüyorsun diye sorulduğunda: “Kudüs Haçlıların ayakları altında inlerken ben nasıl gülebilirim” diye cevap vermiştir.Ey Selahaddin! Kudüs’ü kurtarmak için gece gündüz at üstünden inmedin, onun uğruna gülmeyi kendine haram kıldın, günlerce at üstünde namaz kıldın. Ve sonunda Kudüs’ü Haçlılardan temizledin. Heyhat! Senden sonra necis ellerden kurtardığın o kutsal topraklara bir necis el daha uzandı. Bugün Kudüs ve halkı, lanetli Siyonistlerin ayakları altında inlemektedir. Bütün dünya Kutsal topraklara yapılan bu iğrenç saldırılar karşısında sus pus olmuştur. Diğer tarafta perişan haldeki ümmet, param parça olmuş debelenmekte… Parça parça olmuş mazlum ümmettin başındakiler, Kudüs’ten kovduğun Haçlıların çocuklarına muhtaç, aciz ve zavallı… Haçlı devletlerinin yaşam tarzlarını benimsemiş ve bu küfri yaşam biçimlerini Müslüman halklara zorla dayatmaktalar… İslami duyarlılık günden güne kaybolmakta, zavallı ümmet kurtuluş günlerini ve kurtarıcılarını beklemektedir…Kudüs özgürlüğüne kavuşacak günü sabırsızlıkla beklemektedir.Kudüs’ün ve bütün ümmetin esaretten kurtarılacağının habercisidir.
 
 
 
Aziz ve Kutlu şehir Kudüs ve Mescid-i Aksa dolayısıyla Filistin kurtuluş davası, tüm İslam Âleminin davası, sembolü, izzeti ve şerefidir,ama malesef Kudüs yıllardan beridir Yahudi kavminin çirkin emellerini gerçekleştirmek için mazlum Filistin halkını topyekun kıyımdan geçirmeye çalışıyor. ne acıdırki Filistin halkı dünya tarihinde eşine çok az rastlanılan vahametli bir tablo vücuda getiren Siyonist terör devleti ile karşı karşıyadır.medeniyetin beşiği olan kutsal toprakların muhafazasının sadece Filistinliler’in omuzlarına terketmiş durumdayız. Bütün sıkıntılara meşakkatlere ve yapılan onca katliamlara rağmen izzetli ve onurlu duruşundan asla taviz vermeyen bununla beraber o kutsal mekanların muhafazası ve de İslam’ın izzeti için mücadele veren bu uğurda en Azizlerini, Aziz İslam Davası için feda etmekten asla geri durmayan ve İslam Aleminin medarı iftiharı olan Filistinli Müslüman kardeşlerimiz iki milyar İslam Aleminin gözleri önünde insafsızca, gayretsizce yalnızlığa ve çaresizliğe mahkum edilmişlerdir,oysaki Kutlu şehir Kudüs ve Mescid-i Aksa dolayısıyla Filistin kurtuluş davası, tüm İslam Âleminin davası, sembolü, izzeti ve şerefidir.Kudüs davasına bütün dünya Müslümanlarının hep birlikte sahip çıkmaları, Kudüs'ün yeniden hür ve bağımsız kimliğine kavuşabilmesi için yürütülen çabalara etkinliklere yürüyüşlere destek vermeleri gerekir. Aksi takdirde kutsal Kudüs şehrine yönelik görevlerini yerine getirmemiş olurlar.islam düşmanları ne kadar uğraşsalar da bu kutsal şehrin İslâmi kimliğini ortadan kaldıramayacaklardır. Ancak bütün dünya Müslümanlarının Kudüs'e yönelik sinsi oyunlar karşısında oldukça dikkatli ve duyarlı olmaları gerekir. Kudüs sadece Filistinlilerin değil bütün dünya Müslümanlarının ortak bir varlığıdır.siyonistler bu kutsal şehir üzerindeki hakimiyetlerinin kalıcı hale getirilmesi için yoğun bir çaba sarf ediliyor. Bu kutsal şehirle ilgili komployu başlarına geçirecek bir birliktelik lazım meydanları özgür kudus nidalarıyla inletmeliyiz.
 
Kudüs, Müslümanlarındır ve Müslümanların olarak kalacaktır. Zira birçok peygamberin diyarı olan Kudüs, Müslümanların ilk kıblesi ve Peygamberimiz Hazret-i Muhammed sallallahu aleyhi vesellemin miraca çıktığı Kutsi mekândır. Bu itibarla, Kudüs davası, daha açık bir ifadeyle Filistin meselesi, yalnız Filistinlilerin değil, aynı zamanda bütün Müslümanların ortak davasıdır. Artık Müslümanların bunu anlamalarının zamanı gelmiştir. Kâfirlerin güçlü ittifaklar kurup büyük federasyonlar oluşturdukları gibi, Müslümanların da ümmet bilinciyle güçlerini birleştirip küresel bir vahdet oluşturmaları yani İslam birliğini kurmanın zamanı çoktan gelmiştir.Amerika'da, İntiltere'de ve diğer batı ülkelerinde gösteriler tertipleyip polisin karşısına dikilen, bunun için kelepçe ve zincire vurulan ve bu haliyle bile hakkı haykırmaktan vazgeçmeyen şu gençlerden ders alalım biraz, islam için haykıran o gençlerden ders alalım... Kudüs gününü dünyadaki bütün müslümanların,




hatta dünya mustaz'aflarının günü olarak kabul edilmeli ve o hassas noktadan hareketle müstekbirler ve dünyayı sömüren yamyamların karşısına dikilerek mazlumları müstekbirlerin zulümlerinden kurtarıncaya kadar ve kudüs özgürleşinceye kadar mücadeleden vazgeçmemelidirler.Kudüs Günü zulüm altında bulunan milletlerin bu zulme karşılık verme günüdür. Süper güçlere karşı... Mustaz'afların müstekbirlere karşı hazırlanıp teçhizatlanmaları ve onların burunlarını ezmeleri gereken gündür. Münafıklarla gerçek dindarlar arasında fark gözetileceği gündür. Gerçek dindarlar bu günü Kudüs günü bilir ve bu cihette gerekeni yaparlar;Kudüs günü islam günüdür; islamın ihya edilmesi, ona yeniden canlılık kazandırılması gereken gündür; islamı ihya edelim



 

 
Kudüs üzerinde yalnız Yahudiler değil, aynı zamanda Hıristiyanlar da hak iddia ediyorlar. Bir zamanlar Avrupa Hıristiyanları, haçlı seferleriyle bunu başaramadıkları için, şimdi Yahudilerle bunun acısını Müslümanlardan çıkarmaya çalışıyorlar. Ama bilsinler ki, o gün Selahaddin’i Eyyubi’nin karşısında hezimete uğradıkları gibi, şimdiki Selahaddinler de onlara bu geçidi vermeyecektir. Eskide olduğu gibi şimdi de ittifakları işe yaramayacak ve hain emelleri kursaklarında kalacaktır. Zira artık ümmet uyanmış ve her şey gün ışığına çıkmıştır. Siyonistler ve emperyalistler bilsinler ki, biz Müslümanlar tek bir ümmetiz. Allah’ı bir, peygamberi bir, kitabı bir, dini bir ve kıblesi bir olan tek ümmetiz. Ayrı coğrafyalarda yaşıyor olmamız, ayrı bayraklara sahip olmamız ve ayrı ırklara, renklere ve dillere sahip olmamız bizim bir tek ümmet olmamıza engel değildir. Aramızdaki tel örgüler, milli sınırlar bizi birbirimizden koparmamalı, manevi bağlarımızı yok etmemelidir. Bu sebeple bizler, bütün Müslümanları Filistin davasını, bir ümmet davası olarak algılamaya ve oradaki Müslüman kardeşlerimizi gerek maddi ve gerekse manevi olarak var gücümüzle ve olan imkânlarımızla desteklemek tüm kudüs faliyetlerine katılmalı ve sesimiz kudüs teki kardeşlerimize ulaşmalı.
 
ve dualarımızda şu kelimeler dökülmeli Ya Rabbena! Boynu büküklerin, yetimlerin, eli kolu kopmuş çocukların hürmetine, dökülen şehitlerin kanı hürmetine kâfir, zalim ve zorbalara fırsat verme. Onların saflarını ve ittifaklarını boz. Güçlerini darmadağın et. Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberlik şuurunu, kardeşlik ve sorumluluk bilincini pekiştir.Ey Haram beldenin, Kâbe’nin Rabbi olan Allah’ım!  İlk kıblemiz olan esir Mescidi Aksa’nın hürmetine! Filistin’de Siyonizm’in zulmü ve işgali altında inleyen, aç ve susuz bırakılan Filistinli çocuklara, yaşlılara, kadınlara ve güçsüzlere yardım et. Onları İsrail için birer ebabil eyle! Onlara en yakın bir zamanda zafer’i ihsan ederek kalplerini feraha, beldelerini özgürlüğe kavuştur.Ey lütfü ve keremi bol olan Allah’ım! İslam’ı yeryüzüne hâkim kıl, dininin sancağını yücelt, kâfirlerin bayrağını alçalt. Allah’ım! Kendi kahhar isminle Siyonist Yahudileri, emperyalist Amerika’yı ve yerli işbirlikçilerini kahru perişan et.
 
Ey Aziz, Kadir ve Rahim olan Allah’ım Namazda Müslümanların saflarını birleştirdiğin gibi, meydanlarda da yüreklerini ve bileklerini birleştir. Seslerini ve nefeslerini gürleştir. Kendi aralarında sevgi ve muhabbet duygularını güçlendir. Aralarındaki ihtilafları bertaraf ederek zulme ve zorbalığa karşı tek yumruk haline getir.Ey Âlemlerin Rabbi olan Allah’ım! İzzet senindir. Güç, kuvvet kudret senin katındandır. Gücünün hakkı için Dinimizi ve mukaddesatımızı savunan İslam mücahitlerini koru. Allah’ım! Bedir’de Resulün Muhammed aleyhisselama ve onunla birlikte bulunan bir avuç müminlere yardım ettiğin gibi, Gazze’deki mücahitlere de yardımını ve nusretini gönder. Onları kendi katından göndereceğin gaybi ordularınla güçlendir. Zalimlere karşı kalplerine şecaat ve cesaret ver. Hak ve hakikat yolunda ayaklarını sabit kıl. Onları galip ve muzaffer eyle. Şüphesiz ki, duaları işiten ve icabet eden sensin. Âmin! 
 
Allah Tebareke ve Teala'dan İslamı bütün kesimlere ve mustaz'afları müstekbirlere üstün kılmasını dilerim
 
zillet bizden uzaktır.
 
ebuzer çetin</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Kutlu şehir Kudüs kurulduğu günden buyana vahyi, ilahi tebliği ve peygamberlik müessesesini temsil etmiştir. Dolayısıyla burası kurulduğu günden beri bir İslâm şehridir. Çok sayıda peygamber hayatlarının en azından bir bölümünü bu şehirde geçirmiştir. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) de miraca yükseltilirken Kudüs&#8217;e kadar getirilmiş ve oradan göklere çıkarılmıştı. Kudüs bir İslâm şehridir. Çünkü İslâm Yüce Allah&#8217;tan vahiy alan bütün peygamberlerin ortak dinidir. Kudüs de bir peygamberler şehridir. Yüce Allah bu şehrin ve onu saran toprakların kutsal olduğunu İsrâ olayıyla ilgili meşhur âyeti kerimesinde bildirmiştir. Şöyle buyuruyor Yüce Allah: &#8220;Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram&#8217;dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa&#8217;ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir.&#8221; (İsrâ, 17/1)Kudüs; Mescid-i Aksa ve Kubbet-üs Sahra olduğu sürece İslami özelliğini yitirmeyecektir. İsrail bunu bildiği için kazı çalışmalarına başladı. Selvan&#8217;da ve her yerdeki ihlallerle ordu güvenliği altında Yahudiler Kudüs&#8217;e yerleşiyor. Şeref mahallesinde büyük İsrail sinegogu yapıldı. Kudüslü olmayanların Kudüs&#8217;e girmeleri yasaklandı. Düşünün bir yaşlı Müslüman Aksa&#8217;ya girip namazını kılamamaktadır. Burada bir diaspora gerçekleştirildi gerçekleştiriliyor.Kudüs, Selahaddinleri özledi, kendisine özgürlüğü getirecek imânlı yürekleri özledi.</p>
<p>Bu Ümmet bir Selahaddin daha çıkarmaya muktedirdir. Eğer ümmet bu gün böyle bir kahraman ve komutanı çıkaramazsa, Allah’ın takdir ettiği günde, Kudüs’ü kurtarana kadar gülmeyen bir Selahaddin çıkacaktır. Filistin’e, hatta bütün Müslümanlara bir Selahaddin lazım. Selahaddin’i Eyyubi Kudüs’ü Haçlılardan geri almak için namazlarını günlerce at üstünde kılmış, necis ayaklar altında çiğnenen Kudüs’ü nasıl kurtaracağını hep düşünmüş ve Kudüs’ü kurtarıncaya kadar da gülmemiştir. Ona niçin gülmüyorsun diye sorulduğunda: “Kudüs Haçlıların ayakları altında inlerken ben nasıl gülebilirim” diye cevap vermiştir.Ey Selahaddin! Kudüs’ü kurtarmak için gece gündüz at üstünden inmedin, onun uğruna gülmeyi kendine haram kıldın, günlerce at üstünde namaz kıldın. Ve sonunda Kudüs’ü Haçlılardan temizledin. Heyhat! Senden sonra necis ellerden kurtardığın o kutsal topraklara bir necis el daha uzandı. Bugün Kudüs ve halkı, lanetli Siyonistlerin ayakları altında inlemektedir. Bütün dünya Kutsal topraklara yapılan bu iğrenç saldırılar karşısında sus pus olmuştur. Diğer tarafta perişan haldeki ümmet, param parça olmuş debelenmekte… Parça parça olmuş mazlum ümmettin başındakiler, Kudüs’ten kovduğun Haçlıların çocuklarına muhtaç, aciz ve zavallı… Haçlı devletlerinin yaşam tarzlarını benimsemiş ve bu küfri yaşam biçimlerini Müslüman halklara zorla dayatmaktalar… İslami duyarlılık günden güne kaybolmakta, zavallı ümmet kurtuluş günlerini ve kurtarıcılarını beklemektedir…Kudüs özgürlüğüne kavuşacak günü sabırsızlıkla beklemektedir.Kudüs’ün ve bütün ümmetin esaretten kurtarılacağının habercisidir.</p>
<p>Aziz ve Kutlu şehir Kudüs ve Mescid-i Aksa dolayısıyla Filistin kurtuluş davası, tüm İslam Âleminin davası, sembolü, izzeti ve şerefidir,ama malesef Kudüs yıllardan beridir Yahudi kavminin çirkin emellerini gerçekleştirmek için mazlum Filistin halkını topyekun kıyımdan geçirmeye çalışıyor. ne acıdırki Filistin halkı dünya tarihinde eşine çok az rastlanılan vahametli bir tablo vücuda getiren Siyonist terör devleti ile karşı karşıyadır.medeniyetin beşiği olan kutsal toprakların muhafazasının sadece Filistinliler’in omuzlarına terketmiş durumdayız. Bütün sıkıntılara meşakkatlere ve yapılan onca katliamlara rağmen izzetli ve onurlu duruşundan asla taviz vermeyen bununla beraber o kutsal mekanların muhafazası ve de İslam’ın izzeti için mücadele veren bu uğurda en Azizlerini, Aziz İslam Davası için feda etmekten asla geri durmayan ve İslam Aleminin medarı iftiharı olan Filistinli Müslüman kardeşlerimiz iki milyar İslam Aleminin gözleri önünde insafsızca, gayretsizce yalnızlığa ve çaresizliğe mahkum edilmişlerdir,oysaki Kutlu şehir Kudüs ve Mescid-i Aksa dolayısıyla Filistin kurtuluş davası, tüm İslam Âleminin davası, sembolü, izzeti ve şerefidir.Kudüs davasına bütün dünya Müslümanlarının hep birlikte sahip çıkmaları, Kudüs&#8217;ün yeniden hür ve bağımsız kimliğine kavuşabilmesi için yürütülen çabalara etkinliklere yürüyüşlere destek vermeleri gerekir. Aksi takdirde kutsal Kudüs şehrine yönelik görevlerini yerine getirmemiş olurlar.islam düşmanları ne kadar uğraşsalar da bu kutsal şehrin İslâmi kimliğini ortadan kaldıramayacaklardır. Ancak bütün dünya Müslümanlarının Kudüs&#8217;e yönelik sinsi oyunlar karşısında oldukça dikkatli ve duyarlı olmaları gerekir. Kudüs sadece Filistinlilerin değil bütün dünya Müslümanlarının ortak bir varlığıdır.siyonistler bu kutsal şehir üzerindeki hakimiyetlerinin kalıcı hale getirilmesi için yoğun bir çaba sarf ediliyor. Bu kutsal şehirle ilgili komployu başlarına geçirecek bir birliktelik lazım meydanları özgür kudus nidalarıyla inletmeliyiz.</p>
<p>Kudüs, Müslümanlarındır ve Müslümanların olarak kalacaktır. Zira birçok peygamberin diyarı olan Kudüs, Müslümanların ilk kıblesi ve Peygamberimiz Hazret-i Muhammed sallallahu aleyhi vesellemin miraca çıktığı Kutsi mekândır. Bu itibarla, Kudüs davası, daha açık bir ifadeyle Filistin meselesi, yalnız Filistinlilerin değil, aynı zamanda bütün Müslümanların ortak davasıdır. Artık Müslümanların bunu anlamalarının zamanı gelmiştir. Kâfirlerin güçlü ittifaklar kurup büyük federasyonlar oluşturdukları gibi, Müslümanların da ümmet bilinciyle güçlerini birleştirip küresel bir vahdet oluşturmaları yani İslam birliğini kurmanın zamanı çoktan gelmiştir.Amerika&#8217;da, İntiltere&#8217;de ve diğer batı ülkelerinde gösteriler tertipleyip polisin karşısına dikilen, bunun için kelepçe ve zincire vurulan ve bu haliyle bile hakkı haykırmaktan vazgeçmeyen şu gençlerden ders alalım biraz, islam için haykıran o gençlerden ders alalım&#8230; Kudüs gününü dünyadaki bütün müslümanların,</p>
<p>hatta dünya mustaz&#8217;aflarının günü olarak kabul edilmeli ve o hassas noktadan hareketle müstekbirler ve dünyayı sömüren yamyamların karşısına dikilerek mazlumları müstekbirlerin zulümlerinden kurtarıncaya kadar ve kudüs özgürleşinceye kadar mücadeleden vazgeçmemelidirler.Kudüs Günü zulüm altında bulunan milletlerin bu zulme karşılık verme günüdür. Süper güçlere karşı&#8230; Mustaz&#8217;afların müstekbirlere karşı hazırlanıp teçhizatlanmaları ve onların burunlarını ezmeleri gereken gündür. Münafıklarla gerçek dindarlar arasında fark gözetileceği gündür. Gerçek dindarlar bu günü Kudüs günü bilir ve bu cihette gerekeni yaparlar;Kudüs günü islam günüdür; islamın ihya edilmesi, ona yeniden canlılık kazandırılması gereken gündür; islamı ihya edelim</p>
<p>Kudüs üzerinde yalnız Yahudiler değil, aynı zamanda Hıristiyanlar da hak iddia ediyorlar. Bir zamanlar Avrupa Hıristiyanları, haçlı seferleriyle bunu başaramadıkları için, şimdi Yahudilerle bunun acısını Müslümanlardan çıkarmaya çalışıyorlar. Ama bilsinler ki, o gün Selahaddin’i Eyyubi’nin karşısında hezimete uğradıkları gibi, şimdiki Selahaddinler de onlara bu geçidi vermeyecektir. Eskide olduğu gibi şimdi de ittifakları işe yaramayacak ve hain emelleri kursaklarında kalacaktır. Zira artık ümmet uyanmış ve her şey gün ışığına çıkmıştır. Siyonistler ve emperyalistler bilsinler ki, biz Müslümanlar tek bir ümmetiz. Allah’ı bir, peygamberi bir, kitabı bir, dini bir ve kıblesi bir olan tek ümmetiz. Ayrı coğrafyalarda yaşıyor olmamız, ayrı bayraklara sahip olmamız ve ayrı ırklara, renklere ve dillere sahip olmamız bizim bir tek ümmet olmamıza engel değildir. Aramızdaki tel örgüler, milli sınırlar bizi birbirimizden koparmamalı, manevi bağlarımızı yok etmemelidir. Bu sebeple bizler, bütün Müslümanları Filistin davasını, bir ümmet davası olarak algılamaya ve oradaki Müslüman kardeşlerimizi gerek maddi ve gerekse manevi olarak var gücümüzle ve olan imkânlarımızla desteklemek tüm kudüs faliyetlerine katılmalı ve sesimiz kudüs teki kardeşlerimize ulaşmalı.</p>
<p>ve dualarımızda şu kelimeler dökülmeli Ya Rabbena! Boynu büküklerin, yetimlerin, eli kolu kopmuş çocukların hürmetine, dökülen şehitlerin kanı hürmetine kâfir, zalim ve zorbalara fırsat verme. Onların saflarını ve ittifaklarını boz. Güçlerini darmadağın et. Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberlik şuurunu, kardeşlik ve sorumluluk bilincini pekiştir.Ey Haram beldenin, Kâbe’nin Rabbi olan Allah’ım!  İlk kıblemiz olan esir Mescidi Aksa’nın hürmetine! Filistin’de Siyonizm’in zulmü ve işgali altında inleyen, aç ve susuz bırakılan Filistinli çocuklara, yaşlılara, kadınlara ve güçsüzlere yardım et. Onları İsrail için birer ebabil eyle! Onlara en yakın bir zamanda zafer’i ihsan ederek kalplerini feraha, beldelerini özgürlüğe kavuştur.Ey lütfü ve keremi bol olan Allah’ım! İslam’ı yeryüzüne hâkim kıl, dininin sancağını yücelt, kâfirlerin bayrağını alçalt. Allah’ım! Kendi kahhar isminle Siyonist Yahudileri, emperyalist Amerika’yı ve yerli işbirlikçilerini kahru perişan et.</p>
<p>Ey Aziz, Kadir ve Rahim olan Allah’ım Namazda Müslümanların saflarını birleştirdiğin gibi, meydanlarda da yüreklerini ve bileklerini birleştir. Seslerini ve nefeslerini gürleştir. Kendi aralarında sevgi ve muhabbet duygularını güçlendir. Aralarındaki ihtilafları bertaraf ederek zulme ve zorbalığa karşı tek yumruk haline getir.Ey Âlemlerin Rabbi olan Allah’ım! İzzet senindir. Güç, kuvvet kudret senin katındandır. Gücünün hakkı için Dinimizi ve mukaddesatımızı savunan İslam mücahitlerini koru. Allah’ım! Bedir’de Resulün Muhammed aleyhisselama ve onunla birlikte bulunan bir avuç müminlere yardım ettiğin gibi, Gazze’deki mücahitlere de yardımını ve nusretini gönder. Onları kendi katından göndereceğin gaybi ordularınla güçlendir. Zalimlere karşı kalplerine şecaat ve cesaret ver. Hak ve hakikat yolunda ayaklarını sabit kıl. Onları galip ve muzaffer eyle. Şüphesiz ki, duaları işiten ve icabet eden sensin. Âmin! </p>
<p>Allah Tebareke ve Teala&#8217;dan İslamı bütün kesimlere ve mustaz&#8217;afları müstekbirlere üstün kılmasını dilerim</p>
<p>zillet bizden uzaktır.</p>
<p>ebuzer çetin</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hulki Can tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-919</link>
		<dc:creator>Hulki Can</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2009 16:49:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-919</guid>
		<description>İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu soykırım dünyada antisemitizmin hızla gelişmesine yol açacaktır. İsrail süper güç ABD’ye güveniyor. ABD arkamda olduğu müddetçe ben vaat edilen toprakları -daha önce yaptığım gibi- orada yaşayan insanları yok ederek geri alırım ve Üçüncü Tapınağı da Yeruşalim’e inşa ederim, diye düşünüyor.
 
İlk tapınak inşa edildiğinde İsrail’in bir koruyucusu yoktu. Nitekim o zamanki süper güç Babilliler Yeruşalimi ve tapınağı yakıp yıktılar. Çoğu katledildi. Babil’e sürgüne gittiler.  Yüzyıllar sonra süper güç Roma’nın desteğini alan İsrail kralı Herod zamanında İkinci tapınak eskisinden çok daha görkemli şekilde inşa edilip tamamlandı. (MS 30 yılları). 
 
Ancak, İsrailliler  süper güç Roma’ya ayaklanma başlatınca, MS 70 yılında Roma lejyonları Yeruşalimi tekrar yakıp yıktılar. Büyük bir kırım yaşandı. Hayatta kalanlar sürgüne gitti ve tapınaktan geriye bir tek “Ağlama Duvarı” kaldı.
 
Tapınağın olduğu yere Mescidi Aksa ile Kubbetüs Sahra yapıldı. Şimdi İsrail'in nihai hedefi bu yapıları bir bahaneyle yıkarak tekrar oraya üçüncü mabedi inşa etmek.  Böylece “Tapınakçılar”ın masonik hayali de gerçekleşmiş olacak.
 
Buna eskisinden daha çok inanıyorlar ve tüm İsrailli siyasetçiler bundan nemalanmak istiyor. Çünkü bu kez onları koruyan süper bir güç, ve hatta AB ülkeleri de var.  Üçüncü tapınağın yapılmasını hangi güç engelleyebilir ? İran mı?
 
“National Geographic Türkiye” 2008 aralık sayısı  kapak konusu “Kudüs Kutsal Kent Nasıl İnşa Edildi?” bu konuyu gündeme taşımış.  Dergi ekinde sunulan dev resim ve haritada birinci, ikinci tapınağın temsili resimleri, Kudüs’ün bugünkü durumu ve Filistin bölgesi gösteriliyor. Bunlar kamuoyunu hazırlanma, ısındırma ve alıştırma taktikleri. Şöyle yazmışlar:
 
“Ağlama Duvarı her gün Yahudilerle dolup taşıyor. Aralarında, dualarına tapınak restorasyonunu dahil eden siyah giysili Ortodokslar da var.” (s:92)
  
Yani, tapınağın yeniden yapımı söz konusu... Bebek İsa’yı öldürtmek amacıyla Beytlehem’deki tüm yeni doğmuş bebekleri katlettiren İsrail kralı Herod “bu suç konusunda neredeyse kesin olarak masum” diye savunuluyor. (s: 96, 98).  Ama öte yandan “Herod’un zalim ve paranoyak yönünü”nden söz ediliyor.  (s: 102)
 
Fırtına eken kasırga biçer. Yahudiler şunu unutmasın: Her tapınak inşasından sonra başlarına büyük felaketler gelmiştir. Tevrat’ta yazıyor: “Gökler tahtım, yeryüzü ayaklarım altında basamaktır.  Siz bana nasıl bir ev yaparsınız?” 
 
Avrupa’da artık “Yahudilere soykırım yapılmamıştır” demek kanunen suç. Bazı ülkelerde ise “Ermenilere soykırım yapılmamıştır” demek kanunen suç. Ağır para ve hapis cezası var. Bu düşünce yanlış olsa neden bu suç sayılıyor? Yanlış şeyler söyledi diye bir insana ceza verilmez. Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur. O halde, holocaust abartılıyor mu ? Yoksa Avrupa farkına varamadığı bir Ortaçağ karanlığına yeniden mi sürükleniyor. Çünkü Galile zamanında da “dünya yuvarlaktır” demek suçtu.

Bazı tarihçiler ve araştırmacılar soykırım rakamlarının abartıldığı ölen 6 milyon kişinin hepsinin Yahudi olmadığını söylüyor. Ama artık onlar da susacak ya da hapsi boylayacaklar.

Ülkemizde Türk enteligentsia’sı yok ediliyor, sindiriliyor, Ergenekon bahanesiyle evlere baskınlar düzenlenerek, kapılar kırılarak, eşyalar darmadağın edilerek sorgusuz sualsiz insanlar göz altına alınıyor. Amaç, Baykal’ın dediği gibi cumhuriyetle hesaplaşmak, intikam almak olabilir. Ama, bence asıl amaç orduyu darbe yapmaya zorlamak. Bu şekilde demokrasiyi rafa kaldırıp toplumu iyice sindirmek, susturmak, yükselen antisemitizmi bastırmak, ondan sonra da güney komşumuz ABD’nin önderliğinde bir bahaneyle İran’a saldırmak. Çünkü şu an için İsrail için en büyük tehdit İran.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail’in Gazze’de yapmış olduğu soykırım dünyada antisemitizmin hızla gelişmesine yol açacaktır. İsrail süper güç ABD’ye güveniyor. ABD arkamda olduğu müddetçe ben vaat edilen toprakları -daha önce yaptığım gibi- orada yaşayan insanları yok ederek geri alırım ve Üçüncü Tapınağı da Yeruşalim’e inşa ederim, diye düşünüyor.</p>
<p>İlk tapınak inşa edildiğinde İsrail’in bir koruyucusu yoktu. Nitekim o zamanki süper güç Babilliler Yeruşalimi ve tapınağı yakıp yıktılar. Çoğu katledildi. Babil’e sürgüne gittiler.  Yüzyıllar sonra süper güç Roma’nın desteğini alan İsrail kralı Herod zamanında İkinci tapınak eskisinden çok daha görkemli şekilde inşa edilip tamamlandı. (MS 30 yılları). </p>
<p>Ancak, İsrailliler  süper güç Roma’ya ayaklanma başlatınca, MS 70 yılında Roma lejyonları Yeruşalimi tekrar yakıp yıktılar. Büyük bir kırım yaşandı. Hayatta kalanlar sürgüne gitti ve tapınaktan geriye bir tek “Ağlama Duvarı” kaldı.</p>
<p>Tapınağın olduğu yere Mescidi Aksa ile Kubbetüs Sahra yapıldı. Şimdi İsrail&#8217;in nihai hedefi bu yapıları bir bahaneyle yıkarak tekrar oraya üçüncü mabedi inşa etmek.  Böylece “Tapınakçılar”ın masonik hayali de gerçekleşmiş olacak.</p>
<p>Buna eskisinden daha çok inanıyorlar ve tüm İsrailli siyasetçiler bundan nemalanmak istiyor. Çünkü bu kez onları koruyan süper bir güç, ve hatta AB ülkeleri de var.  Üçüncü tapınağın yapılmasını hangi güç engelleyebilir ? İran mı?</p>
<p>“National Geographic Türkiye” 2008 aralık sayısı  kapak konusu “Kudüs Kutsal Kent Nasıl İnşa Edildi?” bu konuyu gündeme taşımış.  Dergi ekinde sunulan dev resim ve haritada birinci, ikinci tapınağın temsili resimleri, Kudüs’ün bugünkü durumu ve Filistin bölgesi gösteriliyor. Bunlar kamuoyunu hazırlanma, ısındırma ve alıştırma taktikleri. Şöyle yazmışlar:</p>
<p>“Ağlama Duvarı her gün Yahudilerle dolup taşıyor. Aralarında, dualarına tapınak restorasyonunu dahil eden siyah giysili Ortodokslar da var.” (s:92)</p>
<p>Yani, tapınağın yeniden yapımı söz konusu&#8230; Bebek İsa’yı öldürtmek amacıyla Beytlehem’deki tüm yeni doğmuş bebekleri katlettiren İsrail kralı Herod “bu suç konusunda neredeyse kesin olarak masum” diye savunuluyor. (s: 96, 98).  Ama öte yandan “Herod’un zalim ve paranoyak yönünü”nden söz ediliyor.  (s: 102)</p>
<p>Fırtına eken kasırga biçer. Yahudiler şunu unutmasın: Her tapınak inşasından sonra başlarına büyük felaketler gelmiştir. Tevrat’ta yazıyor: “Gökler tahtım, yeryüzü ayaklarım altında basamaktır.  Siz bana nasıl bir ev yaparsınız?” </p>
<p>Avrupa’da artık “Yahudilere soykırım yapılmamıştır” demek kanunen suç. Bazı ülkelerde ise “Ermenilere soykırım yapılmamıştır” demek kanunen suç. Ağır para ve hapis cezası var. Bu düşünce yanlış olsa neden bu suç sayılıyor? Yanlış şeyler söyledi diye bir insana ceza verilmez. Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur. O halde, holocaust abartılıyor mu ? Yoksa Avrupa farkına varamadığı bir Ortaçağ karanlığına yeniden mi sürükleniyor. Çünkü Galile zamanında da “dünya yuvarlaktır” demek suçtu.</p>
<p>Bazı tarihçiler ve araştırmacılar soykırım rakamlarının abartıldığı ölen 6 milyon kişinin hepsinin Yahudi olmadığını söylüyor. Ama artık onlar da susacak ya da hapsi boylayacaklar.</p>
<p>Ülkemizde Türk enteligentsia’sı yok ediliyor, sindiriliyor, Ergenekon bahanesiyle evlere baskınlar düzenlenerek, kapılar kırılarak, eşyalar darmadağın edilerek sorgusuz sualsiz insanlar göz altına alınıyor. Amaç, Baykal’ın dediği gibi cumhuriyetle hesaplaşmak, intikam almak olabilir. Ama, bence asıl amaç orduyu darbe yapmaya zorlamak. Bu şekilde demokrasiyi rafa kaldırıp toplumu iyice sindirmek, susturmak, yükselen antisemitizmi bastırmak, ondan sonra da güney komşumuz ABD’nin önderliğinde bir bahaneyle İran’a saldırmak. Çünkü şu an için İsrail için en büyük tehdit İran.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-868</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 13:53:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-868</guid>
		<description>Hulki Bey,

Kuran'ın yahudilere sıkça referans vermesi işte yahudilerin bu yazıda anlattığınız davranışlarını kınamak içindir. Kuran yahudileri tümüyle lanetlemez, bu tarz davranışları ve bunları yapanları lanetler. Bütün yahudilerin kötü olmadığını, iyi yahudilerin olduğunu da belirtir.

Ve bunu yapmakta ne kadar haklı olduğunu bu yazınız bize gösteriyor.

Bu yazınızdan dolayı size antisemitist diyemeyeceğimiz gibi Kuran'a da antisemitist diyemeyiz.

Not: En son yayınlanan &lt;a href="http://www.elestiri.org/antisemitizm-ve-islam/" rel="nofollow"&gt;Antisemitizm ve İslam&lt;/a&gt; yazınızdan dolayı bu notu düştüm.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hulki Bey,</p>
<p>Kuran&#8217;ın yahudilere sıkça referans vermesi işte yahudilerin bu yazıda anlattığınız davranışlarını kınamak içindir. Kuran yahudileri tümüyle lanetlemez, bu tarz davranışları ve bunları yapanları lanetler. Bütün yahudilerin kötü olmadığını, iyi yahudilerin olduğunu da belirtir.</p>
<p>Ve bunu yapmakta ne kadar haklı olduğunu bu yazınız bize gösteriyor.</p>
<p>Bu yazınızdan dolayı size antisemitist diyemeyeceğimiz gibi Kuran&#8217;a da antisemitist diyemeyiz.</p>
<p>Not: En son yayınlanan <a href="http://www.elestiri.org/antisemitizm-ve-islam/" rel="nofollow">Antisemitizm ve İslam</a> yazınızdan dolayı bu notu düştüm.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Guardian tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-120</link>
		<dc:creator>Guardian</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2007 09:37:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-120</guid>
		<description>Öncelikle böyle akıcı bir dilde görüşlerinizi belirterek beni aydınlattığınız için teşekkür ederim.

Konuyu gerçekten çok güzel bağlamışsınız, bulunduğum üniversitede bilinçsiz ilahiyat profesörleri "en az 3 çocuk yapın" gibi insanların özel hayatları konusuna da giren durumlar adına resmen vaaz vereceklerine bu tip derin konulara kafa yormayı zor buluyorlar malesef.

Görsünlerde utansınlar, başka birşey diyemiyorum.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle böyle akıcı bir dilde görüşlerinizi belirterek beni aydınlattığınız için teşekkür ederim.</p>
<p>Konuyu gerçekten çok güzel bağlamışsınız, bulunduğum üniversitede bilinçsiz ilahiyat profesörleri &#8220;en az 3 çocuk yapın&#8221; gibi insanların özel hayatları konusuna da giren durumlar adına resmen vaaz vereceklerine bu tip derin konulara kafa yormayı zor buluyorlar malesef.</p>
<p>Görsünlerde utansınlar, başka birşey diyemiyorum.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yörük tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-117</link>
		<dc:creator>Yörük</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Apr 2007 15:11:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://elestiri.org/tarihteki-ilk-soykirimdan-gunumuze/#comment-117</guid>
		<description>Öncelikle böyle bir konuyu yazmış olmaznıdan çok mutluluk durduğumu bilmenizi isterim, son zamanlarda yahudi düşüncelerini ayrıntılı olarak incelemekte siyonizm, israel, ve yahudilik ile ilgili araştırma yapmaktayım bu yazı benim bilgi haznemi biraz daha geliştirdi.

teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle böyle bir konuyu yazmış olmaznıdan çok mutluluk durduğumu bilmenizi isterim, son zamanlarda yahudi düşüncelerini ayrıntılı olarak incelemekte siyonizm, israel, ve yahudilik ile ilgili araştırma yapmaktayım bu yazı benim bilgi haznemi biraz daha geliştirdi.</p>
<p>teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
