Ana Sayfa » Featured, Politika

Durmak Yok Yola Devam(!)

20 Ocak 2008 12 Görüş Eleştİrmen: Volkan Çınar

22 Temmuz seçimlerinden bu yana neredeyse 6 ay geçti. Partilerin özellikle iktidara gelen partinin seçim zamanı yaptığı vaatler ve sonrasında yaşananlar insanlarımızı ne kadar bilinçlendirdi bilmiyorum ama ben birkaç olayı tekrar hatırlatmak istiyorum.

Durmak Yok Yola Devam(!)

Öncelikle seçim zamanı R.T.Erdoğan meydanlarda 4.5 yılda yaptıklarını anlatıyordu bunların en önemlilerinden biri de iktidarları döneminde elektriğe hiç zam yapılmamasıydı, her ne kadar dünyanın en pahalı elektriklerinden birini kullandığımız için zam yapılmaması gerekse de geçmiş hükümetlere göre bu bir başarı sayılabilirdi. Fakat seçim sonrası her ne hikmetse rekor denebilecek bir düzeyde elektriğe yüzde 20 zam geldi. Daha önceden “enflasyon düşük, borsa yüksek, ekonomi iyi” diye kendini rahatta sanan insanlara sanırım ağır gelmiştir. Tabii dış borcun 4.5 yılda 200 milyar dolardan 400 milyara dolara çıkması insanlarımız için bir anlam ifade etmiyor.

Bir başka husus, geçtiğimiz günlerde yaşanan Sabah-Atv ihalesiydi. Bildiğiniz gibi Türkiye’nin en büyük medya kuruluşlarından ikisi TMSF tarafından el konulmuş ve ihale yoluyla satışa sunulmuştu. Çalık Grubu 1.1 milyar dolar teklifi kabul edilip onaylanmıştı. E peki sorun ne, diyeceksiniz. Sorun ihaleye tek bir grubun girmesi ve bu grubun yöneticisinin başbakanımızın 29 yaşındaki damadı olması. İhaleye 3 grup giriyor fakat bu 3 gruptan ikisi teklif vermeden esrarengiz bir şekilde çekiliyor kalan tek grup ise muhammen bedeli verip tabir-i caizse komik bir fiyata ihaleyi kazanıyor. Bu olay medyada birkaç gün tartışıldı 3-5 köşe yazarı değindi ve konu kapandı. Nasılsa bunun altında birşey olamaz çünkü iktidarımız müslüman bir iktidar ve peşkeşmiş, ihalede yolsuzlukmuş gibi şeyler yapmaz. Zaten medyada da tartışılamaz çünkü medya yavaş yavaş tek bir el altında toplanıyor.

Son olay ise gene geçtiğimiz günlerde ülkemize gelen Suudi Arabistan Kralı Abdullah ile ilgili. Kral Abdullah, 22 Temmuz seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül tarafından önce havaalanında daha sonra ise Kral’ın kaldığı otelde ziyaret edildi. Bu olay Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir olay olması ile birlikte bir önceki Cumhurbaşkanımız gene aynı Kral’ın Türkiye ziyaretinde kendisi ile görüşmesini reddetmişti. Aynı Kral’ın Türkiye’ye defalarca gelmesine rağmen hala Anıtkabir’i ziyaret etmemiş olması da ilginç bir ayrıntı.

Bunlara benzer birçok olay daha yaşandı ve yaşanmakta, yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde ise türban olayı tekrar ısıtılıp önümüze konuldu. Başka bir partininde oy toplamak için bu konuyu desteklemesi malesef trajıkomik bir olay.

Sonuç olarak; Durmak yok yola devam(!)

12 Görüş »

  • Guardian dedi ki:

    Olayları yine çok güzel analiz etmişsiniz. Teşekkür ederim.

    Fakat ne vahimdir ki, Türkiye’mizin %46’sını kapsayan büyük bir kesim bu tür konularla ilgilenmiyor, geleceği toz pembe görüyor. Sadece önüne konulanı yemekle meşgul…

  • Cengiz dedi ki:

    Bu görüşlerin bir çoğuna katılmıyorum, belki iktidarda ki parti dört dörtlük bir yönetim gösteremeyebilir, ama yapabileceklerinin azamisini yapmaya çalıştıklarını bir çok insan görebiliyor…İnsanoğlu hiçbir zaman yanlış yapmayacak, her zaman doğruyu görecek vede her şeyi doğru bilecek kadar muntazam ve hatasız bir varlık değil…Bu iktidarında tasvip görmeyen yanlışları olması çok doğal bence, diğer bütün partilerde ve onları yöneten insanlarda olduğu gibi…Malesef ülkemizde hala bazı şeyleri algılama da problem var, bu ülke hiçbir zaman dört dörtlük bir ülke olmadı zaten, gelenler hiçbir zaman ülkenin beklentilerini karşılayamadı yıllar boyu, ama unutulmasın ki bu ülkede iktidar olanların da neler yapıp yapamadığını aklıselim herkes görebiliyor, o yüzden ülkenin %46 gibi bir bölümü bu partiyi iktidara layık gördü,hatalarına rağmen…Zaman bu %46′yı haklı çıkaracak ve bu ülke gerçek hakkettiği yere kavuşacak, belki bunlar ile belki de bunlardan daha iyileriyle..

  • Volkan Çınar (author) dedi ki:

    Sayın Cengiz,

    Zaten AKP’nin en büyük şansı ilk seçimlerden önce Türkiye’nin krizde olması ve insanların kan ağlamasıydı. Seçimlere giren partilerin hiçbiri de insanlara güven vermiyordu yalnızca AKP yeni bir yüzdü ve artık bundan kötüsü olamaz diye AKP’ye oy verdi halk.

    İlerleyen yıllarda enflasyon düştü, borsa yükseldi insanlarda aa ne güzel işte krizden çıktık yükselişe geçiyoruz diye gene destekledi AKP’yi.

    Ama daha kendi evinin ekonomisinden habersiz yurdum insanı için AKP iktidarı döneminde dış borcun ikiye katlanmış olması bir şey ifade etmiyordu. Benim için ne ifade ettiğini söyleyeyim en azından 20-30 yıl ipotek altında olan Türkiye’nin geleceği en az 50-60 yıllık bir ipotek altına girdi hem de borçlar sürekli arttığı için bu sürede artıyor. Sizce IMF(Uluslararası Para Fonu)’nin neden her dediğini yapmak zorundayız?

    Çünkü Türkiye’nin ekonomisini AKP yönetmiyor, IMF yönetiyor. Sizce sürekli dışarıdan borç alarak mevcut borcumuzu kapatıp nasıl yükselişe geçebiliriz? 22 temmuz seçimleri öncesi meydanlarda 4 yıl boyunca elektriğe zam yapmadık diye oy toplayıp hemen seçimlerden sonra %20′lik zam yapılmasının mantığı nedir? Niye geçen sene borsa yükseliyorken şuanda sürekli düşüyor.

    Gidip esnafla bir görüşün bakalım her şey güllük gülistanlık mı acaba? Gayrisafi milli hasıla açıklanıp bakın arttı deniyor. Peki bu dönem içinde orta sınıf olarak tabir ettiğimiz insanların aldığı ücretlerde bir değişiklik mi oldu? HAYIR. Zengin daha da zenginleşti fakir daha da fakirleşti. Şuanda emeklilerin aylık maaşlarının asgari ücretten daha düşük olduğunu biliyor muydunuz? Buna karşı yeni Cumhurbaşkanımızın karısı Çankaya Köşkü’ne gelir gelmez 20 milyon dolarlık harcama yaptırıyor. Sanki eskiden Cumhurbaşkanı ahırda kalıyordu(!)

    Şuanda Türkiye’nin sağlıktan, eğitime, terörden, ekonomiye kadar birçok hayati problemi varken, şuanda Türkiye’de hala 40 milyon AÇ insan varken; gazetede, televizyonda, internette tartışılan tek şey TÜRBAN. Başbakan’ın ağzından çıkan tek laf TÜRBAN. Sivil Anayasa çıkaracağız diye konuşan insanların bu anayasada ki tek derdi TÜRBAN.

    Artık uyanın dinin sömürüldüğünü görün, Türkiye’nin bataklığa sürüklendiğini görün. Biraz araştırın bir şeyi desteklerken gerçekten bu şeyin neler yaptığını öğrenin…

    Sert tabirler kullandıysam affedin fakat bazı insanların her şeye rağmen körü körüne işler yapması gerçekten sinirlerimi bozuyor.

  • Cengiz dedi ki:

    Sayın Volkan Çınar

    Eleştiri ve görüşleriniz, sizin bakış açınız ile benim bakış açım arasında ki farklılıkları zaten ortaya koyuyor..

    Şimdi söyle bir gerilere gidelim, bu iktidarın ilk yönetime geldiği yıllar, petrol’ün varil fiyatı 30 dolar civarı, şimdi ise 100 dolara dayanmış bir vaziyet de, artış neredeyse %330 civarında, ve o zaman ki benzin fiyatıyla , şu anki fiyatı kıyaslayın, ne kadar artış gerçekleşmiş, bunun yanında başka petrol’den kaynaklanan girdilere hiç değinmeyeceğim..Elektirik; 4 sene zam yapmamışlar, devamlı girdi maliyetlerini cepten karşılamışlar, bırakın extra zam yapmayı sadece %5 enflasyon farkı deseniz senelik, zam oranı, senelerin ortalamasına vurduğunuzda %25 orana tekabül eder, ve şu anda ki enflasyon oranı da hesaplarına göre %12 civarı, yani yapılan zam bile bu oranların altında..Yani herşey normal bence..

    Gelelim İMF olayına, zaten bu iktidar yönetime geldiğinde yeni doğmuş bir bebek misali kucaklarında buldular olayı, antlaşmalar yapılmış, sözler verilmiş, sayın Derviş herşeyi ayarlamıştı…Ülke yönetimlerinde iktidarların yaptığı yazılı antlaşmalar, gelecek iktidarları da bağlar, çünkü karşılığında bir dünya para alınmış, herhalde bunu kara kaşımız ve karagözümüz için vermediler, hani Nasreddin Hocamızın deyişiyle “Parayı veren düdüğü çalar”..Bunlarda(imf) verdikleri parayı kontrol etmeyi sürdürüyorlar bu sayede..

    Tabii ki gönlümüz bu ülkenin ekonomik yönetiminde yabancıların söz sahibi olmamasında, amma, velakin iş baştan vuku bulmuş ve şu anda devam etmekte..Bu biranda yapılabilecek birşey değil, zamanla olacak, bekleyelim bakalım…

    Buradan borsa olayına geçelim..Eğer olayları şöyle 4-5 sene içerisinde ki gelişimine göre takip edersek, bunun global bir kriz olduğunu, yani tüm dünya’yı etkileyen derin bir darbe olduğunu zaten bu konunun uzmanları söylüyor, hatta bunun geleceğni 1 senedir bağıran uzmanlar vardı, yani dünya genelinde böyle bir kriz beklendiğini ve bunun Türkiye ‘yi de derinden etkileyeceğni söylüyorlardı..

    Bu durumu, genleşen bir malzemenin, belli bir süre sonra içe büzüşmesi şeklinde açıklayabiliriz..Yani iktidarın, hatta hangi iktidar olursa olsun bu olayda suçu olması imkansızdı, zaten eli kulağındaydı bu patlamanın ve arkası daha da büyüyerek gelecek gibi de gözüküyor…

    Türban konusuna gelince; bu ülkede her insanın başkalarının hak ve hürriyetlerine zarar vermeden, özgürce inancını yaşamasından tarafım..Bir devleti oluşturan, o devletin kurumları veya iktidarları değil, halkıdır…Devletler halkının güvenliğini, refahını,mutluluğunu vede özgürlüğünü sağlamakla mükelleftir..Tüm buları sağlamak da bu devleti yönetenlerin görevidir..

    Ben bu konuda, bireyin tüm haklarını özgürce kullanmasından yanayım..Hiçbir birey inancından veya düşüncelerinden dolayı dışlanamaz ve engellenemez, nereye kadar; başkalarının hak ve hürriyetlerine ve devletin bekaasına zarar verecek davranışlara girene kadar..İşte devlet o zaman taraf olmalıdır…Bu benim şahsi düşüncelerim…Görüşmek üzere, saygılar..

  • Volkan Çınar (author) dedi ki:

    Son zamlar hakkında bilgilendirme,

    “Ekmeğe %75 zam.”
    “Elektriğe en az %10 zam yolda.”

    Durmak yok…

  • Volkan Çınar (author) dedi ki:

    Son zamlar hakkında bilgilendirme,

    “Temmuz 2008′de elektriğe %21 zam.”

    Durmak yok…

  • 3m1r dedi ki:

    Ekmeğe Zam Öğrencinin İflahını Kestiler…

  • Volkan Çınar (author) dedi ki:

    Son zamlar hakkında bilgilendirme,

    “EPDK elektriğe zam talebini onayladı. Tüketicilere yüzde 15 yansımasının beklendiği zam 1 Ekim’den itibaren geçerli olacak.”

    “Tüketiciler 2008 yılında üçüncü kez elektrik zammı ile karşı karşıya kalacak. Yılbaşında yapılan yüzde 10-15 oranındaki zam, tüketiciye yüzde 19-20’ye yakın bir oranda yansımıştı. 1 Temmuz’da yapılan ikinci zamda oran yüzde 21 olmuştu. 1 Ekim’den geçerli olacak üçüncü zam da yüzde 15’e yakın bir oranda gerçekleşecek. Böylece 2008 yılında elektriğe yapılan zam oranı yüzde 65’e ulaşacak.”

    http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/9822220.asp?gid=229&sz=19937

    Durmak yok…

  • MUSTAFA GÜLTEKİN dedi ki:

    ‘durmak yok yola devam’ bizim ne kadar gaz veren partilerimiz varsa partilerimiz o kadar politikası var.. bunu tarihimizden biliyoruz. hepsinin ayrı ayrı politikası var; arada bir tanesi doğru bir iş yapsa onuda durduruyorlar.

  • Selim ATEŞLER dedi ki:

    Padişahım çok yaşa!… Fosforun zekaya katkısı seçim haritasında belli oldu!

  • freeman dedi ki:

    Akp’nin ilk kez iktidara geldiğinde aldığı yüksek oy bir nebze anlaşılailir; ‘İlk olmak’. Dediğim gibi sadece bir nebze. Çünkü bu partideki insanlar gökten inmedi. Onların bir geçmişleri var. Ama halk onları (daha önce millet vekil olanlar hariç) iktidarda görmediği için umut olarak görüp oy verdi.
    Ama daha sonra.. yapılanları görmemek ve akp’den umut beklemek nedir? Bu kez benzer bir mantık devreye girdi. Nedir bu mantık? Oyumuzu Akp’ye vermeyelim de kime verelim? Verme kardeşim. Hiçbirini beğenmiyorsan verme.
    Burada Aziz Nesin’in söykedikleri aklıma geliyor. % 80′i aptaldır bu halkın demişti. Doğru mu doğru. Neden doğru, eleştirmeyi, irdelemeyi bilmiyorlar. İktidardakileri putlaştırıyorlar. (yani yönetenleri eleştirmeyip onlara tapar gibi bakıyorlar) 5 TL zam alıp hala akp’ye oy verenlere müstahaktır bunlar. Her halk hak ettiği şekilde yönetir.

    Cengiz Bey’in dediği gibi IMF ile ilgili anlaşmalar Derviş zamanında (ki Dervişin ekonomi bakanı yapılması nasıl bir ulusalcı anlayıştır, chp’ye sormak gerekir)Bu bağlamda bugün, o zamanki chp’de bulunan kişilerin akp’yi ‘IMF ile anlaşmayı birkaç yıl sonra bitireceklerdi, neden bitirmediler?’ diye eleştirmeye hakları yok. Çünkü istemedikleri kurumun baş adamını kendileri ekonomi bakanı yapmışlardı.
    Ama ben eleştiririm, çünkü ben Derviş’in getirilmesini istemedim.
    Sayın Cengiz Bey… Akp’nin IMF ile anlaşmasının devam etmesinin nedenini Derviş zamanında yapılan anlaşmalara bağlıyorsunuz. Peki akpliler bunu bilmiyorlar mıydı da ilk kez iktidara geldiklerinde; ‘IMF ile anlaşmayı bir süre sonra bitireceğiz’ dediler. Hala bitirmediler. Yani vatandaşa bile bile yalan söylemiş olmuyorlar mı?

    Dış borç artmış, işsizlik artmış ama bakanlar, milletvekilleri ve eş dostlarının gelirleri, taşınmazları azalmış mı? Azalsaydı işte o zaman çıkıpda ‘Akp kendini bu ülkenin insanlarına adamış, kendisinden çok şey verdi’ derdim. Ama bu kişiler zenginleştikçe (ki İslamiyet’e göre bu zenginleşme, mal mülk arzusu öbür dünyaya gitme durumu varken ne kadar doğru, ayrı bir konu)zenginleşiyorlar.

    Sanki bu ülkedeki işsizlik olayı çok düşük de işsizlik fonuna toplanan paraları başka yerlere aktarıyorlar.

    Ortaya belge atıyorlar, belgenin aslı çıkmadan başta başbakan ve ağlayan arkadaşı yaygara koparıyorlar. Belgenin gerçek olmadığı ortaya çıkınca çıkıpda bir özür bile dilemiyorlar. Ama Bahçeli, Kürt açılımını ‘Amerikan işi’ diye eleştirince ‘ispatlayamayan şerefsizdir’ gibilerinden konuşuluyor.
    O zaman akp’ye oy verenlerin: ‘Sayın başbakan, Akp’yi ve Gülen’i bitirme planı diye ortalığı gerdiğiniz belgenin sahte olduğu ispatlandı. Bu durumda siz ne oluyorsunuz?’ diye sorması gerekmiyor mu? Siz bu ülkenin başbakanısınız, insanlara örnek olacak davranışlarınızın olması gerekir. Bu şekilde çamur at izi kalsın türünden sözleri sizi TV’de izleyen milyonlarca insana tavsiye ediyormusunuz? diye sorması gerekir.

    7 yıldır iktidardaydınız, Kürtlerle ilgili yapmaya çalıştıklarınız ve içeriği belli olmayan Kürt açılımı’ aklınıza yeni mi geldi? diye soruyormuyuz? Yerel seçimlerde doğu ve güneydoğu’a dtp’nin sandığa gömdüğü akp, Kürtlerden oy koparabilmek için mi bu açılım denen şeyi yapıyor diye düşnüyormuyuz?

    ‘Gelişmiş ülkeler uzay, tıp vb bilimsel alanlarda başarılar sergilerken, İmam Hatip Liseleri’nin önünü açıp, buradan çıkacakların bilim adamı olmasına kapı açıp gelişecekmiyiz. İmam hatiplilerin amacı imam yetiştirmekse neden fazlasını kapatıp buradaki öğrencileri düz veya meslek liselerine yönlendirmiyoruz? diye soruyormuyuz.

    Japonlar, Koreliler teknolojide bu kadar gelişmişken, ‘Bu ülkelelerin gelişmişliklerinin, insanlarının dinlerine, dillerine sahip çıkmasıyla alakası var mı? Latin Amerika ülkeleri dinlerini, dillerini kaybettiler, çoğu geri kalmış ülkeler durumunda. Biz Türkler acaba Maveraünnehir üzerinden Orta Asya’ya değil de Avrupa’ya veya Uzakdoğuya göç etsetdik müslüman olurmuyduk. Müslüman olmasaydık Araplar tarafından kafir ilan edilirmiydik?’ diye soruyor muyuz?

    Varsa yoksa kedimizi sokaktaki elbisesiz insanla kıyaslayıp, Afrika’daki aç insanların yaşadığı ülkelerle kıyaslayıp; ‘halimize şükür’ diyoruz… Benim Avrupa’daki vatandaştan neyim eksik, benim ulusum Japonlar kadar çalışkan değil mi de, depremlerde deprem ülkesi Japonya’dan daha fazla ölü veriyorum? diye sormuyoruz. Varsa yoksa halimize şükür.

    En azından şu yazıyı da yazailiyorum ya. Buna da şükür.!!!

  • Shanks dedi ki:

    Sayin Cengiz oyle bir yazi yazmissiniz ki affedersin ama essek bile okusa der ki bu adam Ampul kafali…

Görüş belirtin!

Aşağıdaki form ile bu eleştiri hakkındaki görüşlerinizi belirtebilir ya da kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Ayrıca yorumlara RSS ile abone olabilirsiniz.

Yaptığınız görüşün sadece sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın.

Görüş bildirirken şu etiketlerden faydalanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>