Ana Sayfa » Genel Konular, Politika

Derin Devletimizi İstiyoruz…!

20 Şubat 2007 1 Görüş Eleştİrmen: Hermesos

İşte oldu! Sonunda bir köklü gelenek ve ananemizi de kaybettik! Gün geçmiyor ki köklü kültürel zenginliklerimizden, milli değerlerimizden biri daha kaybolmasın. Eski bayramlar, direklerarası eğlenceleri, ‘darağacı’ şenlikleri, otel yakmacalar vs… derken bir geleneğimiz de, anlaşılıyor ki, eski güzelliğini yitirip şanlı tarihimizde hoş bir anı olarak yerini almaya hazırlanıyor… Şimdi dönüp bakıyorum da, mini mini bebelerin, eski Çılgın Türkler gibi, feryat figan marşlar okumasına dayanamayıp da yüreği sızlayan bakanımız gibi, gözümden ve gönlümden sızım sızım yaşlar akıyor, tutamıyorum kendimi…

Eskiden fail-i meçhul cinayetlerimiz vardı, orada, uzakta köyler birer birer tutuşurken, gitsek ve görsek dahi çıtımızı çıkarmaz, ölü bedenlerin üzerinde çektirdiğimiz fotoğraflar yalnız albümlerimizde birer aile hatırası olarak kalırdı ve ‘cesedin adı yoktu’. “Bugün öğle saatlerinde bir çöp kutusuna yerleştirilen bomba…” ile sözüne başlayan spikerin sözünün devamını bile dinlemeye gerek görmezdik. Nasıl olsa ( ve nasıl oluyorsa?) “…yapılan kapsamlı operasyon sonucunda…” bir şeyler olur, intikamımız alınırdı. . . . Her şey trafik canavarıyla başladı. O yerebatasıca kamyon şoförü, markasına bile bakmadan, ezdi o mersedesi ve dış mihrakların pençesindeki ‘bir kısım medya’ da “fırsat bu fırsat” deyip yedi düvele afişe etti yiğitlerimizi. Oysa TRT o akşam yalnızca Susurluk’ta bir kamyon ile özel aracın çarpıştığından bahsetmişti ana haber bülteninde. Allah nazardan sakladı da JİTEM’ci olduğunu iddia eden, kendini bilmez Abdulkadir Aygan’ın ‘faili belli’ itiraflarını görmezden geldi ‘üç maymun’ medyamız. Netekim bu Aygan aymazı, bundan seneler önce ne Yeşil’ini bıraktı ne morunu tüm kontrgerillayı açığa çıkarmakla yetinmeyip, güzel yurdumun dört yanına özenle gömülüp saklanan ‘vatan haayinlerini’ de karıştırdı işin içine. Oysa değil JİTEM demek, daha düne kadar kekeme medyamıza ‘JİT’ bile demek zor geliyordu (çünkü j harfi dilimize sonradan ‘yerleşmiştir’). Ama kader ağlarını başımıza ‘çuval’ formunda, hemi de adi Amerikan bezinden, örmüştü. Türk askerinin ne zaman ve hangi şekilde Irak’a gittiği ve neden orada bulunduğu kafaları kurcalarken imdadımıza bir Deli Dumrul, bir Deli Yürek delikanlı yetişti. Bir yandan intikamımız manevi olarak alınırken, diğer yandan Irak’a nasıl ve hangi kimlikle girilip çıkıldığı konusu açıklığa kavuşmuş oldu.

Bu saf, iyi niyetli ama öngörüsüz vatan evlatları milli şahsiyetimizde açılan yarayı ‘mafya-devlet elele kuva-i milliyeye’ mesajlarıyla onmaya çalışırken aslında ne kadar yanlış bir iş yaptıklarını fark edememişlerdi. Yanlış anlaşılmasın ben de şöyle harbi, şöyle delikanlı, vatanını milletini seven bir mafyam olsun ister ve bundan onur duyarım, sözüm buna değil. Fakat milletçe bu kadar kanıksadığımız bir şeyi elaleme duyurmanın gereği var mı sorarım? Devam ediyorum ve bitiriyorum. İşte böyle böyle ayyuka çıkan derin devlet gelenek ve ananemiz son ve en büyük darbelerini de Şemdinli’den sonra yedi. Bir generalimizin de dediği gibi ‘yakından tanıdığımız bu iyi çocuklar’, malumunuz Şemdinli’de bir vatan haayininin şerrini defetmek için bir görev icra ederken suçüstü (haşa, lafıngelişi söyledim) yakalandılar. Sonra bagajda keleş bulmacalar, sauna çeteleri, gazete bombalamacalar, yargıtay baskını, Atabeyler Çetesi, subay kadrolaşmaları, telefon dinlemeler, istifa ettirmeceler, Beşiri’den naklen yargısız infaz görüntüleri, Güneydoğu’da S.O.A. (school of america) kurdurtmalar, vay efendim eski albümlerden ‘hatıra fotoğrafı’ yayınlatmacalar derken bir de Tokat Paşa’nın ‘birkaç bomba da ben attırdım” demesi sırıtarak!!! Eeeeeeh yeter be! Bu kadar yüzeysel bir derin devlet de olmaz ki ama! Tutamıyorum kendimi dostlarım, böyle de olmaz ki! Derin devletin de bi derinliği olur di mi?

1 Görüş »

  • hafriyat dedi ki:

    Şimdi dönüp bakıyorum da, mini mini bebelerin, eski Çılgın Türkler gibi, feryat figan marşlar okumasına dayanamayıp da yüreği sızlayan bakanımız gibi, gözümden ve gönlümden sızım sızım yaşlar akıyor, tutamıyorum kendimi…

Görüş belirtin!

Aşağıdaki form ile bu eleştiri hakkındaki görüşlerinizi belirtebilir ya da kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz. Ayrıca yorumlara RSS ile abone olabilirsiniz.

Yaptığınız görüşün sadece sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın.

Görüş bildirirken şu etiketlerden faydalanabilirsiniz:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>