Ana Sayfa » Genel Konular

Eleştiri, Hrant Dink ve Medya

25 Ocak 2007 11 Görüş Eleştİrmen: Hulki Can

Eleştiri (kritik) nedir? Eleştiri bilimsel, akademik bir yöntemdir. Bunun temellerini Descartes atmıştır. Kant geliştirmiştir. Günümüzde eleştiri “eleştiribilim” olma yolundadır. Fazla derine girmeyeceğim ama çok yalın olarak bir yazınsal eserin, bir düşüncenin, bir öğretinin, çözümlenmesi,  doğru veya eğri yanların ortaya çıkarılması, bunların belirlenmesi, eksiklerin gösterilmesi eleştiridir. Öz-eleştiri (otokritik) de yazarın kendisini veya kendi eserini eleştirisidir. Eleştirel bakış ve eleştirel düşünce insanı aşamaya götürür.

Hal böyle iken, büyük romancı Pamuk’a karşı yapılan eleştirileri “kıskançlık” olarak yorumlayan edebiyat dergileri, yeni yetme yazarlar var ülkemizde. Bunların çoğu büyük medya destekli. Bunların iddiası şu: “Pamuk Nobel’i kazandı, Nobel’i kazanamayan yeteneksiz yazarlar onu kıskandıklarından eleştiriyorlar.”

Bu dergileri okuyanlar da çarnaçar bu yazılanlara saf saf inanıyorlar! Ve eleştiri kıskançlık olarak algılanıyor ! Özakman’ı eleştirdin çekemedin! Pamuk’u eleştirdin kıskandın ! Falancayı eleştirdin haset ettin !  İyi de annem, Nobel’i kazanmadan da Pamuk eleştiriliyordu. Ona ne diyeceğiz? O da mı kıskançlıktı? Geç onu, Nobel ödülü alanlar eleştirilemez diye bir kural mı var? Yeni nesil ve yeni nesil yetmeler bu kadar bilgisiz ve bilgesiz nasıl olabiliyor? O zaman eğitim sistemi tümden çökmüş haberimiz yok… Diplomalı cahiller  cirit atıyorlar…

Batı’nın yaptığı düşünsel aşamaların kökeninde eleştiri  vardır. Tabular ve tabu kurumlar yoktur. Batı dinsel düşünceyle gelişmemiştir. Hiç bir düşünce, hiç bir kişi, hiç bir kurum  dokunulmazlık kalkanlarının, ünvanların, rütbelerin, apoletlerin, inançların, düşüncelerin, ödüllerin ardına sığınarak kendini eleştiriden koruyamaz. Fildişi kulelerin, yazın dergilerinin, görkemli yapıların, kalın duvarların arkasına sığınarak ahkam kesemez.

Eleştiri, karşı-eleştiri ile gelişir ve düşünsel dünya bu şekilde zenginleşir. Rönesans ve Reform sürecinde eleştirel  özgür düşüncenin yaygınlaşmasıyla Avrupa ülkeleri büyük aşamalar yapmış ve bugünkü gelişmişlik düzeylerine ulaşmışlardır. Ama sizin sermayeniz azsa, yeteneğiniz kıtsa, bilginiz eksikse, birikiminiz yoksa, yapılan eleştirilere karşı eleştiriyle adamakıllı yanıt verebilecek gereçlerden yoksunsanız, elinizdeki donatımın kullanma süresi bitmiş ise, bu durumda karşı-eleştiri yapamazsınız. Ya ne yaparsınız? Karşı saldırıya geçersiniz ! Karşı tarafı suçlayan söylemler kullanarak  hoşgörüyü kaldırır ve ortamı kişiselleştirir, gerersiniz: “Kıskançlar ! Çekemiyorlar ! Yeteneksizler !”

Bu tür söylemler karşı-eleştiri değil suçlamadır. Suçlama ve eleştirinin kişiselleştirilmesi en sonunda çamur atmaya kadar gider… Çatışma çıkar. Eyleme dönüşür. İstenen de budur… İşte Hrant Dink olayı…

TİMSAH MEDYANIN GÖZ YAŞLARI

Bu memlekette bağımsız basın, bağımsız medya, bağımsız yayın bitmiştir, diri diri mezara gömülmüştür. Ama sanırım özgür kalem, özgür yazar bitirilmemiştir, tükenmemiştir. Bunlardan biri, görüşlerine katılmasam da, Hrant Dink idi. Hrant Dink neden öldürüldü? Çünkü Türklüğü aşağılamış ve Türk  düşmanıydı (!).  Dink’i kim düşman ilan etmişti? Medya ve basın. Neden? Tiraj arttırmak veya ülkenin asıl sorunlarını karartmak ve başka karanlık amaçlara hizmet için… Medya ve basının arkasında kim var? Büyük sermaye. Büyük sermayenin arkasında? Daha büyükler var…

Papa da basın ve medyaca apar topar hemen türk ve islam düşman ilan edilmemiş miydi? Şimdi aynı basın ve medya Dink’in arkasından timsah gözyaşları döküyor, gazeteler siyah puntolarla çıkıyor, baş sayfada Dink’in resmi… Bu kadar büyük bir ikiyüzlülük ve aymazlık olabilir mi?  

Üstelik suikast milliyetçilere fatura ediliyor ! Bakın buna dikkat edin. İslamcı terörist denmiyor artık… ve göreceksiniz zamanla, yavaş yavaş, bu işin sonu milliyetçiliğe, vatanseverliğe ve Atatürk milliyetçiliğine kadar gidecek ve cumhuriyet ile   ilişkilendirilecek ve Atatürk de mahkum edilecektir. Hedef  Türkiye Cumhuriyeti’dir.  Bunun ortamı hazırlanmaya başlamıştır. Postmodernizm budur işte. Kim hazırlıyor bu ortamı? Basın ve medya …

Sinemayı da bu kafileye ekleyebiliriz. “Kurtlar Vadisi” dizisi ve “Kurtlar Vadisi Irak” anti-semit, anti-hristiyan göndermeler içeren tehlikeli, bölücü ve insanlar arası nefreti, öfkeyi ve öç almayı özendiren  bir film. Türk milliyetçiliğinden çok şoven milliyetçilik, tarikatçılık, şiddet ve intikam propagandası yapılıyor.

Bu dizi ve film yabancı, hristiyan, yahudi düşmanlığını arttırmış mıdır? İşte sonuç ortada: Trabzon’da İtalyan papaz, İstanbul’da ermeni gazeteci… Rastlantı mı? Kurbanların müslüman olmamaları saldırıyı dinen meşru kılıyor. Kafirler tek tek öldürülüyor… Polat Alemdar özentisi   ergen tetikçiler gazetelerde jöleli saçlarla artist pozlarıyla baş sayfada. Yayımlayan kim? Yine medya değil mi? Göreceksiniz  “beyaz yün bere” moda ve simge olacaktır…

“HEPİMİZ ERMENİ MİYİZ?”

Kuşkusuz değiliz. Ama “hepimiz ermeniyiz” demekle burada verilmek istenen simgesel bir bildirim var. Bu bildirimi anlamazdan veya görmezden gelerek gocunmaya gerek yok. Ama gocunmuşlar: bazı çevreler ve partiler  fevkalade rencide olmuş. Gerdan kırıp boyun bükerek sitem ediyorlar: Bir türk ermeniyim diyemezmiş. Niyeymiş? Onlar bizi kesmişlermiş. Onlar hristiyanmış… “Sarı Gelin” de ermeni türküsü değilmiş… Yani görüyoruz ki hala bataktaki taş kafalar akıllanmıyor. Yahu bırak be adam bizim yüzbinlerce türkümüz, şarkımız var. Sarı Gelin türküsü de onların olsun ne olur yani?…

Peki maazallah ya kalabalıklar “ hepimiz hristiyanız” diye bağırsalar ne olacaktı? Ama merak etmeyin siz bu kafada gitmeyi sürdürdükçe gün gelir devran değişir bunu da duyarsınız… Bak ermeni hristiyan kadınımız ne diyor: “Bir bebekten katil yaratan karanlığı sorgulamadan bir yere varamayız…”

11 Görüş »

  • Volkan Çınar dedi ki:

    Hulki Bey,

    Eleştiri hakkında yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil, eleştiriyi doğru yapmayı öğrendiğimiz gün birşeylerin düzelmeye başlayacağını düşünüyorum.

    Medya’ya gelirsek, her zamanki medyamız. Malesef bu ülkede yaşayan insanların nadide kültür kaynağı televizyon ve medya, onlar ne derlerse onu yapıyoruz. Umarım birgün özgür düşünen insanların bulunduğu, silahların değilde fikirlerin savaştığı bir ülkede yaşayabiliriz.

  • batak betul dedi ki:

    şiddetle kınıyorum sizi!!ne demek bataktaki taş kafalar..asıl taş kafa varsa onlarda sizsiniz..nasıl rahat rahat hepimiz ermeniyiz diyebilirsiniz!simgeselmiş,pehhh.korkuyorum sizin gibiler bigün napar bizi diye.TÜRK kanına pis kan diyen birinin ardından yalakalık yapmak için yapmadıgımız kalmadı!!!bu kadar olabilir ancak.hepimiz TÜRK’üz!!!!!!herzaman….

  • Volkan Çınar dedi ki:

    Sayın batak betul,

    Kimse burada “Hepimiz Ermeniyiz” ya da “Siz Türk değilsiniz” demedi. Hulki Bey, bir olay hakkında eleştiri yapmıştır. Bunu yaparkende “Hepimiz Ermeniyiz” cümlesine yapılan eleştirilerin haksız olduğunu, yapılmaya çalışılan şeyin aslında bir empati olduğunu yoksa kimsenin ırkının değişmeyeceğini belirtmiş.

    Benim görüşüm ise buna paralel, tarihte birçok örneğide mevcut. Yıllar önce Almanya’da yakılan bir Türk için binlerce alman sokağa dökülüp “Hepimiz Türk’üz” demişti. Kimse çıkıp siz almansınız dememişti onlara. Bir başka örnek ise dünyada ki ırkçılığa karşı binlerce insan sokağa dökülüp “Hepimiz Zenciyiz” şeklinde sloganlar atmıştı.

    Hrant Dink’in sizin bahsettiğiniz “zehirli kan” sözü için http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=5806255&tarih=2007-01-19 şu sayfada bir açıklama var kanımca bu söz yanlış anlaşılmıştır.

    Son olarak siz bu görüşlere katılırsınız ya da katılmazsınız ama lütfen görüşünüzü saygı çerçevesinde ve sakince belirtin. Yoksa söylediklerinizin pek bir anlamı kalmaz.

  • Guardian dedi ki:

    @batak betul;

    peki Hrant Dink’in şu meşhur sözü söylediğine dair nasıl bir kanıtınız var merak ediyorum?

    Bunların internet aleminde bir delinin kuyuya taş atıp kırk akıllının çıkaramamışçasına oynanan oyunlar olduğunun farkında olmadığınıza inanmıyorum.

    Konuşurken objektif ve ne konuştuğumuzdan kesin emin olarak, net kırıcı değil yapıcı cümleler kurmalıyız diye düşünüyorum.. Araştırmadan, bir şeyin nedenini bilmeden duyduğumuzu oraya buraya savurmanın manası yok, iyi çalışmalar..

  • mumutum dedi ki:

    Anlattığınız çoğu şeyi eleştirecek kadar bu konu hakkında bilgim yok fakat beni düşündüren nokta her yıl onlarca askerimizi şehit verdiğimiz halde hiçbir zaman insanların Hrant Dink in ölümünde oluşturduğu kadar büyük tepki vermemesidir.Bu suikasttan herkes gibi ben de üzüntü duydum fakat neden Türk insanı bir mehmetçiği daha şehit verdiği zaman sokaklara dökülüp tavır almıyor merak ediyorum!

  • batak betul dedi ki:

    sayın volkan bey
    ben zaten ırkımı falan degiştirmeye kalktınız yada bunun için çalıştınız demedim.yapamazdınızda zaten.kusura bakmayın ama banane elin almanından banane elin zencisinden.ben TÜRKüm ve kendimi kassamda o sözü agzımdan çıkaram.bu kadar hassasım yani.bence gerçek bir TÜRKünde bukadar hassas olması gerekir.!!sizin ve sizlerin bu konuda bu kadar rahat olmanızada cidden şaşıyorum.içim kan aglıyor.çooook vahim bir durum bence!!
    ve sayın guardian;
    sizin ne gibi kanıtlarınız var çok merak ediyorum.bana neden hrant dink in igrenç bir sözünü savunmaya kalkışıyorsunuzki..yok illede ben aklamaya çalışcagım diyorsanız kuyuya atlayın ve bulun o taşı.kolay gelsin..
    ve sayın mumutum;
    o kadar güzel bişey yazmışsınızki,hayran kaldım.hadi diyelim ki rahmetli hrant beyimiz öyle bir söz söylemiş veya söylememiş olsun.bu vatan için bir mehemtçigin emeginin azıcıgı kadar emek vermemiştir.ama cenazesinde…….bence hrant dink yine siyasetçilerin işine yaradı,bazı kesimlere taş atmak isteyenler fırsat bu fırast deyip başladılar taşları atmaya…acıtmaz ama kimse merak etmesin!:) neyse herkese iyi çalışmalar iyi akşamlar.

  • Hulki Can (author) dedi ki:

    Mumutum rumuzlu arkadaşın tepkisini anlıyorum. Ancak, Uğur Mumcu’nun katlinde de büyük bir toplumsal tepki verildiğini hatırlatmak isterim.

    AYDINLAR VE ASKERLER HK

    Sorunsalı şöyle koyalım: Öldürülen bir askerimizden çok, nedense öldürülen bir aydın için toplum neden daha çok tepki gösteriyor? Neden bir Mehmetçik ölünce sokaklarda yüzbinler yürümüyor?

    Peki bu karşılaştırma doğru mu? Aydınlar ile askerleri karşılaştırıyoruz… Ve sanırım bir dedüktif mantık hatası yapıyoruz. Çünkü biri savaşta ölmekte, ötekisi suikast sonucu öldürülmektedir. Birinde ölen bir asker, ikincisinde öldürülen bir sivil var. Savaşta ölmek ve öldürmek savaşın mantığında ve koşullarında olağandır. Bu insanlık dışı bir kabullenme de olsa gerçek böyle. Hukuk ve yasalar böyle. Savaşta adam öldürmek cinayet sayılmıyor…

    İkincisi, dedüktif mantıkla düşünmeyi sürdürürsek, töre cinayetlerine kurban giden kızlarımız, bayramda trafikte ölen vatandaşlarımız, hacda şeytan taşlarken ölenler, düşen askeri uçakta şehit olanlar ya da kafasına saksı düşenler için de aynı soruyu sorabiliriz… Neden onlar için kitlesel yürüyüş olmuyor?

    Mehmetçik bir savaş halinde. Daha doğrusu Türkiye savaşta. Cephede askerimiz ölüyor. Şehitlerin cenazeleri askeri törenle komutanlarının da katılımıyla yapılıyor. Irak’ta da her gün 2-3 ABD askeri ölüyor. Ölen askerler için tek tek ABD’de kitlesel gövde gösterileri düzenlendiğini sanmıyorum. Çünkü ortada bir savaş var. Zaten asker öldürmeye ve ölmeye gitmiş ve kendini koruyabilecek her türlü donanıma sahip. Arkasında koca bir birlik, tümen, tugay, Genel Kurmay var… Devlet var…

    Ama bir aydının nesi var? Bir kalemi ve bilgisayarı. Ve aydın korumasız. Silahsız. Onu koruyan yok. Aydın kimsesiz. Savaşta değil, cephede değil, sokak ortasında kurşunlanıyor. Arkasında kim var? Hiç kimse… Ve arkadan saldırıya uğruyor. Arabasına bomba konuyor. Tuzağa, pusuya düşürülüyor… Bu mertlik mi? Bu saldırıları yapanlara vatansever diyebilir miyiz? Düşüncelerinden dolayı.. Eyleminden dolayı değil.

    Askerler düşünce suçlusu değildir ve düşüncelerinden dolayı ölmezler. Düşüncesizliklerinden veya dikkatsizliklerinden ölürler… Bu dünyanın her yerinde böyledir. Irak’ta veya başka bir yerde ölen bir AB askeri için kitlesel gövde gösterileri düzenlenmez. Ama bir sanatçı ve aydın öldürülürse herhalde tepki çok büyük olur… Toplumun gösterdiği tepki zaten örgütlü bir tepki değil. Spontane, duygusal bir tepki. Her çeşit ve görüşte insan tepki veriyor…

    Üçüncüsü, bu aydınlara yönelik suikastlar 1970den beri devam eden planlı ve programlı bir süreç. Bu bir türlü önlenemiyor. Bunun arkasında Türkiye’yi yok etmek isteyen güçler var. Bunların burada işbirlikçileri var. Yani aydınlara yönelik suikastlerde, terörizmden çok tehlikeli büyük bir tehdit ve organizasyon söz konusu… Bunun vatanseverlikle, milliyetçilikle bir ilgisi yok.

    “Dikkat edilirse, psikolojik savaş ve yıldırma teknikleriyle, bu kıyım ve saldırılar özellikle sene başlarına denk getirilmekte, böylelikle yeni bir yıla insanların olumlu, iyimser beklentilerle başlaması engellenmekte, umutların yıkılarak insanların sindirilmesi, korkutulması, karamsarlığa, yılgınlığa düşürülmesi öngörülmektedir. Bu tek bir merkezden eşgüdümlü ve çok iyi zamanlanarak planlanan saldırılar sürecini milliyetçi veya dinsel bireysel eylemler olarak yorumlayıp geçiştirmek mümkün değildir. Buna yumurta içindeki doğmamış karga yavruları bile güler.”

    Böyle düşünüyor ve açıklamaya çalışıyorum…

  • canan dedi ki:

    ona laf atanı ben de adamdan saymam.bunu da böyle bilin.bu sözler batak betül şahsına.

  • batak betül dedi ki:

    biraz geç oldu ama anca yazabildim,yorumunuzu yeni okudum daha dogrusu canan hanımefendi..okadar üzgünümki anlatamam(beni adamdan saymıyormussunuz ya)aglamaklıyım böylee:( siz kimsiniz de adamdan saymıyorsunuz bee!!!!sizin adam dan saydıgınız şahıslarıda tahmin edebiliyorum ama!neyse fazla söze gerek yok:)))))

  • Guardian dedi ki:

    Sayın batak betül;

    Son iletinizi yeni okudum:

    “ve sayın guardian;
    sizin ne gibi kanıtlarınız var çok merak ediyorum.bana neden hrant dink in igrenç bir sözünü savunmaya kalkışıyorsunuzki..yok illede ben aklamaya çalışcagım diyorsanız kuyuya atlayın ve bulun o taşı.kolay gelsin..”

    Kanıtlarım olduğunu iddia etmediğimi Hrant Dink veya herhangi bir şahsı savunma ihtiyacı duymadığımı belirtmek isterim. Bunun yanında bu tür konulardaki sert çıkışların –karşı tarafı aşağılayıcı– kimseye bir yarar sağlamadığının farkında olmanızı beklerdim. (genel konuşuyorum)

    Sadece kanıtsız delilsiz bazı sözlerin dedikodu bazında ortalıkta dolaşmasından ve herhangi bir kaynağa dayandırılmamasından rahatsızlığımı ifade etmek istediğimi bilmenizi isterim. Konu Hrant Dink’in sözü söylemesi değil, kaynak gösterilmemesi.

    Neyse uzatmaya gerek yok, bütün eleştirenlerin eleştiri kurallarına uymaları hepimiz adına yararlı olacaktır.

  • hafriyat dedi ki:

    Yahu neyi paylaşamıyorsunuz?

Görüş belirtin!

Aşağıdaki form ile bu eleştiri hakkındaki görüşlerinizi belirtebilir ya da kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Ayrıca yorumlara RSS ile abone olabilirsiniz.

Yaptığınız görüşün sadece sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın.

Görüş bildirirken şu etiketlerden faydalanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>