Ana Sayfa » Kitap ve Yazın

“Saman Sarısı” ve “Seyretmek”

3 Eylül 2010 Görüş Yok Eleştİrmen: fatma kahraman

Nazım Hikmet’in “Saman Sarısı” şiiri 1961 yılında uzun bir tren seyri sırasında yazılmıştır. Tematik olarak tren yolculuğu ve aynı anda şairin yaşadığı zihinsel yolculuğun anlatıldığı şiirde konu kadar konuyu yansıtmada seçilen sözcükler ve yarattıkları çağrışımlar da tek tek önem kazanır. Özellikle “ ….bu kitabı dükkânında satanlar para verip / alanlar alıp da seyredenler …” dizelerinde geçen “seyretmek” sözcüğü izlemek anlamına gelebileceği gibi şiirle ilintili birden çok anlamda da kullanılmış olabilir. Bu bağlamda, “seyretmek” sözcüğünün seçilmesinin nedeni bu sözcüğün okurda yarattığı farklı çağrışımlardır.

Tüm şiir boyunca adeta trenin seyrini takip eden okuyucu için “seyretmek” sözünün yarattığı ilk çağrışım güzargahtır. “seher vakti habersizce girdi gara ekspres / habersizce usulcacık çıktı gardan ekspres” dizeleriyle başlayan şiirin bağlamı tren yolculuğudur. Tren yolculuğu öğeleri olan kompartmanların, yataklı vagonların, ranzalarn, yolcuların hepsi şiirde mevcuttur. Trendeki ranzalardan birinde uyuyan bir kadından söz edilir. Trenin geçtiği Varşova- Krakof- Pırağ- Moskova- Paris şehirlerinde şiir öznesi bu kadınla bulunur, onu kaybeder ve tekrar bulur. Aynı zamanda şehirlerdeki anılarını hatırlar ve dönem hakkında bilgi verir. Trenin Pırağ’a girmesiyle bomboş bir şehir halinde Pırağ’dan; savaş halindeki Moskova’dan, ilk ve son nişanını aldığı Lehistan’dan, Berlin’den söz eder. Aslında, geçmişi ve şimdiki zamanıyla ilgili hatırladığı tüm olaylar, sevdiği kadınlayken, onu kaybederken ve bulurken daima trendedir. Şiir boyunca biçimsel olarak da hiçbir noktalama işaretinin olmayıp, şiirin sonunda, yani yolculuğun da sonu sayılabilecek noktada tek bir virgül ve ardından noktanın konulmuş olması, olağan bir hızla raylarda kayan bir trenin ağırlaşarak durması hissi uyandırır.

Seyir” kelimesinin bir başka çağrışımı da “düş” tür. “Saman Sarısı” şiiri de ciddi politik meselelerin yanında pek çok düşsel öğeyi barındırdığından okurken düşlemeyi yani şiiri “seyretmeyi” gerektirir. Mavi kirpikler, zamanın altın tozları, masaya yerleştirilen ayrılık, çizmelerinden korkuları belli olan başsız askerler, bir gölün dibinde gümüş kakma bir sandıkta, camdan kuşların arasında uyuyan genç kadın görsel imgelemyle yaratılmış düşsel öğelere bazı örnekler olarak gösterilebilir.

sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin/ 1961 yazı ortalarında Küba’nın resmini yapabilir misin/çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının esmini yapabilir misin üstat /yazık yazık Havana’da bu sabah doğmak varmışın resmini yapabilir misin”

dizelerinde şiir öznesi somut tasviri mümkün olmayan soyut duyguların resminin yapılmasını isterken adeta şiiri resmetmiştir. Bu düşsel öğeler şiiri salt okunacak bir metin olmaktan çıkarıp “seyredilecek” bir resme dönüştürür.

Seyir kelimesinin “güzergah” ve “düş” çağrışımlarınadn başka “izlemek” anlamı da vardır. Şair kırk yıl önce bulunduğu Stırasnoy Manastırı’nın civarından geçerken gençliğini hatırlar. Ancak, bunu okuyucuya gerçeküstü bir ifadeyle 19 yaşındaki haliyle karşılaştığını söyleyerek aktarır.

birbirimizi birden tanıdık / oysa birbirimizin yüzünü görmüşlüğümüz yoktu fotoğraflarımızı bile /ama yine de birbirimizi birden tanıdık şaşmadık el sıkışmak istedik /ama ellerimiz birbirine dokunamıyor aramızda kırk yıllık zaman duruyor”

Kendisini kendisinden ayrı biriymiş gibi izler: “ve haberi yok başına geleceklerin hiçbirinden / onun başına gelecekleri bir ben biliyorum” Bu noktada, kendisi de şiiri anlatıcı değil şair olarak seyreder. Dolayısıyla şairin kendi gençliğini seyretmesi, “şiiri seyretmek” sözlerine doğrudan doğruya “izlemek” çağrışımını yükler.

Anlaşılacağı gibi, düz yazıdan farklı olarak daha yoğun şekilde yazılan şiirlerde bir sözcük birden çok anlamı çağrıştıracak hatta şiiri özetleyecek şekilde kullanılmış olabilir. Nazım Hikmet’in “Saman Sarısı” şiirinde olduğu gibi başka şiirlerinde de (örnek: Dört Güvercin) değindiği hapishane ve sürgünlerle dolu özyaşam öyküsünden anlaşılacağı gibi “seyir etmek” şairi için önemli bir sözcüktür ve değişik anlamalarla şiirlerine de yansır.

fatma kahraman

Görüş belirtin!

Aşağıdaki form ile bu eleştiri hakkındaki görüşlerinizi belirtebilir ya da kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Ayrıca yorumlara RSS ile abone olabilirsiniz.

Yaptığınız görüşün sadece sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın.

Görüş bildirirken şu etiketlerden faydalanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>