Ana Sayfa » Arşiv

Genel Konular kategorisindeki eleştiri yazıları

Genel Konular, Politika »

[28 Nis 2007 | 5 Görüş | Eleştiren: Volkan Çınar ]

12 mart 1971′de Türk Silahlı Kuvvetleri, dönemin başbakanı Süleyman Demirel’e muhtıra vermişti. O dönemlerde ülke ekonomik olarak bir istikrar içinde olsada insanlar rahatsız ve bazı ideolojik oyunlar oynanmaktaydı. Ordu da bunu görüp hükümeti uyarmıştı, bunun sonucunda hükümet istifa etmişti. 27 nisan 2007′ye yani düne gelirsek bazılarına göre yeni bir muhtıra bazılarına göre çok sert bir açıklama Genelkurmay tarafından yapıldı.
Aslında bu uyarıyı Genelkurmay Başkanı Büyükanıt daha önceden bizzat yapmıştı fakat hükümet liderleri bunu ciddiye almayınca böyle bir açıklama geldi. Dün yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi 1. tur oylamasında meclis başkanı ve AKP’li milletvekillerinin …

Genel Konular »

[23 Nis 2007 | 1 Görüş | Eleştiren: Bilinçsiz Bilgiç ]

Ne mutluki bizlere; böyle farklı milletlerin çocuklarını bağrına basan bir bayramımız var ve ne mutluki bizlere bu bayramı kutlayacak başbakanımız, cumhurbaşkanımız, genel kurmay başkanımız var.
T.C. Kurucusu Sn. Mustafa Kemal ATATÜRK’ün böyle bir bayramı bize armağan ettiği için çok minnettarım.
Bugün TRT1 farklı milletlerden gelen çocukların danslarını yayınladı, Bu danslar sadece dans değil aynı zamanda milletlerin kültürlerinide yansıtıyor  bu da 23 Nisan’ın güzelliklerinden birisi, TRT1 ‘deki yayının sponsoru Koç’tu logosunu çocukların dans ettiği sahnede görmüşsünüzdür. Bu günde çocuklara ne kadar çok  önem veriliyor değil mi?
Merak ediyorum acaba  Devletin Bakanlıkları, Devletin Yayın organları, …

Bireyler ve Toplum, Genel Konular »

[13 Mar 2007 | 4 Görüş | Eleştiren: Hulki Can ]

POSTMODERNİZM NEDİR ?
Öncelikle, “postmodernizm” bir mimarlık terimi olup ilk kez 1970li yıllarda ABDli mimar Charles Jencks tarafından kullanılmaya başlanmıştır. “Postmodern, postmodernizm, postmodernlik” yeni türetilmiş ithal sözcükler. Yabancı dilde eski basım sözlüklerde bu sözcükler yok. Örneğin, 1952 basım Redhouse sözlüğünde “postimpressionism”  var,  ama “postmodernism” yok.
Latince kökenli “post” öneki “sonra, sonrası” anlamlarına gelir. Yani, örneğin, “postempresyonist dönem” dersek bundan kastedilen “empresyonist dönem sonrası” veya “empresyonist dönemi izleyen” dir. Ama bu çok genel bir tanımdır. Empresyonist dönemi izleyen dönemin ne olduğu (kübist, fütürist vs) belirtilmelidir.
Aynı koşut mantıkla “postmodern” terimi de çok genel bir …

Genel Konular »

[9 Mar 2007 | 6 Görüş | Eleştiren: Volkan Çınar ]

Türkiye’de internetin yaygınlaşması ile birlikte en önemli iletişim araçlarımızdan biri haline geldi. E-posta, anında mesajlaşma programları ve yazı yazılan platformlarda binlerce insan aynı anda birbiriyle haberleşebiliyor, düşüncelerini paylaşabiliyor ya da sohbet edebiliyor. Fakat kullanılan dil artık Türkçe olmaktan çıkmaya başladı.
Düzgün Türkçe kullanmak çok zor olduğundan mıdır yoksa karşıdakine şirin görünme hevesinden midir bilmem ama çoğu insan malesef internette Türkçe’yi katlediyor. Basit dil bilgisi kurallarına uymayı bırakın kelimeleri başka bir şekle sokuyorlar.

Genel Konular »

[24 Şub 2007 | 4 Görüş | Eleştiren: Hulki Can ]

Bu memlekette bağımsız basın, bağımsız medya, bağımsız yayın bitmiştir, diri diri mezara gömülmüştür. Ama sanırım özgür kalem, özgür yazar bitirilmemiştir, tükenmemiştir. Bunlardan biri, görüşlerine katılmasam da, Hrant Dink idi. Dink neden öldürüldü? Çünkü Türklüğü aşağılamış ve Türk  düşmanıydı !!!  Dink’i kim düşman ilan etmişti? Medya ve basın.
Ama sonradan Dink’in Türk düşmanı olmadığı anlaşıldı.  Peki o zaman Dink neden Türk düşmanı ilan edilmişti?  Medya ve basının arkasında kim var? Büyük sermaye. Büyük sermayenin arkasında? Daha büyükler var…

Genel Konular, Politika »

[20 Şub 2007 | 1 Görüş | Eleştiren: Hermesos ]

İşte oldu! Sonunda bir köklü gelenek ve ananemizi de kaybettik! Gün geçmiyor ki köklü kültürel zenginliklerimizden, milli değerlerimizden biri daha kaybolmasın. Eski bayramlar, direklerarası eğlenceleri, ‘darağacı’ şenlikleri, otel yakmacalar vs… derken bir geleneğimiz de, anlaşılıyor ki, eski güzelliğini yitirip şanlı tarihimizde hoş bir anı olarak yerini almaya hazırlanıyor… Şimdi dönüp bakıyorum da, mini mini bebelerin, eski Çılgın Türkler gibi, feryat figan marşlar okumasına dayanamayıp da yüreği sızlayan bakanımız gibi, gözümden ve gönlümden sızım sızım yaşlar akıyor, tutamıyorum kendimi…
Eskiden fail-i meçhul cinayetlerimiz vardı, orada, uzakta köyler birer birer tutuşurken, gitsek ve …

Genel Konular »

[8 Şub 2007 | 2 Görüş | Eleştiren: Ş. Murat Ayan ]

Hepimize sormuşlardır büyüyünce ne olacaksın diye… Peki bizler ne cevap vermişizdir; doktor, hemşire öğretmen… Birimizde çıkıp ben kamyoncu olucam diyebilmiş midir?
Peki nedir bize bunları söyleten? Maalesef bunun sebebi gayet açık : Rahat Para!
Cumhuriyet kurulduğundan beri ülkemiz ne yazıkki tam olarak bir ekonomik bağımsızlığa ulaşamamıştır. Bu durum da insanlarda bir sosyo-psikolojik baskı yaratmıştır. Aslında bu kadar da geriye gitmemize gerek yok;
Bizi bu duruma getiren aslında tüm zorlukları yaşadıklarını iddia eden ebeveynlerimizdir. Evet belki de hayatta çeşit çeşit zorluklar, içinden çıkılması çok güç olan durumlar yaşamış olabilirler. Fakat hayat bu kadar dar …

Genel Konular »

[7 Şub 2007 | 72 Görüş | Eleştiren: Hulki Can ]

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının 20 Aralık 2005 tarih 711 sayılı kararı gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetim ve denetiminde olan cami, mescit gibi tapınaklara hoparlör konulamayacağı karara bağlanmıştır. 31.12.2005 tarih 26040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren  bu karara göre:
“Minarelere ve kubbe çevrelerine özellikle yapıyı tahrip eden elektronik malzeme (hoparlör  ve  modern  aydınlatma armatürleri gibi) elemanların konulamayacağına, ancak paratoner, kandillik ve mahya gibi özgün biçim ve malzemeye uygun tesisin yapılabileceğine, Minarelerde fiziksel tahribata neden olan ses düzeni yapılmamasına, eskiden var olanların yeni onarımlar sırasında kaldırılarak yapının orijinal durumuna getirilmesine”
Karar verilmiştir.

Bireyler ve Toplum, Genel Konular »

[6 Şub 2007 | 3 Görüş | Eleştiren: mumutum ]

Bir lise öğrencisi ve hergün okula gidip sistemin nasıl işlediğine şahit olan birisi olarak sizlere izlenimlerimi sunmaktan onur duyarım. Öncelikle okul kavramını ne kadar kullanmak istemesemde burada daha iyi anlaşılabilmek için kullanmam gerekecek. Zira biz kolay kolay o kuruma okul diyemeyiz buna dilimiz varmaz çünkü orası bizim için bizim gibi gençleri ortalıktan uzak tutmaya yarayan, düşünmemizi ve araştırmamızı engelleyen ileride ekmeğe ulaşabilmek için kalmak zorunda olduğumuz hapishane benzeri bir kurumdur.
Öncelikle bizi çileden çıkaran ilk şey ileride hiçbir zaman kullanmayacağımızı bildiğimiz bilgileri öğrenmek zorunda olmamız oluyor ki özellikle öğretmenlerimize bu konuyu her anlatmamızda …

Genel Konular »

[27 Oca 2007 | 3 Görüş | Eleştiren: Guardian ]

Bu hafta çarşı pazarına çıktım. Genellikle kalabalıktan sıkıldığım halde bu hafta ihtiyaçlarımdan çok toplumla iç içe olmak, bir izlenim edinmek adına çıkmıştım pazara. Bu nedenle gözüme takılan çok şey oldu, fakat hepsini burada bir araya getiremeyeceğimden beni en çok düşündüren taraflarından birini  paylaşmak istiyorum.
Pazarda bir tezgahın önünde durmuş, sergilenen kıyafetlere göz gezdirirken, hemen yanımdaki küçük tezgahta duran iki gençten biri tezgahın üzerine çıkarak o değişik bir o kadar da insana sıcak gelen pazar ağzıyla bağırmaya, müşterilerin dikkatini çekmeye başladı. Buraya kadar herşey normal, fakat hikayenin geri kalanını dinlemenizi tavsiye ederim.