Temiz yüreklerindeki şiir aşklarını Welton akademisinin “disiplin”, “onur”, “yetkinlik” ve “gelenek” katı sınırlarına sığdıramayanlar. Sıkıcı hayatlarının, ailelerin çizdiği sınırları her farkına varışlarında ve uyanışlarında sürüye katılmaları için dürtüldüler. Çizilen hayatlarda insan olarak devam etmeyi gösteren işaretler kalmamıştır, seçimler, duygular. Hiçbiri! Onur salonunda, 1800de Welton’ın öğrencilerinde kendilerini gördüler, yüzlerindeki ifadenin, gözlerideki ışığın kendilerinden farklı olmadığını. Bu ilk çarpıştı sınırların cam duvarlarına çünkü artık kaptan Keating vardı hayatlarında ve her soluk alışı “carpe diem” diye tokatlıyordu yedi genci. Todd’un bahçede kıpkırmızı güneşe “ne kadar da geniş” deyip imrenmesi fakat etrafına bir kez …
“Sivas Katliamı veya Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin kuşatılıp yakılması ve dolayısıyla şehirde bulunan 33 Alevi yazar, ozan ve aydının yakılarak katledilmesi ve oteli ateşe verenlerden de ikisinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olaylar zinciridir.
Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün de Pir Sultan Abdal’ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülmüştü. Bu kapsamda pek çok aydının yanı sıra Aziz Nesin bu etkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin’in özel davetlisi olarak bu kente gelmişti.”
Türkiye’nin gündemini son günlerde yine türban tartışması meşgul etmeye başladı. Kendi adıma bu tartışmalar beni ilgilendirmiyor. İşsizlik, eğitim hatta açlık gibi sorunları olan ülkemizde türban meselesi bu ülkede öncelik olmamalı. Bu eleştiride bahsedeceğim olay ise tüm bu tartışmalar arasında gördüğüm bir kareyle alakalı. Bildiğiniz üzere “türban özgürlüğü“ için onlarca kişi çeşitli eylemler yaptı. Genelde türban takan kadınlardan oluşan eylemciler arasında genç kızlar hatta çocuklar vardı.
Dünya’nın en büyük video paylaşım sitesi Youtube mâlumunuz olduğu üzere ülkemizde 3-4 haftalık periyotlarla yasaklanmakta. İlk yasak 2007 yılının başlarında “Atatürk’e hakaret” gerekçesiyle gelmişti. Türkiye’de ve Dünya’da büyük ses getiren bu yasak dış basında ülkemizin “yasakçı” ülkeler arasına girdiğini lanse ederken yasağı savunanların ortak fikri “Youtube Türkiye üzerinden dünyanın parasını kazanıyor eğer bizim dediğimizi yapmazsa yasaklarız.” idi.
Fakat yasakların sayısı gitgide arttıkça artık bu fikir tamamen ortadan kalktı ve iş bilmez insanların Ulaştırma Bakanlığı ve Telekomünikasyon Kurumu’nun başında olduğu açıkça ortaya çıktı. İlk olarak yeni bilişim yasasıyla gelen “Atatürk’e hakaret” suçu tartışma konusu. …
Modern ”thriller - gerilim” tarzı romanların günümüzde ki en büyük ustalarındandır bence. Grange’ın gerilim ve macera romanlarında üstün hayal gücünün ve bu hayal gücünün yanında araştırma tutkusu eserlerinde yüksek dozlarda görülmektedir. Hayal gücü ve araştırma tutkusunun içinde hele birde bilimsel öğeleri serpiştirdiği zaman işte ozaman mükemmel eserler ortaya çıkıyor.
Fransız yazar, romanlarında mekan olarak genelde Fransa’yı seçiyor. Paris gibi ünlü metropollerin yanında Mağrip’li insanların yaşadığı kenar mahalle ve sanayi kentlerinide eserlerinde mekan olarak kullanıyor. Romanlarında kreatif modeller işliyor. Farklı uluslardan insanlarıda entegre ettiği romanlarındaki karekterler okuyucuda büyük bir gizem uyandırıyor.