Ana Sayfa » Arşiv

Sinema ve TV kategorisindeki eleştiri yazıları

Sinema ve TV »

[21 Tem 2010 | Görüş Yapılmamış | Eleştiren: osmantatli ]

DERS BİTTİ, HAYATA DEVAM

Çocukluk gözüyle hayatı ve büyüklerin dünyasını tanımlamak ve anlamak yetersiz olsa da büyüklerin bakış açısına göre daha doğal ve objektif olabilmektedir. Çocukluk da kendi içinde öznel tutumlar içermektedir. Dolaysıyla çocukluk dönemi, tamamen masumiyet taşımasa da büyüklerin dünyasıyla karşılaştırıldığında daha doğal durmaktadır.

Çocukluk demek büyüklere ve koşullara tabii olmak demektir. Büyükler için çocuk olmak bir şey bilmemek, anlamamak ve becerisizlik demektir. Çocuğun kendini ortaya koyma yetersizliği, büyüklerin bilmişliği kararların çoğu kere yanlış verilmesi demektir. Büyükler hayatın acımasızlığını görmüş ve yaşamaya devam eden taraftır. Çocukluk ise hayatın masum tarafındadır ve …

Headline, Sinema ve TV »

[30 Tem 2008 | 5 Görüş | Eleştiren: Julide Gülen ]
Ölü Ozanlar Derneği Üzerine

Temiz yüreklerindeki şiir aşklarını Welton akademisinin “disiplin”, “onur”, “yetkinlik” ve “gelenek” katı sınırlarına sığdıramayanlar. Sıkıcı hayatlarının, ailelerin çizdiği sınırları her farkına varışlarında ve uyanışlarında sürüye katılmaları için dürtüldüler. Çizilen hayatlarda insan olarak devam etmeyi gösteren işaretler kalmamıştır, seçimler, duygular. Hiçbiri! Onur salonunda, 1800de Welton’ın öğrencilerinde kendilerini gördüler, yüzlerindeki ifadenin, gözlerideki ışığın kendilerinden farklı olmadığını. Bu ilk çarpıştı sınırların cam duvarlarına çünkü artık kaptan Keating vardı hayatlarında ve her soluk alışı “carpe diem” diye tokatlıyordu yedi genci. Todd’un bahçede kıpkırmızı güneşe “ne kadar da geniş” deyip imrenmesi fakat etrafına bir kez …

Sinema ve TV »

[10 Mar 2007 | 3 Görüş | Eleştiren: Volkan Çınar ]

Son dönemde çekilen Türk filmlerini sinemada izlemem. Çünkü bu filmlerin çoğu medyada bulunan popüler insanları kullanıp altına basit bir senaryo ile kâr etme amacı güdüyor. Hatta sırf bunun için gerçek klasiklerimizi bile yok ediyorlar, ‘Hababam Sınıfı’ gibi. En son sinemada beğenerek izlediğim Türk filmi 2000 yapımı ‘Filler ve Çimen’di. Bundan sonra da birkaç Türk filmine gittim ancak hep hüsranla sinemadan ayrıldım. Uzun bir aradan sonra ‘Polis’ filmini sinemada izlemek istemiştim. İki nedeni vardı; birincisi Haluk Bilginer, ikincisi ise gerçekten Türk sinemasında daha önceden yapılmamış birşeyin yapıldığı söylentisiydi. Gidip izledikten sonra gerçekten …

Genel Konular, Sinema ve TV »

[12 Oca 2007 | 7 Görüş | Eleştiren: Ayşegül Yılmaz ]

Hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama artık çocukların reklamlarda büyük insanlar gibi(seks objesi olarak) kullanıldığına…
Çok eskiden beri hep sinirlenirdim, çocukların korku filmlerde oynamasına. Psikolojiyi bozan korkunç filmlerdi eskiler. Şimdikilere pek benzemiyodu. Neyse ben onlara sinirlenirken, şimdi daha kötü bir durum görüyorum karşımda.
Reklamları küçüklüğümden beri takip eden ve onların(gereksiz bir iş olsada) her karesini ezberleyen bir insanım. Magazin dergilerinde, özelliklede erkek dergilerinde(boxer,fhm vb.) kadınlar kullanılırdı ya da kadınların kullanıldığı reklamlar. Kadınları bu zamana kadar birçok sektörde olduğu gibi, reklam sektöründe de seks objesi olarak kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Hatta sizlere 1-2 link …

Genel Konular, Popüler Kültür, Sinema ve TV »

[1 Ara 2006 | 5 Görüş | Eleştiren: D@RK_LORD ]

Kadın programları hakkında birçok yerde yazıldı,  çizildi ve geçtiğimiz gün RTÜK toplantısında bu programları kaldırma yoluna gitti. Bu önemli karardan dolayı RTÜK yetkililerine teşekkürü borç biliyoruz.
Her gün isteyerek ya da istemeyerek insanların evlerine aldığı bu programlar nice ailelerin yuvalarını söndürdü, nice yaşamlara son verdi, nice kan davaları başlattı. Bahsi geçen her ortamda bu programlar hakkında bir karşıtlık doğuyor. Peki neden bu rezil yayınlar azalması gerektiği yerde dahada çoğalıyordu?

Sinema ve TV »

[25 Kas 2006 | 7 Görüş | Eleştiren: D@RK_LORD ]

Son zamanlarda televizyon kanallarından, özellikle de uydu kanallarında baş gösteren bir yarışma çeşidi.
Bir çoğumuz boş zamanlarımızda denk gelipte bakmışızdır bu yarışmalara ve içimizden şu kolay soruyu bilen kimse çıkmıyor mu diye sormuşuzdur.
Ortalama 1 saat yayın yapılan bu yarışmalarda sunucu, ekrana konan oldukça basit bir soruya verilen doğru yanıt karşılığında oldukça iyi bir para ödülü vaad ediyor. Ancak soruya cevap verebilme hakkı kazanmanın yolu ekranda verilen telefon numarasını arayarak sorulan soruya en kısa zamanda cevap vermek.
Soruyu cevaplayıp parayı kazanan kişilere parası gerçekten ödeniyormudur acaba?? Yayın boyunca ekranın alt yada üst kısmında …

Sinema ve TV »

[24 Kas 2006 | 5 Görüş | Eleştiren: Volkan Çınar ]

Son birkaç yıldır dünya sinemasında korku filmleri boyut değiştirmeye başladı. Eskisi gibi kapının arkasındaki canavar kimseyi korkutmuyordu. Yapımcılar ise başka bir şey denedi ve bu işe yaradı. Ben buna “İşkence Sineması” diyorum. Bu ismi nerden buldun diye sorarsanız cevabı çok basit, İşkence Sineması insanları korkutmuyor, acı çeken insanları seyrettiriyor.
Bu türün en iyi örnekleri Hostel (Otel) ve Saw (Testere) diyebiliriz. Aslına bakarsanız Testere serisinin ilk filmi gerçekten orjinal bir yapımdı, içerisinde gene İşkence Sineması’na girebilecek şiddet sahneleri vardı fakat bu filmin önüne geçmiyordu. Çok tutan bu filme Hollywood el attı ve …