<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Statüko ve Yenilik üzerine yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/</link>
	<description>yaşama dair eleştiriler...</description>
	<pubDate>Wed, 08 Sep 2010 18:36:49 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
		<item>
		<title>ahmet tan yüceller tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/#comment-1519</link>
		<dc:creator>ahmet tan yüceller</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Oct 2009 09:28:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=114#comment-1519</guid>
		<description>Gerici düşünenlere ve ülkeyi geri götürmeye çalışanlara taraf gazetesine tebrikler...
 Biraz düşünebilen herkesin anlayabileceği kadar açık şekilde ordu laiklik Cumhuriyet karşıtı, gerici cemaat zihniyetiz ve inanılmaz Akp taraftarlığınız (adı üstünde taraf gazetesi) için tebrikler! Paranızı nereden aldığınızı düşündükçe,herşey paramı lafını çalışanlarınızın maalesef nefsine yedirme kabiliyetine tebrikler. Memleketi getirmek istediğiniz hali kendinizin bile görememesine tebrikler. 
Cahillik bazen o kadar derin noktaya ulaşır ki, o kişi kendini her konuda haklı görür. Hiçbirşey bilmediği halde kendini öyle zanneder.Gözü kapalı bir kararlılık gösterir . Çalışanlarınızın geldiği tam anlamıyla budur.
Herkes herşeyi yapamaz...Herkes mimarlıktan,estetikten anlamaz, klasik müzik dinleyemez,dinlerken sıkılır...Bunun için okumak lazımdır. Sıkılsanızda klasik müziği dinlemeniz lazımdır. Ancak bu şekilde birşeyler anlaşılabilir, ögrenilebilir.İnsanlar bunun için okurlar eğitim görürler.
Hiçbirşey anlayamadan göremeden ,birşeyleri anladığınızı düşünüp yada düşündürülüp tüm bu öğretilerden uzak yaşamanıza tebrikler.
En büyük sınav suç ve ceza eserindeki gibi vicdandır. Tüm çalışanlarınızında bir vicdanı olduğunu düşünerek. Er ya da geç bu kadar geriden gelmenizi ve ilerlemeye olan karanlık yüzünüzü anlayacağınızı. Tek yönlü taraflı(Gazete dediğiniz yazıların adı) bakış açınızı sebebi her ne olursa olsun, maaş,karnını doyurma  veya her neyse çok geride kaldığınızı aklı başında her insan gibi açıkça görmemi sağladığınız için tebrikler.
Para herşey değildir.Satılmış kişilikler kendilerini sonunda zavallı bir çıkmazda bulurlar.Bu yaş kişiliğin ve insanlığın oturduğu yaştır.Bu yaş herkeste farklıdır kimi için yirmi kimi için 70 olabilir. En erken zamanda bu yaşı tüm çalışanlarınızın ve başınızdaki patronlarınızında dahil ulaşabilmesi dileğiyle. 
Herkes kendini biliyor:) Kendinizi ve bilgisiz insanları daha fazla etkileyip kandırmayın.
Doğru olan şeylerin tarafa ihtiyacı yoktur.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gerici düşünenlere ve ülkeyi geri götürmeye çalışanlara taraf gazetesine tebrikler&#8230;<br />
 Biraz düşünebilen herkesin anlayabileceği kadar açık şekilde ordu laiklik Cumhuriyet karşıtı, gerici cemaat zihniyetiz ve inanılmaz Akp taraftarlığınız (adı üstünde taraf gazetesi) için tebrikler! Paranızı nereden aldığınızı düşündükçe,herşey paramı lafını çalışanlarınızın maalesef nefsine yedirme kabiliyetine tebrikler. Memleketi getirmek istediğiniz hali kendinizin bile görememesine tebrikler.<br />
Cahillik bazen o kadar derin noktaya ulaşır ki, o kişi kendini her konuda haklı görür. Hiçbirşey bilmediği halde kendini öyle zanneder.Gözü kapalı bir kararlılık gösterir . Çalışanlarınızın geldiği tam anlamıyla budur.<br />
Herkes herşeyi yapamaz&#8230;Herkes mimarlıktan,estetikten anlamaz, klasik müzik dinleyemez,dinlerken sıkılır&#8230;Bunun için okumak lazımdır. Sıkılsanızda klasik müziği dinlemeniz lazımdır. Ancak bu şekilde birşeyler anlaşılabilir, ögrenilebilir.İnsanlar bunun için okurlar eğitim görürler.<br />
Hiçbirşey anlayamadan göremeden ,birşeyleri anladığınızı düşünüp yada düşündürülüp tüm bu öğretilerden uzak yaşamanıza tebrikler.<br />
En büyük sınav suç ve ceza eserindeki gibi vicdandır. Tüm çalışanlarınızında bir vicdanı olduğunu düşünerek. Er ya da geç bu kadar geriden gelmenizi ve ilerlemeye olan karanlık yüzünüzü anlayacağınızı. Tek yönlü taraflı(Gazete dediğiniz yazıların adı) bakış açınızı sebebi her ne olursa olsun, maaş,karnını doyurma  veya her neyse çok geride kaldığınızı aklı başında her insan gibi açıkça görmemi sağladığınız için tebrikler.<br />
Para herşey değildir.Satılmış kişilikler kendilerini sonunda zavallı bir çıkmazda bulurlar.Bu yaş kişiliğin ve insanlığın oturduğu yaştır.Bu yaş herkeste farklıdır kimi için yirmi kimi için 70 olabilir. En erken zamanda bu yaşı tüm çalışanlarınızın ve başınızdaki patronlarınızında dahil ulaşabilmesi dileğiyle.<br />
Herkes kendini biliyor:) Kendinizi ve bilgisiz insanları daha fazla etkileyip kandırmayın.<br />
Doğru olan şeylerin tarafa ihtiyacı yoktur.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/#comment-1455</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 05:14:14 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=114#comment-1455</guid>
		<description>İslam dininin ipliğini pazara çıkarmak??? Fikirlerin ipliği pazara çıkarılmaz Gülden hanım, pratiklerin, insanların uygulamalarının ipliği pazara çıkartılabilir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İslam dininin ipliğini pazara çıkarmak??? Fikirlerin ipliği pazara çıkarılmaz Gülden hanım, pratiklerin, insanların uygulamalarının ipliği pazara çıkartılabilir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>gülden tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/#comment-1373</link>
		<dc:creator>gülden</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 18:02:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=114#comment-1373</guid>
		<description>şimdi ben islam dininin ipliğini pazara çıkarsam ben yenilikçi siz statükocu olursunuz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>şimdi ben islam dininin ipliğini pazara çıkarsam ben yenilikçi siz statükocu olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/#comment-909</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Jan 2009 14:44:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=114#comment-909</guid>
		<description>Erhan Bey,

Sizin ve benzerlerinizin en önemli problemi "sürekli karşınızdakini tanımlamaya çalışmanız"dır. Başını örten kızın bunu kendi hür iradesiyle yaptığını kabul etmiyorsunuz. Ama o kızı da dinlemiyorsunuz. Kızcağız ben bunun dinimin emri olduğuna inanıyorum diyor, onun bu inancını yasaklamaya ne hakkınız var?

İkincisi "çağdaş yaşam" dediğiniz şey. Bu nedir Allah aşkına? Laikçi çevrelerde artık din gibi birşey oldu bu. Hepimiz aynı çağda yaşıyoruz. Siz hangi çağda yaşıyorsunuz? Bu çağda yaşayan insanların kimi ateist, kimi türbanlı, kimi eşcinsel, kimi satanist. Demokrasi bu insanların özgürce birarada yaşamasının teminatıdır. Çağdaş yaşam ise "hayır" diyor "türbanlılar bu çağda yaşayamaz, üniversite gibi çağdam yaşam'ın mabedlerine girmeleri dahi kabul edilemez!" Bu sizin "çağdam yaşam" isimli dininiz gördüğüm en bağnaz din. Diğer dinler farklı inançlara müsamaha gösterirken, çağdaş yaşam dini direk yasaklamayı tercih ediyor.

Bu bağnaz dinin ne laiklikle ne demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Kemalizmle ilgili olabilir ancak. Atatürk'ten değil CHP kemalizminden bahsediyorum.

&lt;blockquote&gt;Butun bunlarin isiginda kavramlar soyut olarak degil, kabaca - yukarida yapildigi gibi- icleri doldurularak, anlamlariyla birlikte degerlendirildiginde, neyin tarafinda olmak statukoculuk, neyin tarafin tarafinda olmak yenilikcilik anlamina gelir daha kolay anlasilacaktir.&lt;/blockquote&gt;

Sizin "çağdam yaşam" kavramınızdan daha soyut ne olabilir?

Çağdaş yaşamcı kemalistler şu an çağın en gerisinde kalmış insanlardır. Birincisi dayatmacıdırlar. Kendi dünya görüşünü zorla benimsetmeye çalışırlar. Modern dünyada bu en büyük gerilik sebebi sayılır. İkincisi ne ekonomide, ne kültürde hiç bir faaliyetleri yoktur. Ekonomileri bürokrasi ile gelen hazır yemecilik, kültürleri hakaretamiz proogandalardan ibarettir. Mesela gerici olarak gördükleri küfretmeden duramadıkları Gülen Hareketi dünyanın dört bir tarafına okullar açarken, dünya çapında oluşturduğu ekonomi dinamiğini Anodolu esnafının istifadesine sunup onları küresel oyuncu haline getirirken kemalistler bu konularda çok aciz, çaresiz kalmışlardır.

Görünen köy kılavuz istemez. Bu gidişle Kemalizm çağdaş yaşam gibi tabularıyla birlikte tarihin karanlıklarına gömülecektir. Atatürk için de en hayırlı şey bu olacaktır. Can Dündar'ın belgeseli de Atatürk'ü kemalistlerin tekelinden kurtarmak için yapılmadı mı?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Erhan Bey,</p>
<p>Sizin ve benzerlerinizin en önemli problemi &#8220;sürekli karşınızdakini tanımlamaya çalışmanız&#8221;dır. Başını örten kızın bunu kendi hür iradesiyle yaptığını kabul etmiyorsunuz. Ama o kızı da dinlemiyorsunuz. Kızcağız ben bunun dinimin emri olduğuna inanıyorum diyor, onun bu inancını yasaklamaya ne hakkınız var?</p>
<p>İkincisi &#8220;çağdaş yaşam&#8221; dediğiniz şey. Bu nedir Allah aşkına? Laikçi çevrelerde artık din gibi birşey oldu bu. Hepimiz aynı çağda yaşıyoruz. Siz hangi çağda yaşıyorsunuz? Bu çağda yaşayan insanların kimi ateist, kimi türbanlı, kimi eşcinsel, kimi satanist. Demokrasi bu insanların özgürce birarada yaşamasının teminatıdır. Çağdaş yaşam ise &#8220;hayır&#8221; diyor &#8220;türbanlılar bu çağda yaşayamaz, üniversite gibi çağdam yaşam&#8217;ın mabedlerine girmeleri dahi kabul edilemez!&#8221; Bu sizin &#8220;çağdam yaşam&#8221; isimli dininiz gördüğüm en bağnaz din. Diğer dinler farklı inançlara müsamaha gösterirken, çağdaş yaşam dini direk yasaklamayı tercih ediyor.</p>
<p>Bu bağnaz dinin ne laiklikle ne demokrasiyle hiçbir ilgisi yoktur. Kemalizmle ilgili olabilir ancak. Atatürk&#8217;ten değil CHP kemalizminden bahsediyorum.</p>
<blockquote><p>Butun bunlarin isiginda kavramlar soyut olarak degil, kabaca - yukarida yapildigi gibi- icleri doldurularak, anlamlariyla birlikte degerlendirildiginde, neyin tarafinda olmak statukoculuk, neyin tarafin tarafinda olmak yenilikcilik anlamina gelir daha kolay anlasilacaktir.</p></blockquote>
<p>Sizin &#8220;çağdam yaşam&#8221; kavramınızdan daha soyut ne olabilir?</p>
<p>Çağdaş yaşamcı kemalistler şu an çağın en gerisinde kalmış insanlardır. Birincisi dayatmacıdırlar. Kendi dünya görüşünü zorla benimsetmeye çalışırlar. Modern dünyada bu en büyük gerilik sebebi sayılır. İkincisi ne ekonomide, ne kültürde hiç bir faaliyetleri yoktur. Ekonomileri bürokrasi ile gelen hazır yemecilik, kültürleri hakaretamiz proogandalardan ibarettir. Mesela gerici olarak gördükleri küfretmeden duramadıkları Gülen Hareketi dünyanın dört bir tarafına okullar açarken, dünya çapında oluşturduğu ekonomi dinamiğini Anodolu esnafının istifadesine sunup onları küresel oyuncu haline getirirken kemalistler bu konularda çok aciz, çaresiz kalmışlardır.</p>
<p>Görünen köy kılavuz istemez. Bu gidişle Kemalizm çağdaş yaşam gibi tabularıyla birlikte tarihin karanlıklarına gömülecektir. Atatürk için de en hayırlı şey bu olacaktır. Can Dündar&#8217;ın belgeseli de Atatürk&#8217;ü kemalistlerin tekelinden kurtarmak için yapılmadı mı?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Erhan Gocmen tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/#comment-901</link>
		<dc:creator>Erhan Gocmen</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 11:35:35 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=114#comment-901</guid>
		<description>Statuko - Yenilikcilik celiskisi turban meselesi,Laiklik ve Ataturk ekseninde degerlendirilmis.Turbanin kamusal alanda yasaklanmasina, laiklige ve Ataturkculuk' e taraf olanlar statukocu; bunun tersi tavir alanlar da yenilikci kabul edilmis.

Kavramlari soyut varliklari uzerinden degerledirdigimizde cikarilan sonuclar da soyut kalir ve kafa karistirir.

Turban meselesinin ozunde soz konusu olan kadinin basini kapatmasidir.Bir cinsin, cinsiyle alakali bir uzvunun, saclarinin mesela, kapatilmasi...Bildigim kadariyla bu dinsel bir dogmadir, dayatmadir."Din kapanmayi emreder." Erkek kapanmaz ornegin.Bu bir esitsizliktir ve esitligin olmadigi yerde ozgurluk gecerli olamaz! Kadinin erkek karsisinda adaletsizce, cinsiyet ayrimciligina maruz kalarak kapanmasidir soz konusu olan. Ben "yenilikciligin" ya da "ozgurlugun" bunun neresinde oldugunu gercekten merak ediyorum.

Laiklik,demokrasi gibi, cagimizda modern yasamin olmazsa olmazlarindan biridir.Bu evrensel bir doktrindir fakat yerel baglamda her ulkede farkli uygulamalari olmasi normaldir. Cagdas ulkelerde, cagdas yasami ayakta tutabilmek, surdurebilmek icin kurallar olmasi kacinilmazdir.Bu kurallar cagdas yasamin yasanabilmesi icin olmazsa olmazdir ve cagdas yasamin kendisini koruyabilmesi icin uretilmislerdir. Cagdas yasam, insanin yasamini yasanabilir kilmasi, yasam standardinin surekli yukseltilmesi, bilim, teknoloji gibi konulari da kapsayan cok genis anlamli bir kavramdir. Kendi icinde surekli yeniligi zaten dogasi geregi barindirir.Gorulecegi uzere cagdas yasamin, onun temel unsurlarindan biri olan laikligin tarafi olmak statukoculuk degil tam tersi yenilikciligin taraftari olmak demektir.

Yukarida bahsettigim gibi cagdas yasam evrensel bir konu olmakla birlikte yerel doktrinleri vardir. Ataturkculuk de ogretileri ve doktrinleriyle ( halkcilik, cagdaslik, sosyal devlet vs  gibi)  cagdas yasamin yerel yansimalarindan biridir. Laiklik ile ilgili yukarida yapilan yorumlarin tamami Ataturkculuk icin de gecerlidir.

Butun bunlarin isiginda kavramlar soyut olarak degil, kabaca - yukarida yapildigi gibi- icleri doldurularak, anlamlariyla birlikte degerlendirildiginde, neyin tarafinda olmak statukoculuk, neyin tarafin tarafinda olmak yenilikcilik anlamina gelir daha kolay anlasilacaktir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Statuko - Yenilikcilik celiskisi turban meselesi,Laiklik ve Ataturk ekseninde degerlendirilmis.Turbanin kamusal alanda yasaklanmasina, laiklige ve Ataturkculuk&#8217; e taraf olanlar statukocu; bunun tersi tavir alanlar da yenilikci kabul edilmis.</p>
<p>Kavramlari soyut varliklari uzerinden degerledirdigimizde cikarilan sonuclar da soyut kalir ve kafa karistirir.</p>
<p>Turban meselesinin ozunde soz konusu olan kadinin basini kapatmasidir.Bir cinsin, cinsiyle alakali bir uzvunun, saclarinin mesela, kapatilmasi&#8230;Bildigim kadariyla bu dinsel bir dogmadir, dayatmadir.&#8221;Din kapanmayi emreder.&#8221; Erkek kapanmaz ornegin.Bu bir esitsizliktir ve esitligin olmadigi yerde ozgurluk gecerli olamaz! Kadinin erkek karsisinda adaletsizce, cinsiyet ayrimciligina maruz kalarak kapanmasidir soz konusu olan. Ben &#8220;yenilikciligin&#8221; ya da &#8220;ozgurlugun&#8221; bunun neresinde oldugunu gercekten merak ediyorum.</p>
<p>Laiklik,demokrasi gibi, cagimizda modern yasamin olmazsa olmazlarindan biridir.Bu evrensel bir doktrindir fakat yerel baglamda her ulkede farkli uygulamalari olmasi normaldir. Cagdas ulkelerde, cagdas yasami ayakta tutabilmek, surdurebilmek icin kurallar olmasi kacinilmazdir.Bu kurallar cagdas yasamin yasanabilmesi icin olmazsa olmazdir ve cagdas yasamin kendisini koruyabilmesi icin uretilmislerdir. Cagdas yasam, insanin yasamini yasanabilir kilmasi, yasam standardinin surekli yukseltilmesi, bilim, teknoloji gibi konulari da kapsayan cok genis anlamli bir kavramdir. Kendi icinde surekli yeniligi zaten dogasi geregi barindirir.Gorulecegi uzere cagdas yasamin, onun temel unsurlarindan biri olan laikligin tarafi olmak statukoculuk degil tam tersi yenilikciligin taraftari olmak demektir.</p>
<p>Yukarida bahsettigim gibi cagdas yasam evrensel bir konu olmakla birlikte yerel doktrinleri vardir. Ataturkculuk de ogretileri ve doktrinleriyle ( halkcilik, cagdaslik, sosyal devlet vs  gibi)  cagdas yasamin yerel yansimalarindan biridir. Laiklik ile ilgili yukarida yapilan yorumlarin tamami Ataturkculuk icin de gecerlidir.</p>
<p>Butun bunlarin isiginda kavramlar soyut olarak degil, kabaca - yukarida yapildigi gibi- icleri doldurularak, anlamlariyla birlikte degerlendirildiginde, neyin tarafinda olmak statukoculuk, neyin tarafin tarafinda olmak yenilikcilik anlamina gelir daha kolay anlasilacaktir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/#comment-804</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2008 10:14:43 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=114#comment-804</guid>
		<description>Volkan Bey,

&lt;blockquote&gt;Karşınızdakinin hakkını verdiğiniz zaman yenilikçi olursunuz. O zamana kadar “mevcut durum”da devam.&lt;/blockquote&gt;

Goethe'yi anlıyorum ama siz "karşınızdakinin hakkı" derken neyi kastettiniz anlamadım. "Bu ülkede hakkı yenen insanlar var, bu zavallılar işte şu gariban statükocular" mı demek istiyorsunuz? Yapmayın Allah aşkına.. Sizin onlardan biri olmadığınızdan eminim, o yüzden lütfen bana onları savunmayın.

Ha eğer babanız ya da siz Ata mirası İş Bankası'nda çalışıyorsanız, benzerlerinizden on kat daha iyi maaşınız varsa, hatta hiç çalışmadan ay sonu bankadan maaşını çekebilen imtiyazlılardansanız o zaman statükoyu savunun dilediğiniz kadar.

Liberal düşünceler (minimalist devlet, serbest piyasa, rekabet) sadece "mevcut durum"dan memnun olanları korkutur. Mesela CHP çevresi genellikle memur ve bürokrattır. Tek Parti dönemi onların babalarına bu imtiyazı vermiştir. O yüzden ölümüne CHPlidirler. Statükodan fevkalade memnundurlar, kılına zarar gelmesine razı olmazlar.

Statüko aslında genel olarak DEMOKRASİden korkar. Çünkü tüm yeni fikirlere bağrını açan rekabet hakkı tanıyan sistem demokrasidir. CHP'nin altı oku arasında demokrasinin olmaması da bu bağlamda çok manidardır.

Statüko'dan hiç bir menfaati olmamasına rağmen statükoyu savunanların derdi "korkutulmuşlardır ve kandırılmış" olmalarıdır. Neyle korkutulurlar? Bildiniz, irtica ile vatanın bölüneceği tehlikesiyle, vs vs.. Peki kim korkutur bunları? Yine bildiniz, statükoyu savunanlar elbet. Mesela Cumhuriyet Gazetesi manşet atar "Tehlikenin farkında mısınız" diye. Ne tehlikesi Allah aşkına ya? Daha dün Cumh. Bayramı kutlamalarını izledim. Havayi fişekler, muazzam bir kalabalık, ıslıklar, alkışlar.. Müthiş bir organizasyon.. Hiç Cumh. Bayramının böyle kutlandığı bir ülkede Cumhuriyet tehlikede olur mu? Bu nasıl bir idraksizliktir.. Ne kolay bir aldanmadır anlamak mümkün değil.

Vazgeçtim daha uzatmıyorum lafı..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Volkan Bey,</p>
<blockquote><p>Karşınızdakinin hakkını verdiğiniz zaman yenilikçi olursunuz. O zamana kadar “mevcut durum”da devam.</p></blockquote>
<p>Goethe&#8217;yi anlıyorum ama siz &#8220;karşınızdakinin hakkı&#8221; derken neyi kastettiniz anlamadım. &#8220;Bu ülkede hakkı yenen insanlar var, bu zavallılar işte şu gariban statükocular&#8221; mı demek istiyorsunuz? Yapmayın Allah aşkına.. Sizin onlardan biri olmadığınızdan eminim, o yüzden lütfen bana onları savunmayın.</p>
<p>Ha eğer babanız ya da siz Ata mirası İş Bankası&#8217;nda çalışıyorsanız, benzerlerinizden on kat daha iyi maaşınız varsa, hatta hiç çalışmadan ay sonu bankadan maaşını çekebilen imtiyazlılardansanız o zaman statükoyu savunun dilediğiniz kadar.</p>
<p>Liberal düşünceler (minimalist devlet, serbest piyasa, rekabet) sadece &#8220;mevcut durum&#8221;dan memnun olanları korkutur. Mesela CHP çevresi genellikle memur ve bürokrattır. Tek Parti dönemi onların babalarına bu imtiyazı vermiştir. O yüzden ölümüne CHPlidirler. Statükodan fevkalade memnundurlar, kılına zarar gelmesine razı olmazlar.</p>
<p>Statüko aslında genel olarak DEMOKRASİden korkar. Çünkü tüm yeni fikirlere bağrını açan rekabet hakkı tanıyan sistem demokrasidir. CHP&#8217;nin altı oku arasında demokrasinin olmaması da bu bağlamda çok manidardır.</p>
<p>Statüko&#8217;dan hiç bir menfaati olmamasına rağmen statükoyu savunanların derdi &#8220;korkutulmuşlardır ve kandırılmış&#8221; olmalarıdır. Neyle korkutulurlar? Bildiniz, irtica ile vatanın bölüneceği tehlikesiyle, vs vs.. Peki kim korkutur bunları? Yine bildiniz, statükoyu savunanlar elbet. Mesela Cumhuriyet Gazetesi manşet atar &#8220;Tehlikenin farkında mısınız&#8221; diye. Ne tehlikesi Allah aşkına ya? Daha dün Cumh. Bayramı kutlamalarını izledim. Havayi fişekler, muazzam bir kalabalık, ıslıklar, alkışlar.. Müthiş bir organizasyon.. Hiç Cumh. Bayramının böyle kutlandığı bir ülkede Cumhuriyet tehlikede olur mu? Bu nasıl bir idraksizliktir.. Ne kolay bir aldanmadır anlamak mümkün değil.</p>
<p>Vazgeçtim daha uzatmıyorum lafı..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Volkan Çınar tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/statuko-ve-yenilik-uzerine/#comment-782</link>
		<dc:creator>Volkan Çınar</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2008 10:11:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=114#comment-782</guid>
		<description>Yenilikçi olarak anlattığınız olayların tümü aslında "çıkarcılık" meselesinden başka bir şey değil. Tıpkı R.T.Erdoğan'ın zamanında demokrasiyi bir tren olarak gördüğü gibi sizde işinize gelen şeyleri çekip ismine yenilikçilik diyorsunuz. Tıpkı yüz yıllardır liberallerin muhafazakarlık ve sosyalizmi harmanyalıp çıkarları söz konusu olunca özgürlükçü olması gibi.

Goethe'nin şöyle bir sözü var;

"Hakiki liberallik, karşındakinin hakkını vermektir."

Karşınızdakinin hakkını verdiğiniz zaman yenilikçi olursunuz. O zamana kadar "mevcut durum"da devam.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yenilikçi olarak anlattığınız olayların tümü aslında &#8220;çıkarcılık&#8221; meselesinden başka bir şey değil. Tıpkı R.T.Erdoğan&#8217;ın zamanında demokrasiyi bir tren olarak gördüğü gibi sizde işinize gelen şeyleri çekip ismine yenilikçilik diyorsunuz. Tıpkı yüz yıllardır liberallerin muhafazakarlık ve sosyalizmi harmanyalıp çıkarları söz konusu olunca özgürlükçü olması gibi.</p>
<p>Goethe&#8217;nin şöyle bir sözü var;</p>
<p>&#8220;Hakiki liberallik, karşındakinin hakkını vermektir.&#8221;</p>
<p>Karşınızdakinin hakkını verdiğiniz zaman yenilikçi olursunuz. O zamana kadar &#8220;mevcut durum&#8221;da devam.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
