<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Bilim-Teknik Sansürlenirse yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/</link>
	<description>yaşama dair eleştiriler...</description>
	<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 04:42:42 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
		<item>
		<title>Mustafa Aslan tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1477</link>
		<dc:creator>Mustafa Aslan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 16:22:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1477</guid>
		<description>@freeman:

Allah, yarattığı her şeyi sebepler dairesinde yaratmıştır. Gezegenlerin yıldız etrafında dönmesi, atomlar ve moleküller, geometri vs...
Yaradılışa inanıyorum, bu (bing bang gibi) bilimsel teorileri elimin tersiyle ittiğim anlamına gelmez. Zira dikkat ettiyseniz bu tür bir yorum yapmadım.
"Allah’ı kim yaratmış. Onu da insan beyni." şeklinde bir düşüncenin yanlışlığına dikkat çektim.
Bir iğne ustasız olmaz. Bir harf kâtipsiz olmaz. Bu muntazam kainatın sahipsiz nasıl olabileceğini düşünebiliyorsunuz?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@freeman:</p>
<p>Allah, yarattığı her şeyi sebepler dairesinde yaratmıştır. Gezegenlerin yıldız etrafında dönmesi, atomlar ve moleküller, geometri vs&#8230;<br />
Yaradılışa inanıyorum, bu (bing bang gibi) bilimsel teorileri elimin tersiyle ittiğim anlamına gelmez. Zira dikkat ettiyseniz bu tür bir yorum yapmadım.<br />
&#8220;Allah’ı kim yaratmış. Onu da insan beyni.&#8221; şeklinde bir düşüncenin yanlışlığına dikkat çektim.<br />
Bir iğne ustasız olmaz. Bir harf kâtipsiz olmaz. Bu muntazam kainatın sahipsiz nasıl olabileceğini düşünebiliyorsunuz?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>fizikci tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1475</link>
		<dc:creator>fizikci</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2009 00:43:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1475</guid>
		<description>freeman,

Sanatsal değeri olan ve akıllı bir sanatkarın varlığını gerektiren herhangi bir şeyin kendiliğinden oluştuğunu ispatlayabilir miyiz? Bu düşünebileceğimiz en saçma şeydir. Aklı başında hiç bir insan, Amerika'daki Özgürlük Anıtı'nın kendiliğinden oluştuğunu, bir sanatkarının olmadığını kabul edemez. Hatta onu bırakın, basit bir kalemin dahi kendiliğinden oluştuğuna hiç kimse inanmaz.

Biraz bilimden nasibi olan, azıcık biyoloji, fizik, kimya okuyan insan eğer aklını inkar düşüncesi ile zehirlememişse Yaratıcı'ya karşı derin bir saygı, hayranlık ve sevgi duyar. Çünkü bu bilimler öyle müthiş düzenlerden, öyle ince sanatlardan ve ustalıklardan bahsediyorlar ki bunların sanatkarı olmadan varolması mümkün değildir.

Örnek çok ama ben size az bilinen Kuantum fiziğinden örnek vereyim. İslam'a göre Allah'ın isimlerinden biri Kayyum'dur. Bu isim Allah'ın "yarattıklarını daimi olarak varlıkta tutması, dağılıp yok olmalarını engellemesi ve  bütün varlığın idaresini yürütmesi" anlamına gelir. Kuantum Fiziği'nin bugün geldiği noktadan öğrendiğimiz şey şudur: Varlık sürekli bir yok olmalar ve varolmalar silsilesi içerisinde dönüp durmaktadır. Yani sözgelimi az önce baktığınız klavye belki milyonlarca kez yok oldu ve tekrar var oldu. Yok olduktan sonra tekrar klavye halinde var olması için hiç bir sebep yok! Ama o hep klavye olarak var oluyor. Kuantum'un  otoritesi sayılan bilim adamlarından biri bu durumu şöyle açıklıyor: "Bazen arkamdaki tüm varlığın yok olduğunu, dağılıp gittiğini düşünüyorum. Ama ne zaman başımı çevirip baksam, tekrar eski hallerine  dönüyorlar."

Siz Allah'a inanmak ile bilimin birbirine zıt şeyler olduğunu zannediyorsunuz. Ama bugün geldiği noktada bilim, Allah'ın varlığını apaçık ispatlamış durumda. Zaten 1400 yıl önce Allah insanlara bunun böyle olacağını, kendi varlığının delillerini insanların kendi bedenlerinde (biyoloji, tıp gibi bilimlerle) ve dış alemde (astronomi, fizik, kimya gibi bilimlerle) apaçık ortaya koyacağını söylemişti:

"Biz gerek âfakta (dış dünyada) gerekse enfüsteki (insanın iç dünyasındaki) delillerimizi, âyetlerimizi sizlere göstereceğiz. Sizler de Kur’ânın hak olduğunu ve her söylediği şeyin hakikat olduğunu kavrayacaksınız. Şayet bunu yapmazsanız biliniz ki her şeye şahit olarak rabbiniz Allah yeter." (Fussilet, 41:53)

Afakta ve enfüsde Allah'ın delillerini apaçık gördükten sonra bu ayeti okuyan bir bilim insanının, İslam'a ve Allah'a duyarsız kalması düşünülemez. İslam'ın dünyada en hızlı yayılan din olması belki de bu yüzdendir.

Allah'ı inkar edenleri, İslam'ı kabul etmeyen, hatta onu çağdışı, karanlık bir düşünce olarak görenleri anlayamıyorum. İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Herhalde bundan olsa gerek diyorum. Eh tabi insanları dinden ve Allah'tan soğutmak ve korkutmak için büyük bir çabayla yürütülen propogandaların da önemli bir etkisi vardır mutlaka.

Azıcık insaf sahibi bir insan hiç olmazsa ömründe bir kere "Yunusların, Mevlanaların ve daha binlerce deha insanın inandığı Kuran'a" sarfı nazar etmelidir. Biraz anlamaya çalışmalıdır.

İnkar eylemi, Allah'ın muhteşem sanatlarına karşı yapılmış en ağır bir hakarettir. Bütün varlığın, "Allah'ın sanatı olmak" gibi yüksek bir değerden "boş-anlamsız ve amaçsız olmak" gibi aşağılık bir hale düşürülmesi yönüyle hukukuna tecavüzdür. Şirk de bu yüzden en büyük günah olarak kabul edilir.

Allah'a ve yarattıklarına karşı çok saygılı olmalıyız. Okuyan ve araştıran insan, bu uğurda çaba harcayan insan ilmelyakin olarak Allah'ı  bulur. Bu onu marifetullaha (Allah'ı bilmeye) götürür. Marifetullah insanda Allah'a karşı haşyet (saygıdan doğan korku) duygusunu besler. Sonra bu muhabbetullah'a (Allah sevgisine) dönüşür. Böyle bir insan, aşıkın maşukunu düşünmeden edemediği gibi, sürekli Allah'ı düşünür, O'nunla irtibatı çok kuvvetlidir. Aklında sürekli Allah vardır. Herşeyin O'nun izni ve iradesine bağlı olduğunu bilir. Sürekli dua halindedir.

Allah hepimize hidayet nasip etsin. Bizleri sevdiği ve razı olduğu kullarından eylesin. Amin.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>freeman,</p>
<p>Sanatsal değeri olan ve akıllı bir sanatkarın varlığını gerektiren herhangi bir şeyin kendiliğinden oluştuğunu ispatlayabilir miyiz? Bu düşünebileceğimiz en saçma şeydir. Aklı başında hiç bir insan, Amerika&#8217;daki Özgürlük Anıtı&#8217;nın kendiliğinden oluştuğunu, bir sanatkarının olmadığını kabul edemez. Hatta onu bırakın, basit bir kalemin dahi kendiliğinden oluştuğuna hiç kimse inanmaz.</p>
<p>Biraz bilimden nasibi olan, azıcık biyoloji, fizik, kimya okuyan insan eğer aklını inkar düşüncesi ile zehirlememişse Yaratıcı&#8217;ya karşı derin bir saygı, hayranlık ve sevgi duyar. Çünkü bu bilimler öyle müthiş düzenlerden, öyle ince sanatlardan ve ustalıklardan bahsediyorlar ki bunların sanatkarı olmadan varolması mümkün değildir.</p>
<p>Örnek çok ama ben size az bilinen Kuantum fiziğinden örnek vereyim. İslam&#8217;a göre Allah&#8217;ın isimlerinden biri Kayyum&#8217;dur. Bu isim Allah&#8217;ın &#8220;yarattıklarını daimi olarak varlıkta tutması, dağılıp yok olmalarını engellemesi ve  bütün varlığın idaresini yürütmesi&#8221; anlamına gelir. Kuantum Fiziği&#8217;nin bugün geldiği noktadan öğrendiğimiz şey şudur: Varlık sürekli bir yok olmalar ve varolmalar silsilesi içerisinde dönüp durmaktadır. Yani sözgelimi az önce baktığınız klavye belki milyonlarca kez yok oldu ve tekrar var oldu. Yok olduktan sonra tekrar klavye halinde var olması için hiç bir sebep yok! Ama o hep klavye olarak var oluyor. Kuantum&#8217;un  otoritesi sayılan bilim adamlarından biri bu durumu şöyle açıklıyor: &#8220;Bazen arkamdaki tüm varlığın yok olduğunu, dağılıp gittiğini düşünüyorum. Ama ne zaman başımı çevirip baksam, tekrar eski hallerine  dönüyorlar.&#8221;</p>
<p>Siz Allah&#8217;a inanmak ile bilimin birbirine zıt şeyler olduğunu zannediyorsunuz. Ama bugün geldiği noktada bilim, Allah&#8217;ın varlığını apaçık ispatlamış durumda. Zaten 1400 yıl önce Allah insanlara bunun böyle olacağını, kendi varlığının delillerini insanların kendi bedenlerinde (biyoloji, tıp gibi bilimlerle) ve dış alemde (astronomi, fizik, kimya gibi bilimlerle) apaçık ortaya koyacağını söylemişti:</p>
<p>&#8220;Biz gerek âfakta (dış dünyada) gerekse enfüsteki (insanın iç dünyasındaki) delillerimizi, âyetlerimizi sizlere göstereceğiz. Sizler de Kur’ânın hak olduğunu ve her söylediği şeyin hakikat olduğunu kavrayacaksınız. Şayet bunu yapmazsanız biliniz ki her şeye şahit olarak rabbiniz Allah yeter.&#8221; (Fussilet, 41:53)</p>
<p>Afakta ve enfüsde Allah&#8217;ın delillerini apaçık gördükten sonra bu ayeti okuyan bir bilim insanının, İslam&#8217;a ve Allah&#8217;a duyarsız kalması düşünülemez. İslam&#8217;ın dünyada en hızlı yayılan din olması belki de bu yüzdendir.</p>
<p>Allah&#8217;ı inkar edenleri, İslam&#8217;ı kabul etmeyen, hatta onu çağdışı, karanlık bir düşünce olarak görenleri anlayamıyorum. İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Herhalde bundan olsa gerek diyorum. Eh tabi insanları dinden ve Allah&#8217;tan soğutmak ve korkutmak için büyük bir çabayla yürütülen propogandaların da önemli bir etkisi vardır mutlaka.</p>
<p>Azıcık insaf sahibi bir insan hiç olmazsa ömründe bir kere &#8220;Yunusların, Mevlanaların ve daha binlerce deha insanın inandığı Kuran&#8217;a&#8221; sarfı nazar etmelidir. Biraz anlamaya çalışmalıdır.</p>
<p>İnkar eylemi, Allah&#8217;ın muhteşem sanatlarına karşı yapılmış en ağır bir hakarettir. Bütün varlığın, &#8220;Allah&#8217;ın sanatı olmak&#8221; gibi yüksek bir değerden &#8220;boş-anlamsız ve amaçsız olmak&#8221; gibi aşağılık bir hale düşürülmesi yönüyle hukukuna tecavüzdür. Şirk de bu yüzden en büyük günah olarak kabul edilir.</p>
<p>Allah&#8217;a ve yarattıklarına karşı çok saygılı olmalıyız. Okuyan ve araştıran insan, bu uğurda çaba harcayan insan ilmelyakin olarak Allah&#8217;ı  bulur. Bu onu marifetullaha (Allah&#8217;ı bilmeye) götürür. Marifetullah insanda Allah&#8217;a karşı haşyet (saygıdan doğan korku) duygusunu besler. Sonra bu muhabbetullah&#8217;a (Allah sevgisine) dönüşür. Böyle bir insan, aşıkın maşukunu düşünmeden edemediği gibi, sürekli Allah&#8217;ı düşünür, O&#8217;nunla irtibatı çok kuvvetlidir. Aklında sürekli Allah vardır. Herşeyin O&#8217;nun izni ve iradesine bağlı olduğunu bilir. Sürekli dua halindedir.</p>
<p>Allah hepimize hidayet nasip etsin. Bizleri sevdiği ve razı olduğu kullarından eylesin. Amin.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>freeman tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1474</link>
		<dc:creator>freeman</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2009 15:16:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1474</guid>
		<description>Eğer evrenin Allah tarafından yaradıldığını söyleyorsan ispatla. Hadi hodri meydan...İnsan beyninin Allah'ın ürünü olduğunu söylüyorsan ispatla.
Bakın eski dinlerdeki gök tanrı, su tanrısı vb şeyleri insanlar tarif ederlerdi. Bilimin bunları çürütmesi bu yüzden oldu. Ama Allah heryerdedir, elle tutulmaz, gözl görülmez olarak tarif edildiğinden bilim Allah (Tanrı) 'nın varlığını çürütemiyor. Olmayan işeyin varlığı çürütülmez. 
Ben evren kesinlikle tesadüf eseridir demedimki. Nerden çıkardınız. Evrenin oluşumuyla ilgili varsayımlar var (bin bang gibi mesela) Ama siz ısrarla bilim tarafından varsayım bile kabul edilemeyen 'evrenin yaratıldığı) görüşünü savunuyorsunuz. İspatlayın bizde bilelim yaratıldığını (dikkatinini çekerim, inanalım demedim, bilelim diyorum)

Bakın Mustafa Bey... Bilinemeyen herşeyi Allah'a bağlamaktan vazgeçin
Ben evrenin ortaya çıkışıyla ilgili net birşey bilinmediğini söylüyorum. Elimde ispat yok. Sen Allah yarattı diyorsun. İspatla o zaman...
Bilimin gelişmediği zamanlarda dünya öküzün boynuzunda denilmiş. Bugün bildiklerimiz dinin sayesinde değil bilimin (dine rağmen) sayesindedir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eğer evrenin Allah tarafından yaradıldığını söyleyorsan ispatla. Hadi hodri meydan&#8230;İnsan beyninin Allah&#8217;ın ürünü olduğunu söylüyorsan ispatla.<br />
Bakın eski dinlerdeki gök tanrı, su tanrısı vb şeyleri insanlar tarif ederlerdi. Bilimin bunları çürütmesi bu yüzden oldu. Ama Allah heryerdedir, elle tutulmaz, gözl görülmez olarak tarif edildiğinden bilim Allah (Tanrı) &#8216;nın varlığını çürütemiyor. Olmayan işeyin varlığı çürütülmez.<br />
Ben evren kesinlikle tesadüf eseridir demedimki. Nerden çıkardınız. Evrenin oluşumuyla ilgili varsayımlar var (bin bang gibi mesela) Ama siz ısrarla bilim tarafından varsayım bile kabul edilemeyen &#8216;evrenin yaratıldığı) görüşünü savunuyorsunuz. İspatlayın bizde bilelim yaratıldığını (dikkatinini çekerim, inanalım demedim, bilelim diyorum)</p>
<p>Bakın Mustafa Bey&#8230; Bilinemeyen herşeyi Allah&#8217;a bağlamaktan vazgeçin<br />
Ben evrenin ortaya çıkışıyla ilgili net birşey bilinmediğini söylüyorum. Elimde ispat yok. Sen Allah yarattı diyorsun. İspatla o zaman&#8230;<br />
Bilimin gelişmediği zamanlarda dünya öküzün boynuzunda denilmiş. Bugün bildiklerimiz dinin sayesinde değil bilimin (dine rağmen) sayesindedir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa Aslan tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1467</link>
		<dc:creator>Mustafa Aslan</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Oct 2009 21:47:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1467</guid>
		<description>@freeman:

Evreni de tesadüfler yarattı mı dimi?
Ya da sizin o mükemmel beyniniz?
Sahi beyninizin bu kadar kusursuz işlemesi de mi tesadüf?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@freeman:</p>
<p>Evreni de tesadüfler yarattı mı dimi?<br />
Ya da sizin o mükemmel beyniniz?<br />
Sahi beyninizin bu kadar kusursuz işlemesi de mi tesadüf?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>freeman tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1319</link>
		<dc:creator>freeman</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2009 19:14:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1319</guid>
		<description>Allah'ı kim yaratmış. Onu da insan beyni.
Cuk diye oturdu galiba.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Allah&#8217;ı kim yaratmış. Onu da insan beyni.<br />
Cuk diye oturdu galiba.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Destek Veriyorum tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1154</link>
		<dc:creator>Destek Veriyorum</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 19:24:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1154</guid>
		<description>Hulki Can'a

Eleştirilerinizde ilk önce dine ve inanca saldırıyorsunuz sonra da inancını yanlış yaşayan insanlara.

Karar verin kötü olan din midir? dine inananlar mı? yoksa dini yanlış yaşayanlar mı?

Hangisi düşman?
Yoksa topyekün mü?

Benimde sinir olduğum sizin gibi bilmediği bişeye karşı düşman olan, tavır alan kişiler.

Eğer siz İslam'ı bilseniz ve bildiğinizi gösterseniz. Ondan sonra İslam'a karşı çıksanız. Takdir ederim.

Ama bilmediğiniz İslam dinine ve ona inananlara saldırıyorsunuz.

Bilim ve Teknik dergisini hödüklerin ele geçirdiğini söylüyorsunuz.
Peki acaba bunlar inandıkları İslam dini yüzünden mi hödükler yoksa İslam dinine inanıyor gibi görünüp dine zarar verdiklerinden mi hödükler.
Bence aslında ikisi de değil.

Size göre İslam evrimi reddettiği için saldırınız İslam dinine.

Lafı fazla uzatmadan kestirmeden gidiyorum.
Yahu bilimi kim yaratmıştır.
Tabi ki de Allah.
Allah ne demiş
Ben sizi topraktan yarattım.
Yok Allah yanlış biliyor.
Aslında ilk hücre tesadüfen oldu.
Biz de maymundan geliştik.

Bilimi yaratan Allah bilmiyor da
O'nun yarattığı Darwin biliyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hulki Can&#8217;a</p>
<p>Eleştirilerinizde ilk önce dine ve inanca saldırıyorsunuz sonra da inancını yanlış yaşayan insanlara.</p>
<p>Karar verin kötü olan din midir? dine inananlar mı? yoksa dini yanlış yaşayanlar mı?</p>
<p>Hangisi düşman?<br />
Yoksa topyekün mü?</p>
<p>Benimde sinir olduğum sizin gibi bilmediği bişeye karşı düşman olan, tavır alan kişiler.</p>
<p>Eğer siz İslam&#8217;ı bilseniz ve bildiğinizi gösterseniz. Ondan sonra İslam&#8217;a karşı çıksanız. Takdir ederim.</p>
<p>Ama bilmediğiniz İslam dinine ve ona inananlara saldırıyorsunuz.</p>
<p>Bilim ve Teknik dergisini hödüklerin ele geçirdiğini söylüyorsunuz.<br />
Peki acaba bunlar inandıkları İslam dini yüzünden mi hödükler yoksa İslam dinine inanıyor gibi görünüp dine zarar verdiklerinden mi hödükler.<br />
Bence aslında ikisi de değil.</p>
<p>Size göre İslam evrimi reddettiği için saldırınız İslam dinine.</p>
<p>Lafı fazla uzatmadan kestirmeden gidiyorum.<br />
Yahu bilimi kim yaratmıştır.<br />
Tabi ki de Allah.<br />
Allah ne demiş<br />
Ben sizi topraktan yarattım.<br />
Yok Allah yanlış biliyor.<br />
Aslında ilk hücre tesadüfen oldu.<br />
Biz de maymundan geliştik.</p>
<p>Bilimi yaratan Allah bilmiyor da<br />
O&#8217;nun yarattığı Darwin biliyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hulki Can tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1011</link>
		<dc:creator>Hulki Can</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 07:49:02 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1011</guid>
		<description>Cengiz Bey,

Haklısınız. İlke olarak "eleştirileri ve çekinceleri sadece fikir bazında ve hakaret etmeden yapmak" gerekir. Şimdi burada "hakaret" sözcüğü üzerinde durmak gerekir.

Bir baba oğluna "beyinsiz" veya "hödük" derse hakaret etmiş olur mu? Beyinsiz: akılsız, düşüncesiz; hödük: görgüsüz, anlayışı kıt kimse anlamına geliyor.

İsa, kardeşine "raka" (ahmak) diyen birinin bile cehennemlik olduğunu söyler. Yani ağızdan çıkan en küçük kötü  söz büyük bir günah. Çünkü insan tanrısal surette yaratıldığı için kötü söz Tanrıya söylenmiş olarak yorumlanıyor. Ama öte yandan kendisi kardeşlerine en ağır sözleri söylemiştir. Barış ve sevgi prensi (!) İsa  Yahudi din adamlarını  "engerekler soyu, yılanlar, içi pislikle dolu mezarlar, ikiyüzlüler, soyguncular" diyerek suçlamıştır. İsa Yahudiydi.

İncil yazarlarından Yuhanna, Yahudi dini ve diğer dinleri ticaret ve siyasetle zina eden bir "büyük  fahişe"ye benzetmiştir. Alman dinbilim profesörü Martin Luther'in Katolik papazları hakkındaki küfür dolu sözlerini buraya aktarsam şaşarsınız.  

Gerçekten akılsız, düşüncesiz, geri zekalı insanları  nasıl uyaracağız? Vazelin veya diş macununda domuz yağı olup olmadığını sorgulayan bir zihniyete ne diyebiliriz? "Sorularla İslamiyet" diye bir süre site var şöyle bir gidip bakın neler soruyorlar neler... 

Sanırım Nietzsche gibi  çekiç ve kamçıyla felsefe yapmak gerecek. Ben Voltaire-Rousseau ekolünden geliyorum. Bazan çok sert eleştiri yaptığımı kabul ediyorum. Voltaire kendi çağındaki din adamlarını acımasızca eleştirmiş, yerden yere vurmuştur. 

Hakaret, kişisel düzlemde onur kırıcı, aşağılayacı, küçümseyici olabilir. Ama bir "genel bir durum saptaması" veya bir "genelleme" ise "hakaret" olarak algılanmamalı. Söylem, genel düzlemden "kişisel" düzleme inerse o zaman hakaret olabilir. 

Aziz Nesin  kendini tutamamış bu milletin %60 aptaldır demiştir. Şimdi bu Türk milletine bir hakaret mi? Sanmıyorum çünkü bunda bir gerçeklik payı var. İkincisi ben bu sözden hiç gocunmadım. Çünkü bu biz bize söylenmiş bir sözdür. Türk milleti kadar  kendisiyle alay eden, dalga geçen, mizah anlayışı yüksek ve hoşgörülü toplum azdır.   Ferhan Şensoy, Cem Yılmaz, Kemal Sunal'ın oyunlarını hatırlayın... 

Ama şu farkla: Aziz Nesin, şimdi ABD'de yerleşik ödüllü bir romancımız gibi kalkıp da bir İsviçre gazetesine beyanat vererek bu ülkenin insanlarını yurt dışına jurnallememiştir. Türk halkı Nesin'i seviyor, ama Pamuk'u sevmiyor.

Şunu vurgulamak istiyorum: Eğer bir genelleme yapılıyorsa, kişiler tek tek ve ismen hedef alınmıyorsa,  bu bir hakaret olarak algılanmamalı.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cengiz Bey,</p>
<p>Haklısınız. İlke olarak &#8220;eleştirileri ve çekinceleri sadece fikir bazında ve hakaret etmeden yapmak&#8221; gerekir. Şimdi burada &#8220;hakaret&#8221; sözcüğü üzerinde durmak gerekir.</p>
<p>Bir baba oğluna &#8220;beyinsiz&#8221; veya &#8220;hödük&#8221; derse hakaret etmiş olur mu? Beyinsiz: akılsız, düşüncesiz; hödük: görgüsüz, anlayışı kıt kimse anlamına geliyor.</p>
<p>İsa, kardeşine &#8220;raka&#8221; (ahmak) diyen birinin bile cehennemlik olduğunu söyler. Yani ağızdan çıkan en küçük kötü  söz büyük bir günah. Çünkü insan tanrısal surette yaratıldığı için kötü söz Tanrıya söylenmiş olarak yorumlanıyor. Ama öte yandan kendisi kardeşlerine en ağır sözleri söylemiştir. Barış ve sevgi prensi (!) İsa  Yahudi din adamlarını  &#8220;engerekler soyu, yılanlar, içi pislikle dolu mezarlar, ikiyüzlüler, soyguncular&#8221; diyerek suçlamıştır. İsa Yahudiydi.</p>
<p>İncil yazarlarından Yuhanna, Yahudi dini ve diğer dinleri ticaret ve siyasetle zina eden bir &#8220;büyük  fahişe&#8221;ye benzetmiştir. Alman dinbilim profesörü Martin Luther&#8217;in Katolik papazları hakkındaki küfür dolu sözlerini buraya aktarsam şaşarsınız.  </p>
<p>Gerçekten akılsız, düşüncesiz, geri zekalı insanları  nasıl uyaracağız? Vazelin veya diş macununda domuz yağı olup olmadığını sorgulayan bir zihniyete ne diyebiliriz? &#8220;Sorularla İslamiyet&#8221; diye bir süre site var şöyle bir gidip bakın neler soruyorlar neler&#8230; </p>
<p>Sanırım Nietzsche gibi  çekiç ve kamçıyla felsefe yapmak gerecek. Ben Voltaire-Rousseau ekolünden geliyorum. Bazan çok sert eleştiri yaptığımı kabul ediyorum. Voltaire kendi çağındaki din adamlarını acımasızca eleştirmiş, yerden yere vurmuştur. </p>
<p>Hakaret, kişisel düzlemde onur kırıcı, aşağılayacı, küçümseyici olabilir. Ama bir &#8220;genel bir durum saptaması&#8221; veya bir &#8220;genelleme&#8221; ise &#8220;hakaret&#8221; olarak algılanmamalı. Söylem, genel düzlemden &#8220;kişisel&#8221; düzleme inerse o zaman hakaret olabilir. </p>
<p>Aziz Nesin  kendini tutamamış bu milletin %60 aptaldır demiştir. Şimdi bu Türk milletine bir hakaret mi? Sanmıyorum çünkü bunda bir gerçeklik payı var. İkincisi ben bu sözden hiç gocunmadım. Çünkü bu biz bize söylenmiş bir sözdür. Türk milleti kadar  kendisiyle alay eden, dalga geçen, mizah anlayışı yüksek ve hoşgörülü toplum azdır.   Ferhan Şensoy, Cem Yılmaz, Kemal Sunal&#8217;ın oyunlarını hatırlayın&#8230; </p>
<p>Ama şu farkla: Aziz Nesin, şimdi ABD&#8217;de yerleşik ödüllü bir romancımız gibi kalkıp da bir İsviçre gazetesine beyanat vererek bu ülkenin insanlarını yurt dışına jurnallememiştir. Türk halkı Nesin&#8217;i seviyor, ama Pamuk&#8217;u sevmiyor.</p>
<p>Şunu vurgulamak istiyorum: Eğer bir genelleme yapılıyorsa, kişiler tek tek ve ismen hedef alınmıyorsa,  bu bir hakaret olarak algılanmamalı.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cengiz tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1008</link>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 20:10:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1008</guid>
		<description>@Hulki Can beye

Burada, korkarım kavram karmaşası oluşuyor gibi bir durum sözkonusu..Siz,kusuruma bakmayın ama;"Elmalar ile armutları birbirine karıştırıyorsunuz" kanımca...Sizin bu tezinizden yola çıkarsak,başka bir çok konu ve konularda,kendimize göre doğrular veya yanlışlar bulmak pekala mümkün olabilir ama onlar hiçbir zaman gerçek ve mutlak doğrular veya yanlışlar olmayabilir...

Siz dine veya inançlara karşı olabilirsiniz veya inanmayabilirsiniz,buna hiçbir sözüm yok..Bu durum tamamıyla sizi bağlar...Ama bir takım insanların, size bu inançsızlığınızdan dolayı hakaret etmesi veya bazı inançsız insanlar için kullanılan sözler sarfetmesi,bence haklı olarak sizinde tepkinizi çekecektir..

O yüzden,karşınızda sizin gibi düşünmeyen veya inanmayan insanlara da bu mukabele hakkını vermeyin derim acizane olarak..Eleştirilerinizi ve cekincelerinizi sadece fikir bazında ve hakaret etmeden yapmanız,ve bu yolda sonuna kadar kendi düşünce ve fikirlerinizi savunmanız sizin en doğal hakkınızdır diye düşünüyorum...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Hulki Can beye</p>
<p>Burada, korkarım kavram karmaşası oluşuyor gibi bir durum sözkonusu..Siz,kusuruma bakmayın ama;&#8221;Elmalar ile armutları birbirine karıştırıyorsunuz&#8221; kanımca&#8230;Sizin bu tezinizden yola çıkarsak,başka bir çok konu ve konularda,kendimize göre doğrular veya yanlışlar bulmak pekala mümkün olabilir ama onlar hiçbir zaman gerçek ve mutlak doğrular veya yanlışlar olmayabilir&#8230;</p>
<p>Siz dine veya inançlara karşı olabilirsiniz veya inanmayabilirsiniz,buna hiçbir sözüm yok..Bu durum tamamıyla sizi bağlar&#8230;Ama bir takım insanların, size bu inançsızlığınızdan dolayı hakaret etmesi veya bazı inançsız insanlar için kullanılan sözler sarfetmesi,bence haklı olarak sizinde tepkinizi çekecektir..</p>
<p>O yüzden,karşınızda sizin gibi düşünmeyen veya inanmayan insanlara da bu mukabele hakkını vermeyin derim acizane olarak..Eleştirilerinizi ve cekincelerinizi sadece fikir bazında ve hakaret etmeden yapmanız,ve bu yolda sonuna kadar kendi düşünce ve fikirlerinizi savunmanız sizin en doğal hakkınızdır diye düşünüyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Hulki Can tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1007</link>
		<dc:creator>Hulki Can</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Mar 2009 09:59:23 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1007</guid>
		<description>Cengiz Bey,

İnsan eti yemek bizim için iğrenç ve ahlak dışı bir eylemdir. Ancak, Afrika'da bugün bile hala insan eti yeme gelenek ve alışkanlığını sürdüren "kabile" ler var. Biz onları "yamyam" veya "kannibal"  olarak tanımlıyoruz. Amma ve lakin onların inançları böyle.

Velev ki onların inançları böyle olsun,  insan eti yemedeki asıl amaç yedikleri insanla madden ve ruhen bütünleşmek, "mana" ve "tabu"ya meydan okumaktır.  Antropolojik açından  bu tamamen dinsel ve geleneksel inançlar gereği yapılan "duru, arı" bir eylemdir. Tıpkı Eskimoların yabancı bir misafire karılarını sunması geleneği gibi. 

Uganda'nın eski başkanlarından İdi Amin ve Zaire başkanı Mobutu Sese Seko yamyamdı. İmdi, bu gibi yamyamların "inançlarıyla alay etmeyi ve küçümsemeyi ilericilik, medeniyetin beşiği, aydın geçinme falan filan gibi"     görüp görmemek beni ilgilendirmiyor. Ne de böyle bir amacım veya saplantım var.

Kuşkusuz yamyamları "hakir görmek, onları aşağılamak veya yermek"  tabi ki hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Ama ben "kazanç" peşinde değilim. Buraya yazı yazan kimsenin de herhangi bir kazanç peşinde olduğunu sanmıyorum.  

İkincisi tabi ki bu tür eylemlere karşı aldığımız tavır bizim seviyemizi belirler. Biz  yamyamlardan çok daha farklı bir "seviye" veya "düzlem" deyiz.  Onlardan üstünüz demeyeceğim Ama onlardan farklıyız.

Bir yamyam veya Eskimo'ya  "saygı duymak, o kişinin de düşünen ve fikir sahibi olan bir insan olduğunu anlamak" ve "sadece düşünen beyinlere bizlerin sahip olmadığını ve sadece doğruların bizim doğrularımız" olmadığının bilincinde olmak kuşkusuz çok gerekli olabilir.

Ancak, yamyam bunun bilincinde mi?  

Uygarlık, çağdaşlık gibi terimler kendi bünyelerinde bir sürü çelişki, vahşet, kıyım ve acımasızlığı da kapsar.  Peki yamyamlık? Peki ya şeriat?

Yamyam bizi mideye indirilecek bir "ruhsal yemek" olarak görüyorsa bizim onu hoşgörmemiz -özür dilerim- salaklıktan başka bir şey olamaz. Keza şeriat...

Aziz Nesin bu milletin %60ı aptaldır gibi bir laf etmişti. Bu oranın gitgide yükseldiğini görmek beni endişelendiriyor. Hatta isyana sevkediyor. Ve ben  endişemi ve isyanımı bu şekilde ifade edebiliyorum. 

Ben o gençlerin ve yetişen yeni nesil dinci kuşakların neden böyle masallara inandıklarını biliyorum. Ama onlar biliyor mu? O gençlerin kendilerini neden böyle tanımladığımı araştırmaları gerekir sanırım.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cengiz Bey,</p>
<p>İnsan eti yemek bizim için iğrenç ve ahlak dışı bir eylemdir. Ancak, Afrika&#8217;da bugün bile hala insan eti yeme gelenek ve alışkanlığını sürdüren &#8220;kabile&#8221; ler var. Biz onları &#8220;yamyam&#8221; veya &#8220;kannibal&#8221;  olarak tanımlıyoruz. Amma ve lakin onların inançları böyle.</p>
<p>Velev ki onların inançları böyle olsun,  insan eti yemedeki asıl amaç yedikleri insanla madden ve ruhen bütünleşmek, &#8220;mana&#8221; ve &#8220;tabu&#8221;ya meydan okumaktır.  Antropolojik açından  bu tamamen dinsel ve geleneksel inançlar gereği yapılan &#8220;duru, arı&#8221; bir eylemdir. Tıpkı Eskimoların yabancı bir misafire karılarını sunması geleneği gibi. </p>
<p>Uganda&#8217;nın eski başkanlarından İdi Amin ve Zaire başkanı Mobutu Sese Seko yamyamdı. İmdi, bu gibi yamyamların &#8220;inançlarıyla alay etmeyi ve küçümsemeyi ilericilik, medeniyetin beşiği, aydın geçinme falan filan gibi&#8221;     görüp görmemek beni ilgilendirmiyor. Ne de böyle bir amacım veya saplantım var.</p>
<p>Kuşkusuz yamyamları &#8220;hakir görmek, onları aşağılamak veya yermek&#8221;  tabi ki hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Ama ben &#8220;kazanç&#8221; peşinde değilim. Buraya yazı yazan kimsenin de herhangi bir kazanç peşinde olduğunu sanmıyorum.  </p>
<p>İkincisi tabi ki bu tür eylemlere karşı aldığımız tavır bizim seviyemizi belirler. Biz  yamyamlardan çok daha farklı bir &#8220;seviye&#8221; veya &#8220;düzlem&#8221; deyiz.  Onlardan üstünüz demeyeceğim Ama onlardan farklıyız.</p>
<p>Bir yamyam veya Eskimo&#8217;ya  &#8220;saygı duymak, o kişinin de düşünen ve fikir sahibi olan bir insan olduğunu anlamak&#8221; ve &#8220;sadece düşünen beyinlere bizlerin sahip olmadığını ve sadece doğruların bizim doğrularımız&#8221; olmadığının bilincinde olmak kuşkusuz çok gerekli olabilir.</p>
<p>Ancak, yamyam bunun bilincinde mi?  </p>
<p>Uygarlık, çağdaşlık gibi terimler kendi bünyelerinde bir sürü çelişki, vahşet, kıyım ve acımasızlığı da kapsar.  Peki yamyamlık? Peki ya şeriat?</p>
<p>Yamyam bizi mideye indirilecek bir &#8220;ruhsal yemek&#8221; olarak görüyorsa bizim onu hoşgörmemiz -özür dilerim- salaklıktan başka bir şey olamaz. Keza şeriat&#8230;</p>
<p>Aziz Nesin bu milletin %60ı aptaldır gibi bir laf etmişti. Bu oranın gitgide yükseldiğini görmek beni endişelendiriyor. Hatta isyana sevkediyor. Ve ben  endişemi ve isyanımı bu şekilde ifade edebiliyorum. </p>
<p>Ben o gençlerin ve yetişen yeni nesil dinci kuşakların neden böyle masallara inandıklarını biliyorum. Ama onlar biliyor mu? O gençlerin kendilerini neden böyle tanımladığımı araştırmaları gerekir sanırım.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Cengiz tarafından</title>
		<link>http://www.elestiri.org/bilim-teknik-sansurlenirse/#comment-1002</link>
		<dc:creator>Cengiz</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Mar 2009 23:06:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.elestiri.org/?p=155#comment-1002</guid>
		<description>@Hulki Can beye

İnsanların inançlarıyla alay etmeyi ve küçümsemeyi ilericilik,medeniyetin beşiği,aydın geçinme falan filan gibimi görüyorsunuz,gerçekten çok merak ediyorum...Sizin gibi düşünmeyen insanları hakir görmek,onları aşağılamak,veya yermek size hiçbir şey kazandırmaz,aksine sizin seviyenizi belirler...Bence eleştiri getirirken bile,karşısında ki insana saygı duymak,o kişininde düşünen ve fikir sahibi olan bir insan olduğunu anlamak lazım,sadece düşünen beyinlere sizler sahip değilsiniz vede sadece doğrular sizin doğrularınız değildir malesef..... 

Yukarıdaki yazıda @Volkan bey bir eleştiri yapmış,kendince bazı fikirlerini beyan etmiş,doğrudur yanlıştır,bunu okuyanlar değerlendirecektir..Siz ise bu yazıya yapmış olduğunuz cevabi görüşlerinizi,insanlara hakaret ederek belirlemeye çalışmışsınız,gerçekten yazık,eğer bu konuda fikirleriniz var ise,bunu daha olgun ve saygı çerçevesinde yapabilirdiniz bence..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>@Hulki Can beye</p>
<p>İnsanların inançlarıyla alay etmeyi ve küçümsemeyi ilericilik,medeniyetin beşiği,aydın geçinme falan filan gibimi görüyorsunuz,gerçekten çok merak ediyorum&#8230;Sizin gibi düşünmeyen insanları hakir görmek,onları aşağılamak,veya yermek size hiçbir şey kazandırmaz,aksine sizin seviyenizi belirler&#8230;Bence eleştiri getirirken bile,karşısında ki insana saygı duymak,o kişininde düşünen ve fikir sahibi olan bir insan olduğunu anlamak lazım,sadece düşünen beyinlere sizler sahip değilsiniz vede sadece doğrular sizin doğrularınız değildir malesef&#8230;.. </p>
<p>Yukarıdaki yazıda @Volkan bey bir eleştiri yapmış,kendince bazı fikirlerini beyan etmiş,doğrudur yanlıştır,bunu okuyanlar değerlendirecektir..Siz ise bu yazıya yapmış olduğunuz cevabi görüşlerinizi,insanlara hakaret ederek belirlemeye çalışmışsınız,gerçekten yazık,eğer bu konuda fikirleriniz var ise,bunu daha olgun ve saygı çerçevesinde yapabilirdiniz bence..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
