Ana Sayfa » Arşiv

Bireyler ve Toplum »

[16 Haz 2010 | Görüş Yapılmamış | Eleştiren: Anıl Arpat ]

Kalemi ve kitabı bırakıyorum elimden ve duruyorum, amaçsız, sanki fısıltıyla konuşan birini dinlermişim gibi, ama geçirdiğim koca bir sene kadar işe yaramaz, bağırmak istiyorum sonra ama avazım çıktığı kadar değil sanki birine seslenir gibi bağırmak, istemiyorum demek, başkalarına hizmet ederek kendi hayatımı kazanmak ve öyle olabilmek için böyle debelenmek istemiyorum. Seslendiğim hayale “anladın mı?” diye soruyorum, tam anlatmaya devam edecekken sanki söyleyeceklerimin imkansızlığını ve söylenmemesi, düşünülmemesi şeyler olduğunu hatırlatırcasına soğuğunu üstüme vuruyor klima ve hapşırıyorum iki kez.
Birileri daha çok para kazansın diye gecesini gündüzüne katan, zamanının emeğinin çoğunu aynı birileri …

Bireyler ve Toplum, Genel Konular »

[8 Mar 2010 | 2 Görüş | Eleştiren: Anıl Arpat ]

İNANDIĞIM DÜNYA
2009 Haziranı, Güneyin doğusundaydım; Mardin-Midyat
Türklerin, Kürtlerin, Süryanilerin, Arapların komşu yaşadıkları; taş evlerin birlikteliği gösterircesine sokakları daralttığı bu yer beni öylesine etkilemişi ki…

Bu coğrafyada din, dil, ırk farklılıklarının devlet sınırlarını da beraberinde getirmediği, vatanın yeryüzü, milletin insan soyu olduğu bir dünyanın tadına vardım. Süryani şarabından da içtim Kürtlerle halay da çektim.
 
Beni en çok etkileyen ise çocuklar oldu. Onların arasında dil ayrımı bile yoktu. Tanık olduğum konuşmada biri diğerine Türkçe “Fıratlarla top oynayalım mı?” diye soruyor, tam anlayamadığım Kürtçe ya da Süryanice bir cevap geliyor karşıdan ve hiç duraksamadan devam ediyor: …